23 Haziran’a giderken ekonominin yol haritası

HABER MASASI
Abone Ol

Yüksek seçim kurulu’nun İstanbul seçimlerinin tekrar edilmesi kararı sonrasında, yabancı yatırımcıların tetiklediği risk algısındaki bozulma, türk varlıklarını negatıf yönde etkiledı. 23 haziran’dan sonraki süreçte, abd ile olan s-400 polemiği ve trump kaynaklı küresel riskler bertaraf edilebilirse, Türkiye tekrar pozitif bir hikaye yazabilir.

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerinin tekrar edilmesi kararı sonrasında, yabancı yatırımcıların tetiklediği risk algısındaki bozulma, Türk varlıklarını negatif yönde etkilemiştir. TRY, karar ile beraber dolar karşısında 6,20’li seviyelere kadar değer kaybetmiş, ardından piyasa tarafından dengelenme ile köpük alınmış, 6’lı seviyelerde bir normalleşme görülmüştür. Yabancı yatırımcıların İstanbul seçimine aşırı önem atfederek makro dinamikleri ikinci plana koyması ve buna odaklı olarak doğan negatif algı ve fiyatlama, piyasalarımızdaki oynaklık unsurunu tetiklemiştir.

Piyasalardaki temkinli havaya, Trump’ın Çin’i ve İran’ı hedef alan ticaret ve gerçek savaş kararları da neden oluyor. Trump’ın ticaret savaşlarında Çin üzerinde baskıyı artırması ve Çin’in bu olaya sessiz kalmayacağını net olarak göstermesi, küresel piyasalarda riskten kaçış algısını şiddetlendirirken, İran’a verilen askeri gözdağının sıcak bir çatışmaya dönme ihtimali, Trump faktörü dikkate alınınca oldukça yüksek bulunmaktadır. İran’a yönelik olası bir harekat Ortadoğu dinamiklerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıdığından, böyle bir kararın domino etkisi bütün dünyaya negatif şekilde yayılabilir.

Sınır komşumuz olmasından dolayı İran’ın jeopolitik risk potansiyeli ve bu bağlamda Ortadoğu kaynaklı jeopolitik riskler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vurguladığı Türkiye İttifakı düşüncesini çok önemli bir hale getirmektedir. İstanbul seçimleri atlatıldıktan sonra, önümüzde bulunan yaklaşık 4,5 yıllık seçimsizlik sürecinin, yapısal reformlarla desteklenmesinin yanısıra makroekonomik dinamiklerde iyileşmeye yönelik maliye ve para politikalarıyla proaktif bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda enflasyon dinamiği, diğer yıllara göre oldukça önemli bir faktör olarak karşımıza çıktığından, enflasyonu kalıcı bir şekilde tek hanelere indirecek aksiyonların Hazine ve Maliye Bakanı Berak Albayrak tarafından hızla alınmasını beklemekteyiz. Sayın Bakan’ın da önemle belirttiği gibi üzerinde mutabakat sağlanan, özellikle reel ekonomiyi destekleyici paketlerin devam etmesini beklerken, ABD ile olan ilişkilerimiz de bu süreçte yakından takip edilecektir.

Donald Trump’ın temmuz ayında yapılması düşünülen olası ziyaretı ve s-400 bataryalarının teslim tarihinin de bu aya denk gelmesinden dolayı oldukça hararetli bir yaz dönemi geçirilebilir.

Hararetli bir yaz

Donald Trump’ın Temmuz ayında yapılması düşünülen olası ziyareti ve S-400 bataryalarının teslim tarihinin de bu aya denk gelmesinden dolayı oldukça hararetli bir yaz dönemi geçirilebilir. Trump’ın gelmesi, dış gelişme faktörlerine bağlı olarak pozitif senaryoda ABD ile olan ilişkilerimiz hakkında düzelme sinyalleri vereceğinden yabancı yatırımcıların çok cazip/ ucuz olan Türk piyasalarına girmesini tetikleyebilir. Fakat, küresel anlamda Trump/Çin/İran kaynaklı risk faktörleri düzelmeden Türkiye’nin pozitif olarak ayrışma ihtimalini de zayıf olarak değerlendiriyoruz. Trump/Çin/ İran faktörü ne zaman normalleşirse, pozitif fiyatlamada Türk varlıkları aşırı düşük kalmışlıklarını hızlı bir şekilde kapatarak ‘parlayan yıldız’ olmaya aday olacaklardır.

Geçen yıl Ağustos ayında Trump kaynaklı yaşanan kur şoku nedeniyle enflasyonda aylık bazda yüzde 6’nın üzerinde artışlar olmuştu. Bu referans dikkate alındığında, benzer bir kur şoku yaşanmaması kaydıyla, sonbahar döneminde enflasyonda baz etkisinden dolayı, Bakan Albayrak’ın da bahsettiği gibi ‘tek haneli enflasyon’ olmasa bile zayıf çift hane gerçekleşmesini görme ihtimalimiz söz konusu olabilir. Enflasyondaki olası bir gerileme, tahvil piyasalarında risk primini azaltacağından dolayı yabancı yatırımcı ilgisinin tekrar Türk piyasalarına kaymasına olanak verebilir.

Yeni bir pozitif hikaye

Sayın Albayrak’ın açıkladığı ‘Yapısal Dönüşüm Programı 2019’ reform paketinin alt kırılımlarının önümüzdeki aylarda açıklanması ile beraber ekonomiye uzun vadede güveni artıracak bir reform dönemine girilmesi beklenmektedir. Dolayısıyla 23 Haziran’dan sonraki süreçte, ABD ile olan S-400 polemiği ve Trump kaynaklı küresel riskler bertaraf edilebilirse, Türkiye tekrar pozitif bir hikaye yazabilir. Türkiye’nin Yapısal Dönüşüm Programı, kısa vadeli eylem planlarını ve ayrıntıları daha sonra ortaya çıkacak uzun vadeli adımları beraber içermekte ve sadece ekonomi alanında değil, sosyal güvenlik, eğitim, hukuk alanlarında da reform planları içermektedir. Yapısal anlamda gıda enflasyonu ile mücadele, ihracat odaklı büyüme modeline geçiş, sanayide ithal girdi bağımlılığını azaltma, istihdam seferberliği gibi konulara ek olarak turizm, yargı, eğitim gibi alanlarda da yılın ilerleyen dönemlerinde açıklanacak reformlar söz konusu olacaktır.

Sadece ekonomi ile sınırlı kalmayan ve devletin genel yapısını da içeren bu geniş kapsamlı reform paketlerini olumlu karşılıyoruz. Tabii eylem ve reformları değerlendirirken, bunların aşamalı bir plan dahilinde hayata geçeceğini ve ekonomiye uzun vadede güveni artırması hedeflenen reformların etkisinin kısa vadede hemen görülmeyeceğini belirtmek gerekiyor.