Ticaret savaşları nihayet bitecek mi?

HABER MASASI
Abone Ol

Dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarının sonlandırılmasına ilişkin, ilk aşamanın tamamlanıp imzalanmasına ilişkin tartışmalar sürüyor. İyi haberlere rağmen 2020’de küresel ekonomide pek rahatlama beklenmiyor. Çünkü Trump’ın eli dursa ayağı durmuyor. 2020’ye girerken ticaret savaşlarında Avrupa’da yeni cephe açıldı. Üstelik ABD-Çin arasında anlaşmaya varılsa bile, Trump’ın bu anlaşmayı yırtıp atacağına dair iddialar ABD’li ekonomistler tarafından dillendiriliyor.

Küresel ekonominin en büyük kabusu, son iki yılda yaşanan ABD-Çin arasındaki ticaret savaşları oldu. Küresel ekonomiyi ‘kırılgan’ hale getiren risklerin kaynağına bakıldığında bu iki ülke zirvede yer alıyor. İkisinin de ekonomik, toplumsal ve politik pek çok ciddi sorunu var. Çin’in borç yükü gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 303’ünü aşmış durumda, 40 trilyon doların üzerine çıkan bir borçlanması var. Finansal aktivite ve ticaret için önemli merkez Hong Kong’ta başlayan protestolar da başını ağrıtıyor. Öbür tarafta ABD ekonomisindeki yavaşlama, ABD Başkanı Donald Trump’ın azil süreci, yaklaşan başkanlık seçimleri... İki ülke arasındaki ilişkiler 2019’un başında restleşmelerle sürerken, yılın son aylarında açıklamalar ticaret savaşının bitirilmeye çalışıldığına dair sinyaller veriyor. Ancak dünya 2020 yılına gene de küresel belirsizlik içinde giriyor.

En etkili alacak sigortası şirketlerinden biri olan Euler Hermes’in 2020 yılına dair hazırladığı küresel ticaret raporu, en kötüsü geride kalmasına rağmen belirsizlik ve risklerin sürdüğünü ortaya koyuyor. 2019 yılında küresel mal ve hizmet ticaretinin büyüme hızının son on yılın en düşük oranına gerilediği belirtiliyor. Rapora göre, 2019 yılında Çin’in ihracatı 67 milyar dolar azalırken Almanya’da 62 milyar dolar ve Hong Kong’ta da 50 milyar dolarlık bir düşüş yaşandı. Küresel olarak bakıldığında ihracatçıların 2019 yılında toplamda 420 milyar dolarlık bir kaybı olmasına rağmen 2020 yılında ticaretteki hafif iyileşmeden en çok fayda sağlayacak ülkelerin 90 milyar dolarla Çin ve 87 milyar dolarla Amerika olması bekleniyor.

Söz büyüğün ticaret küçüğün

Amerika ve Çin arasındaki ticari gerilimlerin artması Kanada, Almanya, Japonya ve Meksika gibi büyük ticaret payına sahip ülkelerin pazar paylarını kaybetmelerine ve ortalamanın altında kazanmalarına sebep olurken, Tayvan, Hollanda ve Fransa gibi daha küçük ve çevik ticaret ortakları ihracat payı kazanmaya devam ettiler. Yeni gümrük vergileriyle karşı karşıya kalan şirketler üçüncü pazarlar üzerinden ticarete yöneliyorlar. Şirketler Tayvan, Japonya gibi hedef ülkelere ulaşabilmek için üçüncü pazarlar üzerinden hareket ediyor. Bu da, bir yandan vergileri önlemeye yönelik mekanizmaları çalıştırmaya başlarken diğer yandan ticari rakamları suni olarak şişiriyor. Ayrıca Amerika’nın uygulayacağı gümrük vergileri Almanya ve İngiltere’nin otomotiv endüstrilerini etkileyebileceği öngörülüyor.

