Bölgede savaş rüzgarlar

HABER MASASI
Abone Ol

Trump’ın göreve gelmesi ardından ABD ve İran arasında yaşanan gerilim en üst seviyeye ulaştı. Obama yönetimi döneminde yapılan nükleer antlaşmadan çekilmesi sonrasında İran’a yönelik yaptırımları arttıran ABD yönetimi, geçtiğimiz nisan ayında İran devrim muhafızları ordusu’nu da terör örgütü listesine almıştı. ABD başkanı Donald Trump son olarak Twitter üzerinden “İran savaşmak istiyorsa, bu İran’ın resmi sonu olacak. ABD’yi bir daha asla tehdit etmeyin” sözleri ile gerilimin dozunu yeniden arttırdı.

Göreve geldiği günden bu yana İran’a yönelik sert söylemler geliştiren Trump yönetimi, kusurlu olduğu gerekçesi ile nükleer antlaşmadan çekildi. Bu gelişmenin ardından İran’a yönelik ambargolar yeniden hayata geçirildi ve taraflar sert diplomatik açıklamalar ile dünya kamuoyunda yer aldı. ABD bu söylemler ile kalmayarak Irak Savaşı’nda da yer alan SS Abraham Lincoln uçak gemisini Basra Körfezi’ne gönderdi ve Irak’taki acil olmayan tüm personelini geri çekti. İran ise tüm suçlamaları tamamen reddederek yaptırımlar nedeni ile nükleer sınırlamalara uymayabileceği mesajı veriyor. İranlı yetkililer ayrıca ABD’nin böyle bir savaşa gireceğine inanmadıklarını belirtiyor.

120 bin asker iddiaları

ABD İran arasında artan tansiyonu konusunda taraflar gerilimi tırmandıran açıklamalar yapsa da, savaş olasılığını ortaya çıkaran gelişme kuşkusuz ABD’nin Ortadoğu’ya 120 bin asker göndereceği iddiası oldu. ABD yönetimi tarafından yalanlansa da üst düzey yetkililerin açıklamaları psikolojik savaşın şimdiden başladığını gösteriyor. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ise İran’a yönelik suçlamalarında, “Temel olarak İran’la savaşmak istemiyoruz ancak İran yönetiminin Hizbullah’ı ve dünyanın farklı noktalarındaki teröristleri desteklemeyi bırakmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. ABD medyasında artan savaş haberleri de gerilimin yakın zamanda düşmeyeceğini gösteriyor.

ABD İran arasında yaşanan gerilimin savaşa neden olacağını iddia edenler, aslında sadece son birkaç aydaki gelişmelerle değil, Trump yönetimi ile beraber ABD’nin İran’a müdahale seçeneğini masaya koyduğunu belirtiyor. John Balton gibi bir şahinin ulusal güvenlik danışmanlığına getirilmesi de bunun en önemli kanıtlarından biri olarak gösteriliyor.

Birçok uzmana göre ABD’nin askeri seçenek yerine diplomasiyi seçmesi ile nükleer antlaşmanın yeniden müzakere edilebileceği, ancak aksi durumda askeri seçenek halinde bölgedeki dengeleri alt üst edecek günlerin başlayacağı kabul ediliyor.