Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması neden önemli?

HABER MASASI
Abone Ol

Türkiye gelişmekte olan bir ekonomi ve her geçen gün enerji tüketimi ve talebi artıyor. Elbette bunda hem Türkiye ekonomisinin büyümesinin hem de nüfusunun artmaya devam etmesinin etkisi büyük. Son açıklanan orta vadeli program’da yapılan projeksiyona göre Türkiye’nin nüfusunun 2025 yılında 88 milyona ulaşması bekleniyor.

Nüfus artışı, sanayileşme ve teknolojinin yaygınlaşması ile beraber Türkiye enerji talebinde de önemli bir artış trendi yaşanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı verilerine göre Türkiye’nin birincil enerji tüketimi 147 milyon ton eşdeğer petrolü (MTEP) geçmiş durumda. Bu rakam 2002 yılında 77 MTEP olarak ölçülmüştü. Bu verilere göre 2002 yılından bugüne kadarki tüketim artışı 2 kata kadar ulaşmış.

Türkiye: Nüfus Öngörüleri (Milyon Kisi)

2002-2020 yılları arası ortalama birincil ve ortalama elektrik enerjisi talep artış oranları.

Ayrıca Türkiye’nin 2000-2020 yılları arasındaki ortalama birincil enerji talep artışında da çok ciddi bir artış oranı olduğunu görüyoruz. OECD ülkelerinin ortalama birincil enerji talebi yüzde 0,3 düşerken Türkiye’de söz konusu oranın yüzde 3,1 arttığını görüyoruz. Benzeri şekilde Türkiye’nin 2000-2020 yılları arasındaki ortalama elektrik enerjisi talep artış oranı da OECD ortalamasının çok üzerinde gerçekleşiyor.

Yandaki verilerin de işaret ettiği üzere Türkiye’nin enerji talebindeki artış hız kesmeden devam ediyor. Dahası ve önemlisi önümüzdeki dönemde bu talep artışını karşılayabilmek için de ilave yatırımların yapılması ve enerjide hem kaynak çeşitliliğin sağlanması hem de kaynak ülke sayısının artırılması büyük önem arz ediyor.

Elbette böylesi yüksek tüketiminin maliyeti de ayrı bir inceleme konusu olarak karşımıza çıkıyor.

  • Bilindiği üzere Türkiye enerjide yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre bu bağımlılık oranı 2020 yılında yüzde 70’lerde gerçekleşmiş durumda. Yani Türkiye ihtiyacının kabaca yüzde 70’ini ithal etmek zorunda.

Birincil Enerji Tüketimi (MTEP)

Bu durum enerji ithalat faturası üzerinden ödemeler dengesi bilançosuna da yansıyor. Yaygın bilinen adıyla cari açığın kompozisyonunda enerjinin önemli bir yeri olduğunu görüyoruz. Cari işlemler dengesinin GSYİH’ya oranına enerji dahil ve enerji hariç baktığımızda durum daha net görülebiliyor.

Örneğin cari işlemler dengesinin GSYİH’ya oranına enerji hariç baktığımızda söz konusu oran yüzde 3,5 çıkarken, enerji dahil baktığımızda -yüzde 5,4 çıkıyor. Bu durum bile başlı başına Türkiye’nin enerjide dışa bağımlığını neden azaltması gerektiği sorusuna cevap niteliği taşıyor.

Yazının devamı Z Raporu 48. sayısında