Çağdaşsanat, sadece kağıt üzerinde bir “karalama” mıdır?

Cy Twombly
Cy Twombly

Soyutsanatın ortaya çıkmasından bu yana neredeyse bir asır geçmişolmasına rağmen, bir çok insanın hala bu konuda kafasıkarışıyor. Bazıları soyut resimlerin basit çizimlerdenoluştuğunu düşünüyor. Soyut sanatlar ise şu ana kadar bazıaşamalardan geçti.

Konuya direkt girmeden önce birkaç noktaya değinmek istiyorum. Dışavurumculuk eserlerinde boya lekeleri ile temsil edilen ağaçlar ve binalar, Pointlistlerinin çalışmalarında noktalardan oluşan şekiller, Kübist resimlerdeki katı açısal nesneler bize maddi gerçekliğin varlığından sanatçının yaratıcılığına ulaşan başka bir soyut gerçeğe doğru geçtiğimizi gösteriyor. Elbette soyut bir sanatçı olduğunu iddia eden herkes mutlaka bir sanatçı değildir. Ama örneğin Piet Mondrian’ın bir eserini görüp “saçma” olduğunu düşünüyorsanız, şunu sormanız gerekebilir: Sanatçının eserleri doğudan batıya dünyanın farklı yerlerinde bulunan sanat okullarının hemen hepsinde inceleniyor, acaba bu resimleri bu kadar harika yapan şey neydi?

De Stjil akımı
De Stjil akımı

Soyut sanat gerçek bir sanat mıdır?

Bu soruyu cevaplamak için sanatın gerçekte ne olduğunu bilmeliyiz. Sanat ne anlama geliyor? Sormak isteyebileceğiniz bir soru sormama izin verin: Sanat faydalı yada işlevsel olmaktan ziyade estetik bir etki (duygusal/ entlektüel..vb) oluşturmak için yapılmış bir oluşum olduğuna göre, soyut sanat gerçekten sanat mıdır? Şunu da eklemeliyim: Buradaki doğru soru, soyut sanatın sanat olup olmadığı değil, estetik anlayışınızla uyumlu olup olmadığıdır. Ancak gözden kaçırılmaması gereken en büyük yanlış, soyut sanatın kağıt üzerinde sadece bir karalama olduğu iddiasıdır. Lütfen sanatla ilgilenen bir arkadaşınıza bunu söylemeyin yoksa soyut sanatının değeriyle kafanızı şişirebilir -şu an yaptığım gibi-!

Pollock
Pollock

Bazıları soyut sanatın hiçbir şeyi tasvir etmediğini söylüyor, doğru mu?

Tam olarak doğru değil. İnsan, hayvan, doğa, binalar, görsel sahneler ve benzerlerinin doğru şekilde tasviri sağlamadığı söylenebilir. Ancak sanatın olağanüstü bir yetenekten kaynaklanan çeşitli çizgiler ve renklerin kandırabileceği optik bir illüzyon olduğunu hatırlayalım.Örneğin; kaplan onun gerçekliğini yakalayan bir tabloyla mı daha fazla ifade ediliyor, yoksa kaplanın anlamını ve ifadesini yakalayan soyut bir resim ile mi? Sanata sanatsal değerini veren şeyleri düşünelim. Doğruluk? Beceri? İşçilik? Hayal gücü? Yaratıcılık? Kültürel miras? Anlam? Ölcek? Sahnelerin yorumlanması? Bu sorunun birçok cevabı vardır ama sanatı yaratıcı olduğu için takdir eden bir sanatçıysanız, soyut sanat bir resmi sunmaktan daha fazlasıdır. Kamera tarafından çekilen görüntü, resimden daha gerçekçi ve doğrudur. O zaman fotoğraf daha mı sanatsadır?

Bana bir kağıt ver, üzerine birkaç anlamsız çizgi çizerim, al sana sanat!

Her saygın işin arkasında bir teori ve hedef vardır. Sanat hakkında ne kadar çok şey bilirseniz, bir sanatçının size ne söylemeye çalıştığını o kadar anlarsınız. Dillerini anlamak istemiyorsanız, bu sizin seçiminizdir, ancak onu anlamadığınız için şikayet etme şansınız olmayacak. Örneğin, İspanyolca bilmiyorsanız, Kolombiya’da İspanyolca konuşanların olduğu bir odada Türkçe bilmedikleri için kızmayın!

Hiçbir şey ifade etmeyen müzik, müzik anlamına gelir mi?

Bazıları, nasıl müzik yazılacağını ya da müzik aletlerinin nasıl çalındığını bilmeden, eseri yöneten bestecinin düşüncesini ve ne anlama geldiğini anlamadan bile klasik müzik dinlemeyi sever. Şarkıda anlamanıza yardımcı olacak kelimeler olamasa bile onu sevebilir veya nefret edebilirsiniz. Amerikalı ressam Jacqueline McBain her alanın kendine göre avantajları olduğunu söylüyor. Örneğin, programlama mühendisleri diğer programcılarla yoğun bir şekilde yazılı bir kodun boyutu hakkında konuşabilir. Ama benim gibi matematikle ilgilenmeyen bir insansanız bu kodları o alanla ilgilenenler için eğlenceli kılan şeylerden yoksunuzdur. Çağdaş sanat gittikçe daha cesur, egzotik, seçkin ve diğer sanatlardan biraz daha olgunlaşmıştır! Bu sanatların birçoğu mevcut kavramların bazılarına meydan okuyor ve kışkırtıcı bir şekilde onlarla dalga geçiyor. Örneğin aşağıdaki resimde, Baldassari insanların kafalarına nokta yerleştirdi. Neden? Bu size neyi hatırlatıyor?

