Zamanın karşısına huzurlu çıkmak: Antigua

ÖMER MUSA TARGAL
Abone Ol

Arnavut kaldırımlı sokaklarını İspanyol kolonyal dönemmimarisiyle bütünleştiren bir şehir Antigua. Doğal felaketlerin tarihve kültürünü silemediği, yanardağların gölgesinde, rengarenk biranıt gibi ayakta.

Güney Guatemala’nın ormanlarla kaplı tepelerinde yer alan küçük Antigua şehri, bir zamanlar Meksika’nın başkenti Mexico City’den Peru’nun başkenti Lima’ya kadar uzanan İspanyol kolonyal hükümetinin en önemli merkeziydi.

Doğal afetlerin yıkamadığı bir dünya mirası

Ülkeye adını veren iki büyük ada ve çeşitli adacıklardan meydana gelir.

Şehir, 16. yüzyılın başlarında kurulduktan sonra bir dizi yıkıcı volkanik patlamalar, depremler ve sellerin ardından kraliyet yetkilileri tarafından terk edilir.

1773’e kadar neredeyse 300 yıl boyunca Guatemala’nın başkentliğini yapar.

1800’lerin ortalarında tarım uzmanları Antigua’nın zengin volkanik topraklarını fark edince şehir, bir kahve ve tahıl üretim merkezi olarak yeniden büyür. Bu dönemde rahibeler için bir yürüyüş yolu olarak 1694 yılında inşa edilen açık sarı renkli Santa Catalina Kemeri’ne kubbeli saat kulesi eklenir ve bu yapı Antigua’nın en ikonik anıtı haline gelir. 1979 yılında da Unesco, Antigua’yı "Dünya Mirası Sit Alanı" listesine dahil ederek mimari ve kültürel mirasının korunmasını sağlar.

Maya ve Aztek ruhunun buluştuğu ülke: Meksika
SkyRoad

Antigua’nın renkli sokaklarında yürürken

Şimdilerde ise şehrin Arnavut kaldırımlı ızgara stilinde kurgulanmış sokakları, güneyde Volcan de Agua, batıda ise Volcan de Fuego ve Acatenango’nun ikiz zirvelerinin manzarasına sahip. Restoranlar, çağdaş sanat galerileri ve tasarım stüdyolarının arasından yemyeşil bir park olan Parque Central’e çıkıyor sokaklar. Parkın çevresinde 17. ve 18. yüzyıl Barok Antigueno tarzında inşa edilmiş, dekoratif alçı süslemeli, depreme dayanıklı alçak çan kuleli binalar dikkat çekiyor. Kentin renkli mimarisi yanında doğal renklendirme teknikleri kullanılarak şehrin sokaklarına yayılan atölyelerde işlenmiş geleneksel el işi ürünler, şehri daha da güzelleştiriyor. 1773’te yaşanan yıkıcı depreme karşın Antigua, Orta Amerika’nın en iyi korunmuş İspanyol kolonyal dönem şehri olarak gösteriliyor. Capuchin ve Santa Clara Manastırları, La Merced ve barok tarzı El Carmen Kilisesi’ni görmeden gitmemek gerek.

Başkenti, Antigua adasındaki St. John's'tur

Geleneksel lezzetler ve ürünlere dokunuş

Guatemala’nın fotoğrafa adanmış tek galerisi El Fotografo’yu gezdikten sonra Maya kökenli yerlilerin emeğiyle üretilen geleneksel el sanatları ürünleri için San Chivita ziyaret edilebilir. Pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri kurulan halk pazarında kaybolmak da şehirde yapılabilecek en güzel aktivitelerden biri. Geleneksel sokak lezzetleri ve çevredeki bahçelerin çekirdeklerinden üretilen Guatemala kahvesi ve kahvesi kadar meşhur çikolatasının tadına bakmak elzem.

Renkli Santa Semana Festivali

Yerli halklar MÖ 2400 yıllarında buraya yerleşmişlerdi.

Antigua’da denk gelebileceğiniz en özel anlardan biri de Paskalya zamanı düzenlenen Santa Semana Festivali. Antigua’nın arnavut kaldırımları üzerine serilen renkli talaş, çam iğnesi, çiçekler ve diğer bitkilerle doğal halılar dekore ediliyor. Şehrin sokaklarını rengarenk bir sanat eserine dönüştüren bu festival, renkli yerel kıyafetleriyle müzik eşliğinde geçit töreni düzenleyenlerle birlikte şehirde adeta bir bayram havası estiriyor.

Dağların güzel kızı: Antigua
SkyRoad

Acatenango’dan püsküren lavlar

Antigua’ya gelindiğinde kaçırılmaması gereken fırsatlardan biri de Acatenango Yanardağı’na tırmanış. Antigua’da hava ılık olsa da Acatenango’nun zirvesi oldukça soğuk. Birçok dağcı geceyi zirvenin kenarına kurdukları çadırlarda geçiriyor. Gün batımından hemen sonra hava sıcaklığı bir anda düşüyor. Bu nedenle 3976 yükseklikteki etkileyici lav püskürmeleri eşliğinde, bulutların üzerinde bir hayatı tecrübe etmek için hazırlıklı gelmek gerekiyor.

Antigua'da dağların ve ormanların bulunmayışı, adayı diğer Rüzgâraltı Adaları'ndan ayırır.

Antigua, Mayaların kültürel izleriyle İspanyol kolonyal mimarinin birbirine karıştığı özel bir yer. Şehrin renkleri, çevresini saran ormanlar arasında parlıyor adeta. Guatemala’nın eşsiz doğal güzellikleri ve zorlukları arasında sakladığı tarihiyle ziyaretçilerini bekliyor.