Eski bilgelikler, yaşama çabası ve endüstri: Bolivya

SEVİL MERT
Abone Ol

Güney Amerika’nın ve hatta dünyanınen ilginç ve en turistik noktalarındanbiri olan Uyuni Tuz Düzlükleri’ne ev sahipliğiyapan Bolivya; yüksek ve sarpcoğrafyası, bu dünyadan olduğunainanamayacağınız güzellikte vadileri,nehirleri, dağları, gölleri ve şehirleritopraklarında barındırıyor. Gitmesi zorbir ülke burası, gidince de dönmekistemeyeceğiniz bir yer tabii ki...

Kısaca Bolivya

Bolivya, Güney Amerika kıtasının ortasında, Şili, Peru, Arjantin, Paraguay ve Brezilya ile çevrelenmiş denize kıyısı olmayan bir ülke. Bulunduğu bölgedeki diğer ülkelere göre ekonomik olarak daha zayıf olması nedeniyle gezginler için ekonomik bir seyahat rotası. Ülke, kuzeyinde Amazon nehrinin çevresindeki bereketli topraklarına inat, güneybatısında Atakama Çölü’nün kuraklığı ve güneyde And Dağları’nın çetinliği ile başa çıkmak zorunda. Bolivya’yı “hiçlikler ülkesi” diye anmamın nedeni, özellikle Uyuni’de veya Amazon’da kendinizi hiçliğin ortasında hissedecek olmanız. Dünyada ne kadar küçük olduğunuzu, dünyanın ne kadar muhteşem bir yer olduğunu anlamanızı sağlayacak yerler buralar. İnka öncesi, İnka Medeniyeti, koloniyal dönem kültürünün izlerini burada görüp, tarih sahnesinde yüzyıllarca gidip geleceksiniz.

La Paz.

Bolivya’ya gitmek için en iyi zaman

Bolivya'yı ziyaret etmek için en iyi zaman, nereye gideceğinize göre değişiklik gösteriyor. Ülkenin farklı coğrafi bölgelerinde farklı iklim özellikleri görüldüğünden tüm yıl boyunca ziyaret edilebilir. Ülkenin yüksek olan yayla bölgelerini ziyaret etmek için en iyi zaman, özellikle yürüyüş, trekking, tırmanma veya diğer açık hava etkinlikleri ile ilgileniyorsanız; Nisan-Ekim arası.

Bolivya 6’lısı

1- Dünyanın En Yüskek Başkenti: La Paz

Bolivya’nın yasal başkenti Sucre olsa da yönetimsel başkenti La Paz’dır ve bakanlar kurulu da burada yer almaktadır. 3640 metre yüksekliğe sahip bu şehir resmi olarak başkent kabul edilmediğinden bu unvanı 2850 metre yükseklikteki Ekvator’un başkenti Quito’ya kaptırmıştır. La Paz, aynı zamanda Bolivya’ya gelen gezginlerin de merkez noktası. Buradan Amazonlara pervaneli uçaklarla veya Uyuni Tuz Düzlüklerine otobüs ile ulaşabilirsiniz. La Paz’ın en çekici yeri ise cadı pazarları... Şehrin kendisi de tepelere yayıldığından binlerce evin üzerinden geçen dünyanın en büyük teleferik sistemi ile şehrin yüksek yerlerine ulaşmak da başlı başına bir deneyim. Ayrıca görmeye alışık olmadığımız tarzda kat kat yerleştirilmiş mezarların bulunduğu mezarlıkları da turistik olarak ziyaret edilmektedir. Ölüm Yolu ve Ay Vadisi’ne La Paz’dan günübirlik turlar ile ulaşmak mümkün. Şehir çok yüksekte olduğundan irtifa hastalığına yakalanma riski bulunuyor. İrtifanın etkisini azaltmak için koka yaprağı çiğnemek veya koka çayı içmek çok yaygın bir gelenek...

2- Dünyanın En Tehlikeli Yolu: Ölüm Yolu

Ölüm Yolu.