John Baldessari
John Baldessari

Yol işareti
Yol işareti

Bu doğru, size yol panolarını hatırlatıyor.

Yol işareti
Yol işareti

Neden hayvanlar doğru bir şekilde çizilirken bizim başlarımıza noktalar yerleştirildi?

Alaycı bir imge, işlevi yoktur ve asıl mesele şu ki, mevcut sanatlarımızla günümüze uygun alternatif sanatlar bulmak için meydan okur. Bu kadar mı?Hayır. İnsanın toplumdaki bireyselliğini çözmeyi, silmeyi ve aynı kalıba dönüştürmeyi tartışmak için kapıyı açar. Tıpkı diğerleri gibi. Bu resmi beğenmemeniz veya bir sanat olarak görmemeniz doğal bir şeydir, ilk gördüğünüzde anlayamayabilirsiniz. Ancak anladıktan sonra dünyayı alaycı bir şekilde gören biriyle aynı şekilde göreceksiniz. Burada ince bir farktan bahsetmek gerekiyor, modern sanat öncesinde herkes tarafından anlaşılabilecek görsel bir dil kullanılıyordu. Çünkü hedef kitle okumayı ve yazmayı bilmeyenleri de içeriyordu. Bunun sebeplerinden biri sanatın Avrupa’da İncil’in ayetlerinden hiçbir şey anlamadan dinleyen sıradan insanlara hızlı ve kolay bir şekilde ulaşması gereken kiliseye hizmet etmek için kullanılmasıydı. Böylece çok fazla çaba olmadan duvarlara bakarak anlatılan hikayeleri anlaşılabilir kılıyordu.

Sıradan insanlar bu resimleri gerçekten anladı mı yoksa sadece ana fikri mi yakaladılar?

Çağdaş sanat, başından sonuna kadar hikâye içeren tam bir anlatı çalışması değildir. Bu nedenle, resmi bileşenlere ayırarak ve anlamaya çalışarak görsel fayda elde etmeye vurgu yapılır, çünkü maalesef çalışmanın anlaşılması bu çalışmanın bileşenleri olmadan net olmayabilir. Odaklamaya ve eseri okumaya çalışırken sanat eseri yavaş yavaş anlamını ortaya çıkarmaya başlar, bu nedenle “bir şeyler görmeyi” denemeyi unutmamalısınız. Bunun yerine, gördüğünüzde sizi hangi hissi verdiğini hissetmeye çalışabilirsiniz. Biraz sabır ve dikkatli bakmak gerekebilir. Sanatçının eserleri aracılığıyla iletmeye çalıştığı mesajı anlamaya çalışmalısınız. Kısacası, sanat eserini takdir etmek için sanat eserinde cevabı aramak yerine sorulara bakmalıyız.

Sanatı anlamanın en iyi yolu sanatın yaratıldığı zamandaki oluşum sebebinin farkında olmaktır. Sanatın yaratıldığı zamandaki mevcut teknoloji bilgisi, sosyal, ekonomik, coğrafi, politik, entelektüel değerler sanatın daha iyi anlaşılmasını sağlar.

Diğer soru, neden bilinçli olarak anlamalıyız? Her zaman dinlediğiniz klasik veya pop müziğin anlamını kavrıyor musunuz? Olası bin cevabı olan felsefi bir sorunuz varsa, doğru cevabı bilemezseniz şaşırır mısınız? Genel olarak, çoğu insan anlamadığı veya kavramadığı bir şeyden korkar veya kabul etmez. Tamamen yeni bir şeyi anlamaya çalışmak gerçekten zor, hayatı farklı bir şekilde görmenize yardımcı olacak bu yöntemi kullanmaya çalışmak ve sonra bunu bir sanata dönüştürmek bazı insanların düşündüğü kadar kolay değil. Tam tersi, aslında gördüğün şeyi birebir tabloya dökmek daha çok kolaydır.

Aslında, figüratif resimlerin iyi olup olmadıklarına kolayca karar verilebilir. Çünkü bir eserin kalitesini yargılamak için gerçeğe ve çizilen tabloya bakıp karşılaştırman yeterlidir. Fakat soyut resimlerde bu kadar kolay yapılamaz, çünkü izleyicinin etkileşimine ve cevaplarına ihtiyaç vardır. O zaman izleyici şu soruyla Gözlerin, tablonun içindeki resmi görebilecek kadar iyi mi?

Bazı insanlar bu sorunun zorluğundan figüratif çizimlere yönelerek kaçıyor.

