Sporda dengeli yönetim süreci başlıyor

HABER MASASI
Abone Ol

Spor dünyasının uzun zamandır beklediği ve spor kulüplerinin mali yapısında büyük değişiklikler meydana getirecek spor kulüpleri yasası yürürlüğe girdi. Harcamaların denetiminden, kulüp yöneticilerinin sorumluluğuna kadar bir dizi yenilik getiren yasa, spor ekonomisi açısından yeni bir dönemi başlatacak.

Geçtiğimiz nisan ayı sonunda yürürlüğe giren yeni spor yasası, tüm spor branşlarında kulüplerin finansal yapısının güçlendirilmesi, mali şeffaflığın sağlanması, kulüplerin mali denetimleri ve kulüp yönetimlerinin mali sorumluluğu konularında çok önemli düzenlemeler getiriyor.

Yasa, futbolcuların tüm anlaşmalarının şeffaf olması, menajerlerin en fazla 2 yıl sözleşme yapabilmesi ve menajer komisyonlarının yüzde 3 ila 5 arasında sabitlenmesinin yanı sıra spor federasyonlarının mali olarak denetlenmesi gibi önemli maddeleri de barındırıyor. Ayrıca kulüplerin mali denetimleri Spor Bakanlığı tarafından yürütülecek ve Büyükşehir, belediyeler ve iştirakleri bundan böyle profesyonel spor dallarına kaynak aktaramayacak.

Kamuya yararlı dernek statüsünde olan spor kulüplerinin şirketleşebilmesinin önünü açan yasa, sporda yeni bir dönüşümü de beraberinde getirecek. Spor kulüpleri ayrıca birleşerek federasyon ya da konfederasyon oluşturabilecek. Türk spor kulüplerinin en önemli sorunları arasında gösterilen ve kulüp yöneticilerinin dönem borçlarından sorumlu olması gibi maddelere sahip olan yasanın temel amacı ise sporda dengeli yönetim süreci başlatmak.

Enkaz devretmek yok

Borç sarmalından çıkacak kulüpler daha rasyonel gelecek planları yapacak.

Spor ekonomisi açısından yeni yasa ile getirilen en önemli gelişmelerden biri ise kuşkusuz kulüplere denk bütçe zorunluluğunun getirilmiş olması. Türkiye’de kulüplerin en önemli sorunu olan borçluluk konusunu çözmek amacıyla yeni yasa, kulüplere denk bütçe zorunluluğu getiriyor. Böylece kulüpler önceki dönem brüt gelirlerinin en fazla yüzde 10’u kadar borçlanabilecek. Bunun üzerindeki borçlanmalar, genel kurulda nitelikli çoğunlukla kabul edilebilecek ve ek bütçe ile yapılabilecek.

Takımların geliri kadar borçlanabileceğini düzenleyen yasa hükümlerine göre, kulüpler genel kurul kararı gerekmeksizin bir önceki hesap döneminde gerçekleşen brüt gelirlerinin en fazla yüzde 25’ini temsil edebilecek. Spor kulüpleri belirli miktar üzerindeki ödemeleri ve tahsilatlarını da yalnızca bankalar üzerinden yapabilecek. Buna göre kulüpler, borç durumlarını yeminli mali müşavir aracılığı ile bakanlığa bildirmek zorunda olacak.

Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar’a göre yeni yasa ile kulüp yönetimlerini denk bütçe yapmaya zorlasa da, tamamı finansal krizde olan kulüplerde bu denkliğin nasıl sağlanacağı soru işareti olarak duruyor. Buna göre ilerleyen süreçte kulüplerin mali yapılarında ciddi problem varken, borçlanmayla rekabetlerini finanse etmekteyken, denk bütçe uygulaması kulüpleri oldukça zorlayacak bir konu.

Yasa, herkesin ayağını yorganına göre uzatmasını sağlayacak.

  • Yeni yasanın en önemli maddelerinden bir diğeri ise kulüp başkan ve yönetim kurulunun kendi dönemlerinden sınırsız sorumluluğa sahip olması. Böylece başkan ve yöneticiler, görevden ayrıldıklarında dahi kendi dönemlerindeki borçlardan sorumlu olacak.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet M. Kasapoğlu.

Buna göre spor kulübü başkan ve yöneticileri sözleşmelerden doğan yükümlülükleri kasıtlı olarak ihlal etmeleri ve kulübü zarara uğratmaları dolayısıyla müteselsilen sorumlu olacak.

Sporda özellikle ekonomik anlamda önemli değişiklikler getirecek yeni spor yasasının yürürlüğe girmesi ardından, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet M. Kasapoğlu ilgili düzenlemenin bütçe açıkları ile mücadele için büyük öneme sahip olduğunu, yasanın tüm taraflarla tartışıldığını ve eleştirilerin yersiz olduğunu açıkladı. Kasapoğlu, yeni yasanın getireceği faydaları Z Raporu’na anlattı.

Spor ekonomisi açısından Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun getirdiği en önemli yenilik sizce nedir?

Bizde borçlanma, görev yapılan dönemi finansal olarak rahatlatma aracı olarak kullanılıyor.

