Farsör

Farsör.
Farsör.

24 Ocak'ta Aykut Nasip Kelebek ile Beykoz'da Üstad Necip Fazıl hakkında konuşacaktık. O gün biz konuşmamızı yapamadık. Beykoz'da bir doğalgaz patlaması yaşanmış. Bir hafta sonraya erteledik. Rahmetli anneannem İstanbul'un sonu ya yangından olacak derdi ya da depremden. Hakikaten Osmanlı dönemi İstanbul'u önce yangınlarla ahşaptan yapılmış evlerinde canlarını kaybetmiş ardından taştan yapılmış yapılara dönmüş bu seferde depremle imtihan olunmuştur.

24 Ocak 1980'de Demirel'in müsteşarı olan Turgut Özal'ın aldığı ekonomiye ilişkin kararlar sonrasında yaşadığımız militarist döneme bir kara eldiven gibi uyum göstermiştir. Yok beyaz değil.Beyaz eldivenler nişanlı kızların ellerine göredir. 21 Aralık 1993'de Iğdır'da Tuzluca ilçesi Kenzek -yeni ismi Sutaşı- köyünde öğretmenlik yaparken köylüler bana çile başladı hoca diyorlardı. Nasıl yani dediğimden bu tarihten 31 Ocak'a kadar olan süreyi çile diye adlandırdıklarını bu tarihe kadar hayvanlarını ahırdan çıkarmayacaklarını köy evinde toplanıp muhabbet edeceklerini ve safların lastik ayakkabılarını sobada yakacaklarını söylediler. Aman dikkat et ha demeyi ihmal etmediler. 31 Ocak 2024'te Beykoz'da Üstadı konuştuk.Üstad, Babıali kitabında Arif Dino’nun kendisine farsör sıfatıyla hitap ettiğini söylüyordu. Fars oyun demek farsör ise oyun kurucu. Farsörlüğü kendisi için kabul etmiyordu. Aynı sıfatı kendisi de Abdülhak Hamid için uygun görmüştü. Eşi Lüsyen Hanım'ın tanıklığı ile Hamid'in Makber'i ilk eşi Fatma Hanım hayattayken yazdığını onca şatafatına rağmen bir farsör olduğunu yazıyor. Hitabe kitabında da Hamid’in hayatındaki asabiyete ilişkin hayranlık cümleleri vardır. Evet farsörlük. Hayatta siyasette ve sanatta ne çok fars ve farsör var. Bir kısmının az bir yetenekli olduğunu söyleyebilsek bile çoğu farsörlükte bile yetersiz. Ne çok acı var demişti Cahit Bey Ne diyeyim ne çok farsör var. Çok acı. Sahi unutmadan Cemal Süreya'nın “Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?” şiiri babası hayattayken yazılmıştır. Az farsör değiller. Ah sörler klasörler farsörler.

Farsör deyince İran devlet aklının farsörlüğünden bahsetmeden geçmek olmaz. Osmanlı farsları acem diye adlandırarak acemi olduğu fikrinde olsa bile ateşgede bir geçmişi şia ile birleştiren -Esed'in Mekkeye Giden Yol kitabında ayrıntılı açıklama vardır- Pers devlet aklı yeni çağlar ve modern zamanlarda Katoliklik ile fars -oyun- kurmaktan hiç vazgeçmemiştir sanki. Bu durumun iki grubun düşünce ve dil yapılarındaki benzerlik ile bir ilgisi var mıdır bilmiyorum belki akademisyenler bakabilir. Kirustan başlayarak perslerin ve İran devletinin Yahudilerle ve İsraille -birbirlerinin karşılıklı varlık sebebi gibiler kayıkçı kavgaları dışında- bağlantısı ise uzmanlık gerektiriyor gibi. Ne çok farsör var. Siz yolda olun yolda kalın yoldan çıkmayın. Çile bitti. Hava güneşli. Sahile inebilirim.