Hala Maradona hala Napoli...

O golden sonra babam afetti Maradona'yı.
O golden sonra babam afetti Maradona'yı.

O golden sonra babam afetti Maradona'yı, "İngilizlere o golü atan çocuk şımarık bile olsa güzel çocuktur," dedi.

Şimdi yalan yok televizyonda sorsalar bana "Maradona mı Messi mi?" diye "bu doğru bir kıyas değil" deyip konuyu kapatırım. Zira futbol takımdan, hocadan, başkandan, şehirden, tribünden, hatta bunlara ilave edeceğim birçok şeyden bağımsız yorumlanmaz, dolayısıyla mukayese edilmez. Lakin iş bir edebiyat dergisi olunca, hele de mübarek Ramazan, mendebur korona zamanlarında pekâlâ bu topa girilir. Hatta el arttırıp "Messi mi Maradona mı" sorusuna "Barcelona mı Napoli mi?"yi bile eklerim. Messi çok başarılı bir futbolcu. Üşendim, bakmadım ama eminim ki aldığı kupalar, oynadığı maçlar, attığı goller yani tüm istatistikleri Maradona'nınkilerden kat be kat fazladır. Üstelik durmaya da niyeti yok gibi. Hatta şuna da eyvallah, Messi'nin gollerinin, asistlerinin, çalımlarının da Maradona'nınkilerden fazlası var eksiği yok. Ama eksik olan bir şey var uşaklar... Hiçbir zaman şöyle bir hikâye yazılmayacak Messi için: Rivayet o dur ki Napoli'de 90'ların sonlarında şöyle bir dedikodu yayılmış. Maradona'nın bir gayrı meşru oğlu var. Kulüp bunu bulmuş ve herkesten gizli idmanlara çıkarıyormuş. 18 yaşına geldiğinde takımla birlikte çalışmaya başlayacak ve Napoli'yi yine şampiyon yapacak.

Maradona'da var olan ve Messi'de asla olmayacak olan bu. Buna mitoloji de diyebiliriz.
Maradona'da var olan ve Messi'de asla olmayacak olan bu. Buna mitoloji de diyebiliriz.

Bu dedikodu şehirde yayılmış ve insanlar buna inanır gibi yapmış. İnanmak istemiş. Ne Messi için olur bu ne Barcelona için... Maradona'da var olan ve Messi'de asla olmayacak olan bu. Buna mitoloji de diyebiliriz. Bakın benim bile kişisel hayatımda bir hikâyesi var Maradona'nın. 86 Meksika zamanı… Ramazan ve iftardan sonra gazoz eşliğinde maç keyfi... Tek sıkıntımız şu ki rahmetli babam popüler olan her şeye karşı dolayısıyla Maradona'ya da. Şımarık buluyor onu, dolayısıyla tüm köy Arjantin ve Maradonacı bir tek biz değiliz. Ta ki Maradona İngiltere'ye o golü atana kadar. O golden sonra babam afetti Maradona'yı, "İngilizlere o golü atan çocuk şımarık bile olsa güzel çocuktur," dedi ve biz de açık açık Maradonacı olabildik. Şimdi demem o ki Messi Napoli'ye gitse, değil şampiyon yapmak yaşayamaz bile orada. Çünkü Messi bir "düzen adamı" Maradona öyle mi ya? Messi saha içinde çok şey üretti, çok şey başardı bilmem kaç kere Avrupa'da yılın futbolcusu seçildi eyvallah. Bunların her biri spor programları için, futbol yorumcuları için çok nitelikli ve üzerinde konuşulası şeyler.

Ama Messi'nin bütün istatistikleri, Barcelona'nın bütün kupaları bir edebiyat dergisinde yer bulamaz. O sebeple hâlâ Maradona, hâlâ Napoli çünkü her ikisi de oyunun gerçeküstü yanlarına götürdü bizi. Ha acı olan ne biliyor musunuz? Bir taraftan Barcelona'nın altyapı düzenini överken, sistemini savunurken, Messi'nin takımını işleyen düzeneğine katkısını anlatırken yani bütün bu doğruları dile getirirken diğer yandan bütün yanlışları, bütün gerçeküstücülüğüyle yeni bir Maradona ve Napoli hikâyesi bekliyor olmak... Programlarda, yazılarda "siz de futbolun, endüstrinin, sistemin gereklerini yerine getirin" derken bile göz ucuyla bir Maradona, bir Napoli arıyorum ben hâlâ, yalan yok. Çünkü gerçeklerden uzaklaşmak, yanında iyi bir hikâye taşıyorsa en çok futbola yakışıyor. Ama bunu televizyonda söylemiyor kendime saklıyorum. Hayırlı Ramazanlar efendim. Epey ara verdik bundan sonra benzer yazılarla buralarda olmaya gayret edeceğiz.