Avrupa’nın enerji güvenliği Türkiye’nin elinde

HABER MASASI
Abone Ol

Tarihinin en büyük enerji krizini yaşayan Avrupa, Rus gazına alternatif arayışını sürdürüyor. Rusya’dan alınan gazın miktarını tam olarak karşılayamasa da Avrupa hazar gazının kapasitesini artırmayı planlıyor. ancak Ankara ile Bakü arasında imzalanan anlaşma gereği kapasite artırımından ilk olarak Türkiye yararlanıyor. Avrupa’ya taşınacak gazın miktarının artırılması ise Türkiye’nin inisiyatifinde. Dolayısıyla Türkiye tahıl koridorundan sonra bu kez de Avrupa’nın enerji krizini çözecek kilit ülke konumunda.

Rusya Ukrayna savaşı sonrası başlayan restleşme Avrupa’yı tarihinin en büyük enerji krizine sürüklüyor. Gözünü yeni rotalara çeviren Avrupa çareyi Azeri gazının miktarını artırmakta buldu. Ancak Azeri gazında oluşabilecek kapasite artırımından ilk kullanım hakkı Türkiye’nin. Ankara ile Bakü arasında 26 Haziran 2012’de imzalanan anlaşmanın 7. maddesinin 8. ve 9. fıkralarına göre TANAP’taki kapasite genişletme ve arzın artırılmasında öncelik Türkiye’ye tanınıyor.

Anlaşmanın ilgili fıkrasında “Devletler, yıllık on altı (16) milyar metreküp başlangıç hacminin üzerindeki, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ait ve TANAP sisteminden taşınması planlanan tüm doğal gazı öncelikle Türkiye Cumhuriyeti içerisindeki alıcılara teklif edileceğini kabul ederler. TANAP sisteminin yıllık otuz iki (32) milyar metreküplük başlangıç kapasitesini üzerine genişletilmesi devletlerin karşılıklı anlaşmasına tabi olacaktır” deniliyor. Dolayısıyla Avrupa’nın talep ettiği ve faydalanmak istediği ek doğal gaz kapasitesi için öncelikle Türkiye ile anlaşılması ve Ankara’nın buna onay vermesi gerekiyor.

Azerbaycan 1,3 trilyon metreküp kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip. TANAP ve TAP üzerinden Avrupa’ya gönderilen gazın artırılması için ek yatırımlara ihtiyaç var. Güney Gaz Koridoru kapsamında inşa edilen TANAP'ın Avrupa ayağı olan TAP'ın yıllık kapasitesi 10 milyar metreküp. Bu boru hattının kapasitesinin iki kat artırılması planlanıyor. Ancak Avrupa’nın Rusya’dan satın aldığı doğal gaz miktarı 155 milyar metreküp.

Avrupa için tek Çözüm TANAP

Azerbaycan 1,3 trilyon metreküp kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın ise Avrupa’ya en makul alternatifin mevcut boru hatlarının kapasitesini artırmak olduğunu söylüyor. Çünkü yeni bir boru hattı yapımının kısa sürede olmayacağını ifade eden Aydın, bunun 30-40 yıllık yatırımlarla mümkün olduğunu ve 2050 Avrupa iklim hedefiyle uyumsuz bir hareket olacağını vurguluyor. Aydın, kapasite artırımı için akla ilk gelen boru hattının TANAP olduğunu belirtiyor. Azerbaycan gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyan bu boru hattının toplam kapasitesi 16 milyar metreküp. Bunun 6 milyar metreküpünün Türkiye’ye geldiğini belirten Aydın, geriye kalan 10 milyar metreküplük kısmının TANAP’ın uzantısı olan TAP üzerinden Avrupa’ya gönderildiğini vurguluyor. Kapasite artışı için mevcut boru çaplarının yeterli olduğunu söyleyen Aydın, yüksek hacimde gazın taşınması için ilave kompresör gerektiğine değiniyor. Aydın, yatırımlar ve eksik imalat sürecinin 3-4 yıl kadar süreceğini de ekliyor. Bu alternatif çözüm de enerjide tekel haline gelen Rus gazının telafisi için kesin ve orta vadeli bir çözüm yolu oluyor.

Kapasite artırımının güvenilir tedarikçilerle çözüme ulaşacağını farkeden Avrupa Birliği Komisyonu da 18 Temmuz’da Azerbaycan ile masaya oturdu. Avrupa Azerbaycan ile imzaladığı enerji mutabakatında, aldığı gazın hacmini TANAP üzerinden en az 20 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Anlaşmaya göre ek kapasitedeki ilk kullanım hakkı ise Türkiye’ye ait. Türkiye’nin Avrupa’nın enerji krizindeki öneminden bahseden Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yunus Furuncu, TANAP üzerinden gönderilen 10 milyarlık kapasiteyi Türkiye’nin istemesi halinde alabileceğini vurguluyor. Furuncu, Avrupa Birliği’nin tüketiminin yaklaşık 160 milyar metreküpünü Rusya’dan temin ettiğine de değiniyor. Bu rakamın AB’ye giden 10 milyar metreküple karşılaştırıldığında alternatif olmadığını belirten Furuncu, AB tüketiminin yüzde 5’ini karşıladığını söylüyor. Ancak kapasite artırımlarının alternatif olacağına değinen Furuncu, TAP ile bu tehlikenin ortadan kalkabileceğine dikkat çekiyor. Furuncu, bu koridorun kapasitesinin 100 milyar metreküpe kadar çıkarılmasının mümkün olduğunu vurguluyor.

Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve AB’nin koridor için işbirliği yapması gerektiğine değinen Furuncu, özellikle dünyanın en büyük beşinci gaz rezervine sahip Türkmenistan’ın da buna katılması gerektiğini ekliyor. Bu da demek oluyor ki, işbirliği ile TAP’ın hacminin artırılması Rusya’yı tamamen bypass edebilir.

Doğu Akdeniz'de de kilit ülke Türkiye

Türkiye TAP’a ek olarak Doğu Akdeniz koridoruyla enerji denkleminin kaçınılmaz oyuncusu oluyor. Bu hikaye ise şöyle başladı; 2018’de en büyük doğal gaz rezervinin Doğu Akdeniz de bulunmasıyla enerji sektörü bir satranca dönüştü. İlk hamle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden geldi. Kıbrıs Adası’nın güneyinde olan Aphrodite sahasında 129 milyar metreküp gaz bulundu. Diğer iki hamle İsrail’den gelirken, ülke Leviathan bölgesinde 605 milyon metreküp ve Tamar bölgesinde 318 milyon metreküp gaz keşfetti. Son hamle ise Zohr bölgesinde 850 milyar metreküp gaz bulan Mısır’dan geldi.

Azerbaycan gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyan bu boru hattının toplam kapasitesi 16 milyar metreküp.

Halihazırda enerji krizinde olan Avrupa için Doğu Akdeniz koridoru çok anlamlıydı. Çünkü tıpkı bu yıl olduğu gibi 2009 yılında da bir Rusya-Ukrayna gerilimi yaşandı ve Avrupa birkaç gün enerji kesintisine maruz kaldı. Bu yüzden 2009’dan itibaren enerjide tekeli eline alan Rusya’ya alternatifler üreterek, arzı yaymaya çalışan bir Avrupa oluştu. Bu hedefle 2020’de Doğu Akdeniz boru hattı için Yunanistan- Mısır ve İsrail arasında ABD’nin de desteğiyle bir East- Med Projesi imzalandı.

EastMed, İsrail bölgesindeki gazın önce Yunanistan’ın güneydeki en büyük adası Girit’e, ardından Yunanistan ana karasına ve son durak olarak İtalya ve Güney Avrupa’ya ulaşacağı bir proje oldu. Bu boru hattının uzunluğu 1300 km’si denizden, 700 km’si karadan olmak üzere toplam 1900 km uzunluğunda planlandı. Yani Avrupa yaklaşık 2000 km’lik bir boru hattı maliyetine katlanacak kadar enerji bağımlılığını kırmak istedi. İtalyan enerji şirketi Edison, bu hattın toplam maliyetinin şu an 25 milyar dolar civarında olacağını açıkladı. 2022’nin Ocak ayında ise ABD projeye destek vermekten vazgeçti. Maliyet yükünü daha da artıran bu açıklama yüzünden, Avrupa daha az maliyetli olacak bir nokta arıyor. Bu noktada Türkiye kilit rol oynarken, Adana kıyısından başlayıp Avrupa’ya ulaşacak bir boru hattının planlanabileceği düşünülüyor. Yani Doğu Akdeniz gaz akışını Avrupa için en karlı realize edecek koridor Türkiye oluyor.

TANAP ve TAP üzerinden Avrupa’ya gönderilen gazın artırılması için ek yatırımlara ihtiyaç var.

Üstelik Aphrodite sahasında 2007’den itibaren Yunanistan ile işbirliği yapan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, burayı münhasır ekonomik bölge ilan etti. Münhasır ekonomik bölge ise bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında, özel haklara sahip olduğu deniz bölgesine verilen isim oluyor. Ve bu bölgeyi münhasır ekonomik bölge ilan etmesi demek, Doğu Akdeniz’e 1800 km kıyı şeridi ve 370 km münhasır bölgesi olan Türkiye’yi reddetmesi anlamına geliyor. Yani aslında 12 parsele ayrılan çalışma sahasının 5 parselinde( 1,4,5,6,7 numara), Türkiye de ortak görünüyor. Eğer Rusya bir sonraki kış gelmeden Avrupa ile masaya oturmazsa, enerji güvenliğinin anahtarı Türkiye’de olacak gibi görünüyor. Çünkü Doğu Akdeniz’de Türkiye’siz bir anlaşma mümkün görünmüyor. Sonuç olarak, Doğu Akdeniz planının netleşmesi için birçok ülkenin işbirliği gerekiyor. Bu plan için somut bir adım gelene kadar TANAP kapasite artırımı daha gerçekçi bir çözüm yolu görünüyor.