‘Yeşil dönüşümde dünya ligindeyiz’

HABER MASASI
Abone Ol

Paris İklim Anlaşması, TBMM Genel Kurulu’nda katılımcı milletvekillerinin oy birliği ile onaylandı. Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede kararlılığını ortaya koyan onay, iş dünyası tarafından memnuniyetle karşılandı. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında tüm sektörlerde atılacak adımların belirlenen hedeflere uygun şekilde planlanması gereken bir dönem başladı.

İklim krizi, dünya üzerindeki etkisini artırarak sürdürüyor. Önlem alınmazsa çok yakın bir zamanda, küresel sıcaklık seviyelerinin sanayi devrimi öncesine kıyasla 2,6 derecelerin üzerinde artacağı ön görülüyor. Artan sıcaklıklarla birlikte; Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz havzası başta olmak üzere Avrupa’nın büyük bölümünde; Asya ve Afrika kıtalarında aşırı hava olayları, afetlere yol açan seller ve orman yangınları artacak. Kuraklık yoğunluğu büyük ölçüde artacak. Bu beraberinde açlık, yoksulluk, göç gibi birbirini izleyen küresel krizlerin derinleşmesi riskini de beraberinde getirecek. İnsanlık, ilkim krizine çözüm arıyor.

Paris’te, Aralık 2015’te yapılan 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nda (COP21) onaylanan iklim anlaşması, Nisan 2016’da 190’dan fazla ülke tarafından imzalandı. Anlaşma, 5 Ekim 2016 itibariyle, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 55’ini oluşturan en az 55 tarafın anlaşmayı onaylaması koşulunun karşılanması sonucunda, 4 Kasım 2016 itibariyle yürürlüğe girdi. 2015’te Türkiye, anlaşmaya muvakkafat veren devletler arasında yer aldı.

Paris İklim Anlaşması’nın onaylanacağını ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndaki konuşmasında duyurdu. Dünyanın ilk kapsamlı iklim anlaşması olan Paris İklim Anlaşması, 6 Ekim 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda katılımcı milletvekillerinin oy birliği ile onayladı.

Düşük karbonlu ekonomiye geçişin anahtarı

Anlaşmanın TBMM tarafından onaylanması ne anlama geliyor? Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkan’ı Ahmet Dördüncü bunun Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi. Ahmet Dördüncü, “Paris İklim Anlaşması’nın onaylanması, düşük karbonlu ekonomiye geçişte Türkiye’deki tüm paydaşlar için somut yol haritalarının belirlenmesi anlamına geliyor” dedi.

Yeşil dönüşümü ivmelendirecek sürecin başlangıcı olarak kabul edilen anlaşmanın onaylanmasından iş dünyası da memnun oldu. Uluslararası Yatırımcılar Derneği Başkanı (YASED) Ayşem Sargın da, “Paris İklim Anlaşması’nın TBMM tarafından kabul edilmesi, sürdürülebilirlikte dünya liginde yer alan bir Türkiye demek. Bu önemli adımın ülkemizin her alanda rekabetçiliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da, anlaşmanın iklim krizi ile mücadelede sanayicinin duyarlılığını artıracağını söyledi.

Paris Anlaşması’nın neredeyse tüm dünya emisyonlarını kapsayan, iklim değişikliği konusundaki ilk çok uluslu anlaşma özelliğine sahip olduğunu hatırlatan Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, “Onay çok önemli bir adımdır ama asıl işimiz şimdi başlıyor. Söz konusu geçiş, ilgili tüm politik kararlarda, iş ve yatırım davranışlarında değişikliğe gidilmeyi zorunlu kılıyor” diye konuştu.

Yeşil dönüşümle yeşil kalkınma

İklim değişikliği ile mücadele kapsamında tüm sektörlerde atılacak adımların belirlenen hedeflere uygun şekilde planlanması gereken bir dönem başladı. Yeşil devrim olarak nitelenen bu yeni dönem ile Türkiye’nin milli gelirinin artması, yeni istihdam alanlarının oluşması, çevreci ve yüksek teknolojinin hakim olduğu bir sanayinin oluşması öngörülüyor.

AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile 2050 karbonsuzlaşma hedefine giden yolda, ticari ilişkileri olduğu ülkelerin dönüşmesini bekliyor. İhracatın neredeyse yarısını AB ülkelerine gerçekleştiren Türkiye için bu durum büyük önem taşıyor. 2021 Ekim ayı itibariyle Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu gerçekleştiren Türkiye’de sanayi de karbon ayak izinin takibi ve azaltılması için hızla eylem planlarını hazırlamaya başladı.

Sürdürülebilir sanayiye geçiş teknolojiden, enerjiye kadar çevre dostu ürün ve sistemler geliştiren tüm sektörlerin büyümesine katkı sağlayacak. Türkiye’nin aktif bir iklim politikası yürütmesi halinde milli gelirinin yüzde 7 artacağı öngörülüyor. Enerjide dışa bağımlılığı yüzde 70’lerin üzerinde olan Türkiye’nin 3 fosil yakıt petrol, doğal gaz ve kömür kullanmayı bırakıp güneş, rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaya geçmesi gerekiyor.

Anlaşmaya uyum sürecinin önemli oranda da istihdam yaratacağı öngörülüyor.