Her şeyin birbirine bağlantılı olduğu günümüz dünyasında, mesafelerin pek önemi kalmıyor. Küresel gerilimlerden Türkiye ekonomisi de etkileniyor. Euler Hermes’in Makroekonomik Araştırmalar Direktörü Alexis Garatti, Türkiye ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Türkiye ihracatının 2020 yılında 100 milyon dolar artmasını bekliyoruz. Türk ihracatçılar da düşük dış talepten etkilenecek. Özellikle AB’ye ve Çin’e yapılan ihracatlar düşerken, Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlar ılımlı bir yükseliş görecek. Önümüzdeki yıl metal, tekstil ürünleri ve enerji sektörlerinde önemli ihracat kazançları yaşanacak” diye belirtiyor.

'Ticaret savaşı hemen bitmeyecek'

ABD ile Çin arasında imzalar atılsa bile tarafların önceki tutumlarından ve açıklamalarından yola çıkarak, savaşın hemen bitmeyeceğini ortaya koyuyor. Ticaret savaşlarından herkesin kaybettiğine vurgu yapan Nobel Ekonomi Ödülü sahibi ekonomist Joseph Stiglitz, “ABD kazanmıyor, Çin kazanmıyor, görünüşe göre Avrupa da kazanmıyor. Üstelik küresel ekonomi de krize doğru yelken açmış gidiyor” diyor. Uluslararası kuruluşlardan ise uyarı üzerine uyarı geliyor. Bu serzenişler sürerken, iki taraftan da tarifelerin karşılıklı olarak kaldırılacağına dair açıklamalar gelmeye başladı.

ABD Başkanı Donald Trump, kasım ayında yaptığı birden çok açıklamada, ABD-Çin arasındaki ticaret savaşının bir anlaşma ile sonuçlanabileceğini, Çin tarafının bunun için çok istekli olduğunu söyledi.

Çin Ticaret Bakanlığı, ABD ile aralarındaki mevcut tarifeleri karşılıklı olarak kaldırmayı kabul ettiğini açıkladı. Çin, tarifeleri yalnızca karşılıklı olarak “eş zamanlı ve orantılı şekilde” iptal etme koşuluyla kaldıracağını belirtirken bakanlık sözcüsü, ABD ile gerçekleşen ticaret görüşmelerini “yapıcı” kılmak amacıyla, Washington ile “yakın iletişim” halinde olmayı umduklarını ifade etti. Buna karşılık, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, ABD-Çin ticaret anlaşmasının ilk aşamasını imzalamak üzere düzenlenmesi planlanan zirvenin Aralık ayına ertelenebileceği belirtildi.

Aylardır adı geçen ilk aşama anlaşma konusunda nihayet bir mutabakat sağlandı. Aralık olmasa da 2020’nin ilk haftalarında imza töreninin yapılması öngörülüyor. Ancak bu ön anlaşmaya rağmen savaşı hemen bitirmeyecek.

'Trump uygun anlaşmayı da yırtar'

Şi Cinping ve Donald Trump.

Ticaret savaşları için “gerçekten kötü bir fikirdi” diyen ünlü ABD’li ekonomist Joseph Stiglitz, “Trump,

ticaret savaşlarını kazanmanın kolay olduğunu söyleyerek başladı işe. Üç yıllık müzakerelerin ardından hala bir anlaşmamız yok. Çin ile bir mutabakat yok. Yapmayı düşündükleri tek şey ‘1. aşama’ olarak adlandırdıkları bir anlaşma. 1. aşama anlaşması, ‘normal’ bir hükümetin Çin ile yıllar önce müzakere edebileceği türden bir anlaşmaydı. Dünya bu belirsizlikten dolayı çok büyük paralar kaybetti ve gerçek şu ki, piyasaların kutlayacağı bir anlaşma yapılsa bile, Trump’a uygun bir anlaşma yapılsa bile, herkes Trump’ın bunu yırtıp atacağını biliyor” diye söylüyor.

