Kendime kadar

Ne zaman başladığını tam olarak bilmediğim o şarkıyı can kulağıyla dinlemeliyim bu kez.
Ne zaman başladığını tam olarak bilmediğim o şarkıyı can kulağıyla dinlemeliyim bu kez.

Ne zaman başladığını tam olarak bilmediğim o şarkıyı can kulağıyla dinlemeliyim bu kez. Dehlizlerde yankılanan binlerce melodiyi bir şekilde susturmalı, efkâra ve aşka bulanmış nice şarkı sözünün çınlamasını önlemeliyim.

Kendime biraz yer açmalıyım. Kuytuda kalmış basık tavanlı bir odanın, güneş ışığı ve temiz hava alabilmek için umut bağladığı yegâne pencere kanadı nasıl ki açılmalıysa günün birinde, benim de kafamın içinde açılmasına o derece muhtaç olduğum bir kanat var. O kanadı ardına kadar açmalıyım. Sevgili dünya, verdiklerinden yoruldum, hepsinden uzaklaşmalıyım. Yaşıtlarımdan önce yazı yazmayı öğrenmek neyse de okumayı öğrenmemeliydim. Can sıkıntısından ansiklopedi ciltleri hıfzettiğim o çocukluk günlerimde kazandığım yutarcasına okuma ve maalesef akılda tutma huyumdan, en geç lise yıllarımda vazgeçmeliydim. Beynim artık envai çeşit fontla şekilden şekle sokulmuş Latin harfler çöplüğü. Rastgele okumanın sağlığa zararlı olduğunu çok önceden öğrenmeliydim sanırım. Ne varsa toparlayıp bir tek harfe sığdırmalıyım.

Yeni bir şeyler için zaten umut kalmadı ya, en azından içinde kendimin sağa sola rahat dönebileceği bir beyne kavuşmalıyım acilen
Yeni bir şeyler için zaten umut kalmadı ya, en azından içinde kendimin sağa sola rahat dönebileceği bir beyne kavuşmalıyım acilen

Kafamın içinde tertemiz duvarlara ihtiyacım var.

Kendime biraz daha yer açmalıyım şimdi. Yeni bir şeyler için zaten umut kalmadı ya, en azından içinde kendimin sağa sola rahat dönebileceği bir beyne kavuşmalıyım acilen. Ezberlediğim şiirlerin mısraları hazır tel tel dökülüyorken kafamın içinde, hepsini bir çırpıda silmeliyim yazdığım duvarlardan. İşime gelen kısımlarını kullandığımı kimse çözemeden henüz, tüm şiirlerden uzaklaşmalıyım. Kendi şiirlerime dönebilirim belki ve kırık dökük üç beş mısrayı ağzımın içinde çakıl taşı gibi çevirmekten kurtulurum böylece. Yine o duvarlara hatırası var diye astığım tüm portreleri de zaman geçtikçe eskimelerine sebep olan çizgiler eklemeye bir son verip solgun yüzlerine, indirmeliyim bir bir. Hayalimde bir portreyi tamamlamaktan ne kadar yorulduğumu anlatmaktansa insanlara, sorunu kökünden halletmeliyim. Kafamın içinde tertemiz duvarlara ihtiyacım var.

Hayatım boyunca matematik öğrenmediğim için kendimi içten bir şekilde kutlamalı ve bu avantajımı hıza çevirmeliyim.

Ne zaman başladığını tam olarak bilmediğim o şarkıyı can kulağıyla dinlemeliyim bu kez. Dehlizlerde yankılanan binlerce melodiyi bir şekilde susturmalı, efkara ve aşka bulanmış nice şarkı sözünün çınlamasını önlemeliyim. Adını bile bilmediğim kendi şarkımın tamamına ömrüm yetmeyecekse de en azında giriş notalarına teslim olmalıyım uzunca bir süre. Tüm bunları yapmaya cesaret bulmuşken hazır, davranmalıyım. Hayatım boyunca matematik öğrenmediğim için kendimi içten bir şekilde kutlamalı ve bu avantajımı hıza çevirmeliyim. Elimde bir balyoz, o galeri duvarlarını yıkmak üzere işe koyulmalıyım. Ta ki daha fazlasını asmam için bekleyenler benden ümidini kesene dek. Kendime kadar gidiyorum bir süre, hoşça kalmalıyım…