La Paz’dan kısa bir araç yolculuğu ile ulaşılabilen Ölüm Yolu, eskiden şehirler arası ulaşımın sağlandığı bir yolmuş. Ancak yol, 4000 metre yüksekliklerden başlayarak 1000 metreye kadar iniyor, yan yana iki aracın geçemeyeceği kadar dar ve toprak bir yol burası. Bu yol aktif kullanıldığı dönemde çok fazla ölümlü kaza yaşandığı için “Ölüm Yolu” olarak anılmaya başlanmış ve dünyanın en tehlikeli yolu kabul edilmiş. Özellikle kamyon gibi büyük araçlar için ölümcül bir rota imiş. Yeni yol yapılıp bu yol atıl duruma geçince burası turistik bir aktivite merkezine dönüşmüş. Tur şirketleri, sizi La Paz’dan alıp yolun başladığı yere kadar araçla getiriyor. Yolun başladığı noktada bisiklete biniyor ve yolun sonuna kadar bisiklet ile iniyorsunuz. Kulağa kolay görünse de taşlı topraklı bir yoldan bisikletle inmek bütün iç organlarınızın yer değiştirmesine neden oluyor, söylemedi demeyin. Yolun sonundaki vadide ise hem yemek yiyip hem de havuza girebileceğiniz tesislerde turunuzu bitiriyor ve bütün yorgunluğunuzu atıyorsunuz.

3- Ay Vadisi

La Paz’dan günübirlik gidebileceğiniz yerlerden biri de Valle de la Luna, yani Ay Vadisi. La Paz’a sadece 10 kilometre mesafede bulunan bölge ay yüzeyine benzeyen dik kaya oluşumları nedeniyle “Ay Vadisi” adı ile anılıyor, üstelik bu adı Neil Amstrong’un verdiği söyleniyor. Bir grup kayanın bulunduğu bölge fotoğrafçılar için tam bir cennet. Ay Vadisi’nde yürüyüş yapabileceğiniz iki dairesel parkur var ve bunların her biri sizi farklı bakış açılarına götürüyor. Devil's Point yani “Şeytan Noktası” denen yer bölgedeki en güzel manzaranın bulunduğu nokta... Diğer parkur çok daha kısa, tamamlanması sadece 15 dakika sürüyor. İsterseniz her iki rotayı da yürüyebilirsiniz. Girişte, içeri girmek ve iz haritalarını almak için ücreti ödemeniz gereken bir turist bilgi merkezi göreceksiniz. Buradan rota bilgilerini öğrenebilirsiniz.

Ay Vadisi.

4- Titicaca Gölü

Titicaca Gölü, Güney Amerika'nın en manevi destinasyonlarından biri olarak bilinir ve aynı zamanda dünyanın gezilebilir en yüksek gölüdür burası. Manevi ve doğal güzelliklere sahip bu yere gitmeden önce rakıma alıştığınızdan emin olun. Bolivya'dan göle ulaşmak ve gerçekten büyülü bir gün geçirmek için Copacabana'ya ve ardından Güneş ve Ay Adaları'na gidin.

Yüzer gezer adalar: Titikaka Gölü
SkyRoad

5- Dünyanın Aynası: Uyuni Tuz Düzlükleri

Uyuni Tuz Düzlükleri.

Bolivya'daki en büyük cazibe merkezi olan Salar de Uyuni tuz düzlüğü mutlaka görülmesi gereken bir yerlerin ilk sırasında yer alıyor. Uyuni Tuz Düzlükleri, Şili sınırına yakın bir yerde bulunuyor ve her yöne kilometrelerce uzanan uçsuz bucaksız bir tuz düzleminden oluşan dünyanın en gerçeküstü manzaralarından biri... Uyuni’ye ulaşabileceğiniz 1 günlük turlar olduğu gibi 3-4 günlük turlar da var. Eğer uzun turlara katılırsanız Şili sınırına kadar ulaşıp flamingoların süslediği gölleri, sıcak suların yeryüzüne fışkırdığı gayzerleri, eski trenlerin bulunduğu bir tren mezarlığını, tuz düzlüklerinin ortasında üzerinde devasa kaktüslerin yaşadığı bir adayı, farklı kaya oluşumlarını görebilirsiniz.

6- Sucre

Bolivya’nın resmi başkenti ve en güzel şehirlerinden biri olan Sucre, diğer pek çok başkent ve Bolivya’nın diğer şehirlerinin aksine gören herkesin seveceği metropollerden biri. Koloniyal dönem mimarisinin hâkim olduğu eski şehir merkezi Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Beyaz taş mimarisi sayesinde Güney Amerika’da “Beyaz Şehir” olarak anılan şehir, çok sayıda parkı ile amaçsızca dolaşmak için de gerçekten harika bir yer. Ulusal Kütüphane'nin yanı sıra görülecek güzel kiliseler, manastırlar da bulunuyor. Sucre’de mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri de Dünyanın en büyük dinozor ayak izi koleksiyonuna ev sahipliği yapan Parque Cretacico Müzesi.

Sucre.