Trump’ın bugüne dek uyguladığı siyasetten yola çıkarak, Stiglitz’in yorumundan da yola çıkarak, 2020 yılında ticaret savaşlarının gerçekte bitmeyeceği rahatlıkla söylenebilir. İlk aşama anlaşmaya varmak bu kadar uzun sürmüşken, asıl anlaşmaya varmanın çok daha çetin ve uzun pazarlıklar içereceğine kuşku yok. Ki Çin basınında bununla ilgili haberler yapılmaya başlandı bile.

Chinese Global Times gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hu Xijin, Çin’de çok az kişinin ABD ile yakın zamanda bir ticaret anlaşması yapılabileceğine inandığını vurguladı ve “Çin uzun bir ticaret savaşına hazır” diye uyardı. Hu, çoklarının ABD’nin Çine karşı mevcut politikalarının etkisinin de sınırlı kalacağını düşündüğünü belirtti. “Çok az Çinli, ABD ve Çin’in kısa zamanda bir anlaşmaya varabileceğine inanıyor. ABD’nin mevcut kötü Çin politikasını gören insanlar, eğer varılmış olsa da, ABD ile bir ticaret anlaşmasının pek de önemi olmayacağını düşünüyorlar” diyen Hu, “Çin bir anlaşma istiyor; ancak, en kötü senaryoya, uzun sürecek bir ticaret savaşına da hazır” sözleriyle, çetin sürece dikkat çekiyor.

Tavizler olsa da çekişmeler sürecek

Çin’in eski Maliye Bakanı Lou Jiwei, Çin ile ABD arasında ticaret savaşının yumuşamış olmasına karşın, dünyanın en büyük ekonomileri arasındaki çekişmenin süreceğini vurguladı. Çin Parlamentosu’na danışmanlık yapan bir kurulda görevli olan Lou, “Gelişmelere bakıldığında, ticaret savaşında belirli bir aşamada karşılıklı tavizler verilebileceğini görüyoruz” diye konuşuyor.

Sonuçta ticaret savaşında imza koyacak iki taraf var. ABD ve Çin arasında ilk aşamasına ilişkin uzlaşma sağlanan ticaret anlaşmasını, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping imzalayacak. ABD askerleriyle bir telekonferans görüşmesi yapan Trump, “Bir imza töreni yapacağız... Bir araya geldiğimizde hızlıca imzaları atacağız, çünkü bunun yapılmasını istiyoruz. Anlaşma yapıldı. Artık yalnızca çeviriler yapılıyor” dedi. ABD tarafının “anlaşmanın tamamlandığına” ilişkin açıklamalarına karşılık, Çin tarafı henüz anlaşmanın tamamlandığını onaylayan bir açıklama yapmadı.

Çin tarafında, Ticaret Bakanlığı anlaşmaya ilişkin ayrıntıların, resmi imzalar atıldıktan sonra açıklanacağını duyurdu.

  • Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD ile süregelen ticaret savaşını Çin’in istemediğini, ancak gelinen noktada, ticaret savaşından korkmadıklarını vurguladı.

Pekin’de Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva ile görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Xi, Çin’in ABD ile ‘birinci aşama’ ticaret anlaşmasına varmak istediğini ve ticaret savaşından kaçınmaya çalıştığını ancak gerektiğinde misilleme yapmaktan korkmadığını vurguladı ve “Karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde ‘birinci aşama’ anlaşması için çalışmak istiyoruz” dedi.

Çin ekonomisini daha fazla açmak için 2021-2025 dönemine yönelik 14. beş yıllık ekonomik plan üzerinde çalıştıklarını belirten Çin Başbakanı Li Keqiang ise ülkesinin ekonomisinin dış zorluklarla daha çok karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıyor. Li, Çin’in önümüzdeki beş yıl boyunca ekonomik büyümesini makul bir aralıkta sürdüreceğini ve dış ortamın daha fazla belirsizlik ve zorluklarla daha karmaşık hale gelebileceğini belirtiyor.

Bundan sonra ne olacak?