Ülkemizde faaliyette bulunan spor kulüplerinin hukuki, finansal, şirketleşme, halka açılma ve yönetimsel birçok sorunu var ama bunlar içinde en önemli olanı mali sorunlar. Peki, mali sorunların sebebi nedir? Birçok sebep var ama temel olarak yeterli düzeyde gelir üretilmemesine rağmen, bu gelirlere uygun olarak gider ve harcamaların düzenlenmemesi ve sürekli tekrarlanan bütçe açıkları olarak görünüyor. Bu tanımlamanın altını doldurmak mümkün. Kurumsallaşma, yönetim ve organizasyon yetersizlikleri, sporcu ve teknik insan ödemeleri, yüksek transfer bedelleri, açıkların genellikle kısa vadeli ve yüksek faiz borçlanmayla kapatılmaya çalışılması gibi teknik tespitleri yapmak da mümkün.

Bunlar gizli, bilinmeyen, ilk defa dile getirilen durumlar değil. Kamuyu Aydınlatma Platformu aracılığı ile açıklanan finansal tablolar Türkiye Süper Ligi’nde yer alan özellikle dört büyük kulübün teknik olarak mali yapısının sürdürülebilir olmaktan uzak olduğunu gösteriyor. Kulüpler tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamalara göre. 2020 Ekim ayı itibariyle:

A Kulübünün 5,33, B Kulübünün 5,2, C Kulübünün 3,3 ve D Kulübünün 1,25 milyar TL olmak üzere toplam 15.08 milyar TL borcu bulunmaktadır.

Kulüpler tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamalara göre 2021 Mayıs ayı itibariyle:

A kulübünün 5,96, B kulübünün 5,47, C kulübünün 4,51 ve D kulübünün 1,44 milyar TL olmak üzere toplamda 17,38 milyar TL tutarında borcu bulunuyor. Bu borç toplamı son sekiz yılda yüzde 534 oranında artmış.

Bu tablonun açıklaması şu: Kulüplerin borçları varlıklarını ve öz sermayelerini yok ediyor ve artan zararlar dolayısıyla kulüpler teknik anlamda iflasa sürükleniyor.

İşte yasa öncelikle kulüplerin mali olarak sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacak. Herkesin ayağını yorganına göre uzatmasını sağlayacak.

Yeni yasa hükümleri, özellikle futbol kulüplerinde denk bütçe konusunda faydalı olacak mı?

Spor kulüplerimizin en önemli sorunu borçlanma. Borçlanma konusunu teknik olarak iyi anlamak gerekiyor. Yönetebildiğiniz, gelirlerinizle çevirebildiğiniz ve rasyonel yatırımlara yönlendirebildiğiniz sürece borçlanma kötü bir şey değil. Ama bizde borçlanma, görev yapılan dönemi finansal olarak rahatlatma aracı olarak kullanılıyor. Bir sonraki dönem, daha fazla borçla karşı karşıya kalıyor. Yasayla spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerine denk bütçe zorunluluğu getiriliyor. Bu sayede yöneticiler daha sorumlu harcama yapmaya özendirilerek uzun vadede uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik korunacak.

Kulüpler Birliği’nin yasaya yönelik bazı eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mali olarak güçlü olan yapılar daha bağımsız olurlar.

Bakanlık olarak hemen pandeminin hemen öncesinde 13-17 Ocak 2020 tarihinde Türk sporunun mevcut durumunun değerlendirilmesi ve gelecek stratejilerinin belirlenmesi amacıyla bir çalıştay düzenledik. 5 gün boyunca devam eden çalıştayda 7 ayrı salonda toplam 150 saatlik oturumlar gerçekleşti.

  • 175 kulüp temsilcisi, 91 federasyon temsilcisi, 6 amatör spor kulüpleri federasyonu temsilcisi, 95 bakanlık temsilcisi, 12 moderatör, 10 raportör, 17 genç gönüllü, 48 basın ve hukuk temsilcisi olmak üzere toplamda 457 kişi katıldı.

Tüm bu çalışmaların sonucunda 3 ana tema tespit edildi. Birincisi Hukuki Altyapının Güçlendirilmesi, İkincisi Ekonomik Durumun Güçlendirilmesi, Üçüncüsü Yönetim ve Koordinasyonun Geliştirilmesi. Bu konuların konuşulma ağırlıkları da sırasıyla; yüzde 44, yüzde 30 ve yüzde 26. Yasaya baktığınızda da ağırlık olarak bu dağılımı görüyorsunuz zaten. Biz bu çalıştay boyunca tüm paydaşların görüşlerini aldık ve yasa çalışması o perspektifle, yani Türkiye’de sporun tüm paydaşlarının katkısıyla hazırlandı. Arkadaşlarım yasayla ilgili bir web sitesi de hazırladı. Orada çalıştaya katılan hangi üye ne demiş, hangi konulardan şikâyet etmiş hepsini bulmak mümkün. Kim bizim fikrimiz dikkate alınmadı derse, doğru söylememiş olur.

Yasanın, sporun özerk yapısına engel teşkil edebileceğine yönelik eleştirileri ne şekilde yorumlarsınız?

Mali olarak güçlü olan yapılar daha bağımsız olurlar. Dolayısıyla bu yasa uygulandıkça kulüpler kendi ayakları üzerinde durmaya başlayacak. Borç sarmalından çıkacak kulüpler daha rasyonel gelecek planları yapacak. Şu anda yasanın herhangi bir maddesi özerklik anlamında engel teşkil edecek yapıda değil. Bilakis kulüpleri daha da güçlendirecek düzenlemeler mevcut.