Modern eserlerin arkasında duran hikayeleri nasıl öğrenebiliriz? Ya da gördüklerimize nasıl daha derin ve bilinçli bir şekilde bakabiliriz? Dışarıya çıkıp bazı şeyleri görmek, bu resimlerin önünde durmak ve onları düşünmeye çalışmak, sergilere gitmek ve en önemlisi sabırlı olmak, sanat eserine daha uzun süre bakmak bize yardımcı olur. Tabloyu yapan kişi ne yaptığını anlamanız ve eseri sunmak için saatler, aylar veya yıllar harcar. Bu yüzden ayrıntıları görmeye çalışmak iyi olabilir. Geri dönüp tüm resmi görmek için tekrar denemek, resmin ne düşündürdüğünü düşünmek. Eğer o eser sizi çekmezse demek ki sizin için değildir ama sizin için olmadığını görmek ve karar vermek için zamanınızdan bir dakika ayırmaya değerdir. Sormaktan çekinmeyin, birisine o resmin sırrını sorabilirsiniz: Sanatı öğrenmeden anlayamayabilirsiniz.

Soyut kavramını anlamak için bir örnek vereyim. Bu resimde, soyut ve gerçek olmayan bir alanda, yanağındaki ve kolundaki yansımasını görmenizi sağlayan profesyonelce aydınlatılmış yüzle duran bir kadın buluyoruz. Elbette o resme modern aydınlatma yöntemleri dışında bu yapılamaz. Ama sanatçı bilgisini yalnızca bu imajı geliştirmek ve onu önünüzde görmüş gibi gerçeğe yaklaştırmak için kullanmıştır, aynı zamanda bir tür soyutlama ile gerçeği soyutlamıştır. Soyut sanattan bahsederken; Afrika’da Picasso’ya ilham veren ve farklı formlarda birçok Afrika kabile sanatının olduğunu iddia edenler vardır.

Soyut dışavurumculuk, renk alanı resimleri veya kinetik resimler gibi modern soyut resimler; fotoğrafçılıktan uzaktır ve tamamen soyutlamaya yönelmiştir. Ancak bu anlamsız oldukları anlamına gelmez. Bir resme bakıp: “ne harika bir manzara” ya da “ne kadar lezzetli bir yemek” demek yerine, ruhunuza, zevkinize ve zihninize hitap eden bir çalışma görmek için renklerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamalısınız.

Sonuç olarak, hoşnutsuzluğunuzu ifade etmek ve herhangi bir sanat türünden hoşlanmamak, hatta onu kabul etmemek normaldir.Sanat; görüşler ve algılardır. Bir iletişim türüdür. Bazıları iletişimde tek bir gerçek olmadığını iddia ediyor. Örneğin birine bir şey anlattığınızda sizi anlama yeteneklerine, kelimelerin kullanımına ve bu vesilelerle ne anlama geldiklerine güveniyorsunuz. – sizi siz olarak anlamak-. Her ifadenin iki yönü vardır; sizin için ne anlama geldiği ve başkaları için ne anlama geldiği. İletişimde, anlam her iki tarafa da bakmadan anlaşılamaz ve hiçbir taraf diğerinden daha önemli değildir.

Seni daha iyi tanıyan insanlar seni daha fazla anlayacak, bağlamsal bilgileri bildikleri için karşılaşabilecekleri boş alanlarla doldurabileceklerdir. Ancak yabancılar için görünüşünüz, ses tonunuz, başkalarıyla ve medya ile deneyimleri, onların inançları ve algıları gibi etkenlerin hepsi sizi anlamalarına yardımcı olacaktır.Kıyafetlerini, dinlediğin müziği, gittiğin mekanları, eşlik ettiğin arkadaşları seçiyorsun çünkü bu şeyleri benimseyen topluluğun bir parçasısın.Bu şeylere başkalarıyla veya tek başınıza katılımınız, o topluluğun bir üyesi olduğunuzu gösterir. Bu sizin kişisel bir yansımanızdır ve başkalarına okuyabilecekleri bir resim göstererek kişisel bağlam yaratan bir kısa yoldur.

Bir insanın sanatını takdir etmeye karar verdikten, sanat tarihini ve sanat teorilerini okumaya karar verdikten sonra, bir insanın çeşitli sanat türlerinden zevk almaya başlaması doğaldır. Son iki yüzyıldaki sanat tarihinin araştırılması, size sanat müzelerinde etrafınızda neler olduğunun daha net bir resmini verecektir. Çünkü yalnızca size sunulan görüntüyle ilgilenmeyeceksiniz. O fotoğrafın devam ettiği çerçeveyi görecek, işin amacını derinleştirmek için oluşan fikirler daha heyecanlı ve motive edici olacak.Dünyamızda yaşadığımız ve gördüğümüz her şey ancak gerçek dünyamızdaki bir şeye benzer şekilde takdir edilirse, dünyamızın daha iyi olacağını düşünmüyorum.Mesele şu ki, her sanat eserinin kendisi bir tür soyutlamadır. Örneğin: harita devletin kendisi olmadığı gibi, en gerçekçi resimler aynı şeyler değildir. Ancak sanatçı size bazı şeyleri hatırlatan şeyleri seçen soyut bir temsilcidir.