Güvenin yeniden tesisi için kritik yıl

HABER MASASI
Abone Ol

Dünya ekonomik forumu 2021 Davos gündemi şekillendi. Toplantılara katılan politikacılar ve iş dünyası liderleri; eşitsizlik, dijitalleşme, Kovid-19 salgınıyla mücadele, daha kapsayıcı aşılama ve salgın sonrası küresel ekonominin iyileştirilmesi gibi konularda görüşler dile getirdi. 2021 yılı güvenin yeniden tesisi için kritik yıl olacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) “2021 Davos Gündemi” toplantıları yaklaşık 70 ülkeden 1500’den fazla iş insanı, siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla çevrim içi ortamda “Güvenin Yeniden Tesisi İçin Kritik Yıl” temasıyla yapıldı. Katılımcıların kendi cephelerinden yaptığı konuşmalar, adeta yıla damgasını vuracak konuların da özeti oldu. WEF’in Kurucu Başkanı Klaus Schwab, “İnovasyonu ve cesur çözümleri teşvik etmede güveni yeniden inşa etmek ve küresel iş birliğini artırmak, salgını durdurmak ve güçlü bir ekonomik toparlanma sağlamak için çok önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cenevre Üniversitesi’nde işletme profesörü olan Klaus Schwab tarafından kurulan ve İsviçre’nin Davos kasabasında, 1971’den bu yana her yıl ocak ayında düzenlenen WEF’in yıllık olağan toplantısı, salgının engel çıkarmaması durumunda 13-16 Mayıs 2021’de Singapur’da gerçekleştirilecek.

Kim ne konuştu?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres: Gelişmiş ülkeler kendi vatandaşlarını aşılayıp, gelişmekte olan ülkeleri ihmal ederek güvende olacaklarını düşünüyorsa yanılıyor. Virüsü daha bulaşıcı ve öldürücü hale getirerek mevcut aşıları işe yaramaz kılacak gerçek bir mutasyon tehlikesi var.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping: Küresel eylem, küresel mücadele ve küresel iş birliği olmalı. Mevcut krizle mücadele ederken ve herkes için daha iyi gün bir olması noktasında çabalarken birleşmeli ve birlikte çalışmalıyız.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde: Umudumuz, 2021’in hala toparlanma yılı olmasıdır; ancak, bu iki aşamada gerçekleşecek ve birinci aşama açıkça oldukça yüksek düzeyde bir belirsizlikle boğuşuyor.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen: Platformların algoritmalarının nasıl çalıştığı konusunda şeffaf olmasını istiyoruz. Demokrasimiz üzerinde geniş çapta etkisi olan kararların yalnızca bilgisayar programları tarafından alınmasını kabul edemeyiz. İnternet şirketlerinin içeriği yayma, tanıtma ve kaldırma yöntemlerine ilişkin sorumluklarını açıkça belirtmek istiyoruz.

Almanya Başbakanı Angela Merkel: Pandemi toplumlarımızda ve ekonomilerimizde derin izler bıraktı. Pandemi gelecek aylarda ve yıllarda hayatlarımızı ve işleri yapış şeklimizi etkilemeye devam edecek. Tedarik zincirleri daha dirençli hale getirilmeli.

Afrika Birliği Dönem Başkanı ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa: Bazı ülkeler, halklarını aşılarken diğerleri bunu yapmıyorsa güvende değiliz. Aşı milliyetçiliği sorunundan derin endişe duyuyoruz. Bu sorun, çözülmemesi halinde tüm ülkelerin kurtuluşunu tehlikeye atacak.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron: Kapitalizm büyük toplumsal eşitsizliklerle neden oluyor. İnsanlığı dikkate almadan ekonomileri düşünemeyiz. Teknolojinin toplumlar ve demokrasi üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir.

Japonya Başbakanı Suga Yoşihide: Dünyaya umut ve cesaret getiren oyunları düzenlemeye kararlıyız. Kovid-19 kaynaklı korumacı politikalarının ortasında, Japonya, serbest ve adil ekonomik alanları genişletme ve kurallara dayalı çok taraflı serbest ticaret sistemini güçlendirme çabalarında liderlik yapacak.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol:

Emisyonların pasaportu yok. Dünyanın herhangi bir şehrindeki gelişmeler tüm dünyayı ilgilendiriyor. Bugün küresel emisyonların üçte ikisinden fazlasını gelişen ekonomiler oluşturuyor ve gelecek 30 yılda da emisyonlardaki büyümenin neredeyse tamamı bu ülkelerden kaynaklanacak.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: Artan gelirleri ise bilindiği gibi nüfusun ancak yüzde 1’i aldı. Diğer insanların hayatlarında ne oldu? 30 yıldır bazı gelişmiş ülkelerde vatandaşların yarısından fazlasının gelirleri durdu, artmadı ancak eğitim ve sağlık hizmetlerinin maliyeti 3 kat arttı. Teknoloji şirketleri artık sadece ekonomik devler değiller. Bu şirketler bazı alanlarda fiilen devletle rekabet ediyorlar. Toparlanmada devletin rolü artacak.