Gelinen aşamada, ABD’nin ilk aşamada Çin mallarına 375 milyar dolarlık gümrük indirimi uygulayacağı, bu kapsamda 15 Aralık tarihinde yapılması düşünülen 160 milyar dolarlık ek vergilerin askıya alındı. Çin’in ABD’den tarım, sanayi ve enerji ürünleri alımlarını yaklaşık 200 milyar dolar düzeyine yükseltmesi karşılığında ABD’nin Çin kökenli ürünlere uyguladığı gümrük vergisi oranlarını düşüreceği açıkladı. Ayrıca 360 milyar dolarlık Çin ürününe uygulanan ek gümrük vergileri yarı yarıya azaltılacak. Çin ilk etapta altı ABD ürününe gümrük vergisi muafiyeti açıkladı. Çin Maliye Bakanlığı ayrıca 1 Ocak’tan itibaren 850’den fazla ürüne uygulanan ek gümrük vergilerini hafifleteceğini duyurdu.

Söz konusu karar ayrıca Çin’in Yol ve Kuşak girişiminde görülen gelişmelere paralel olarak alınırken, bakanlık açıklamasında tarifelerdeki değişikliğin “iç pazarda tedarik sıkıntısı oluşan ürünlerin ve günlük olarak kullanılan yabancı ürünlerin ithalatını artırmak” amacıyla yapılacağı vurgulandı. ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer’ın öngörüsü ise, ABD-Çin ticaret anlaşmasının “birinci aşamasının” ABD’nin Çin’e ihracatını iki yıl içinde yaklaşık iki katına çıkaracağı yönünde.

ABD’li ekonomist Nouriel Roubini, ABD ve Çin’in duyurdukları yeni ticaret anlaşmasını “geçici bir ateşkes” olarak tanımlayarak, iki ülke arasındaki olumlu ilişkinin sürdürülebilir olmasının Washington politikalarına bağlı olduğunu fakat mevcut yönetimin gerekli “stratejik önseziye” sahip olmadığını savunuyor. Roubini, iki ülke arasında varılan ticaret anlaşmasının yatırımcılar tarafından olumlu karşılanmasına rağmen, bu anlaşmanın oluşturabileceği risklere karşı uyarıyor.

Dünyanın en büyük iki ekonomisinin karşılıklı tarifeler ve yaptırımlarla aylar süren ticaret savaşını sona erdirmeye karar vermesine paralel olarak küresel piyasalarda görülen rahatlama, petrol fiyatlarının da dengelenmesine yardımcı oldu. Kuveyt Petrol, Elektrik ve Su Bakanı Khaled al-Fadhel gelişmelerin, 2020’nin ilk altı ayında petrol fiyatlarının dengelenmesine destek olacağını öngördüğünü belirtiyor. Değerli metal fiyatları da oluşan iyimserlikle yükselmeye başladı.

Ticaret savaşlarında yeni cephe: Avrupa

Küresel piyasaların 2020’de pek durgun geçeceği söylenemez. Neticede ABD Başkanı Trump’ın, deyim yerindeyse; eli dursa ayağı durmuyor. Fransa’nın dijital hizmetler vergisinin ABD’li firmalarına zarar vereceğini iddia aden ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lightizer, Fransan’dan ithal edilen toplam 2.4 milyar dolarlık ürüne yüzde 100’e kadar ek gümrük vergisi getirilmesini önerdi. Temsilci, benzer incelemelerin, artan korumacılığa karşı önlem olarak Avusturya ve İtalya için de yapılabileceğini söyledi. AB tarafından buna karşılık verileceğinin açıklaması da Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Marie’den geldi. Bir radyo programında konuşan Le Marie, ABD’nin ek gümrük vergilerinin kabul edilemez olduğunu ve ABD’nin Fransa’dan ithal ettiği ürünlere ek gümrük vergisi getirmesi durumunda, Avrupa Birliği’nin (AB) karşılık vereceğini söyledi. Ticaret savaşlarında Çin cephesinden iyi haberler gelse de Avrupa cehpesinde gerilim yeni başlıyor. Küresel ekonomide durgunluk sinyalleri 2020’de de sürecek gibi gözüküyor.