Mustafa Ruhi Şirin ile "18 Soruda Nasılsın?"

​Mustafa Ruhi Şirin: Mizacım toprağa yakın olsa da doğayla ilişkisi olan şehirde yaşamayı tercih ettim.
​Mustafa Ruhi Şirin: Mizacım toprağa yakın olsa da doğayla ilişkisi olan şehirde yaşamayı tercih ettim.

Türkiye nasılsa öyleyim. Umut hayalin ikiz kardeşidir. Hem hayal kırıklıklarımdan kayıklar yapıyorum hem de çocuk yüzlü devrimler için yeni cümleler kurmaya hazırlanıyorum.

1- Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şey nedir?

1959 yılında köydeki evimiz bir yatsı vakti yanmaya başlamış. Dört yaşımdayım. Camiden koşarak gelen komşularımız kuyulardan su çekerek yangını söndürürken sesleri ve koşuşturmaları duyuyordum evin içinde. Korkudan bir köşede saklanmışım. Küçük kardeşim Mümtaz dışarı çıkarılmış. Babam ortalıkta olmadığımı fark edince, nerede olduğumu sormuş. Komşumuz ve daha sonra ilkokul birinci sınıfta öğretmenim olan Ahmet Yalçınkaya yanan evin içine girerek kurtarmış beni. O günden bu yana bir ev yanar içimde ve kuyulardan su çekerek çocukları kurtarmaya çalışırım yanan evlerden…

2- Müfredat dışında okuduğunuz ve “çok iyiymiş” dediğiniz ilk kitap neydi?

Kime ait olduğunu hatırlayamadığım Resimli Dünya Atlası sevdiğim ve dünyayı tanıdığım ilk kitap oldu. On bir yaşımda Antoine De Saint-Exupéry’nin Küçük Prens kitabını çok sevdim. O gün bugündür arada yine okurum Küçük Prens’i.

3- Doğa mı, şehir mi? Şehirse neden, doğaysa neden?

Köyde ama şehirli gibi doğduğumu hissetmişimdir hep. Mizacım toprağa yakın olsa da doğayla ilişkisi olan şehirde yaşamayı tercih ettim.

4- En beğendiğiniz mimari eser. Neden?

Mimar Sinan’ın Selimiye Camii yalnızca taşın değil metafiziğin de şiiridir ruh aynamda. Selimiye Camii’ni bana sevdiren Bilge Mimar Turgut Cansever’i şükranla yâd ediyorum.

5- Neydi o şarkının adı?

Yeryüzü hikâyeme değen çok şarkım olsa da türkülerim daha çok. Bu günlerde dinlediğim deyiş tarzında türkünün şiiri Kul Nesimi’ye ait. Yürü bre yalan dünya/ Sana konan göçer bir gün/ İnsan bir ekin misali/ Seni eken biçer bir gün…

6- Biri vardı değil mi “bu insan” olmanızı sağlayan, kimdi o?

İlk arkadaşım babamdı. Yedinci yaşımdayken ebedî yurdumuza göç edince yeryüzü yolculuğumda “insan” olma kozamı ve hayat okulumun inceliklerini anneciğim ve Memduh ağabeyim örmeye başladılar. Bu yüzden, baba ve anne duygusu çok derindir bende.

7- “Şimdi onsuz olmuyor” dediğiniz en iyi arkadaşınız vardır, kimdir o? Niçin dostunuzdur?

Hepsinin adını yazarsam diğerlerine karşı mahcup kalırım: Çocukluk arkadaşlarım ve çok sayıda çocuk arkadaşım var. Bir tren kazasında otuz yaşındayken vefat eden çocuk yayınları prodüktörü Ekrem Oymak. Kırk yedi yaşında aramızdan ayrılan Cahit Zarifoğlu. Ailemden sonra en çok konuştuğum ve dinlediğim Turgut Cansever. Kırk yıllık dostluğumuzda ailece görüştüğümüz ve aramızda kırıklığa dair bir cümle olmayan Mustafa Kutlu.

8- Koleksiyon yaptığınız bir şey var mı?

Çocukken ve kırk yaşıma gelinceye kadar gördüğüm rüyaları kaleme almadım. Rüyalardan bir de tanıdığım ve ölmüş çocuk yüzlerinden bir albüm saklarım içimde.

9- Şunu görmeden/yapmadan ölmek istemem dediğiniz şey nedir?

Zekâ ve yetenekleri öldüren eğitim sisteminin zekâ ve yetenekleri geliştiren eğitim sistemine dönüştüğünü görmeden vefat edersem doğmuş ve doğacak çocuklara borçlu kalacağım.

10- Bize şimdi bir şiir adı vermeniz gerekse...

Kardeş payı olsun: Birincisi babacığımın vefatından kırk yıl geçtikten sonra yazdığım Babam Öldü şiiri. İkincisi, Bilge Şair Sezai Karakoç’un annesi için yazdığı ve annemin adının geçtiği ve defalarca anneciğime okuduğum Yoktur Gölgesi Türkiye’de şiiri.

11- Hangi film? Niçin?

Sevdiğim ilk film önceki yüzyılın ortalarında çekilmiş Lamorisse’un Kırmızı Balon filmi çocuk gerçekliğini erken fark etmemi sağladı. Mecid Mecidi’nin Cennetin Çocukları filmiyse çocukluğun şiiridir aynı zamanda.

12- Batı’yı ve Doğu’yu nasıl tanımlarsınız?

Doğu ve Batı iki farklı zihniyet dünyası. Kuzey’de ve Güney’dekiler dâhil, İnsanlık Medeniyeti’ndeki hikmeti arayan bir öğrenci kabul ediyorum kendimi. Bir insanda bütün insanlığı, bir çocukta dünyanın çocuklarını düşünüyorum.

13- Ejderha mı, Peri Padişahı’nın kızı mı?

Ejderha sözcüğünü duyunca bir an ürperdim! Zaten yeterince ejdarha dolaşıyor aramızda. Benim gibi uzatmalı çocuklar için dünya daha çok bir hayal/oyundan ibarettir. Çocukluk döneminde hayal arkadaşlarımdan birinin adı Naz’dı. Peri Padişahı’nın kızından daha güzel olduğunu söyleyebilirim.

14- Uçakların uçtuğuna inanıyor musunuz?

Uçaklar havalansa ve göğe yükselse de uçmazlar, uçan insandır.

15- Dergide bir duvarımız var. Orası için bir cümle söyler misiniz?

Dünyayı güzelleştiren bir iyilik hikâyeniz yoksa yaşamış sayılmazsınız.

16- Siz şimdi gittiğiniz o şehri çok sevmişsinizdir. Biraz anlatsanıza?

Ziyaret ettiğim Medine, sonsuz bir şiir, Mekke ise sonsuz kanatlı bir kelebektir. Dünyanın barışı ve esenliği için yedi kıtanın çocuklarıyla Kudüs’e yürüyerek ulaşma hayalim gerçekleşmeden ölürsem eksik yaşamış olacağım.

17- Bize bir nasihat vermenizi istesek…

Dünyada hiçbir ödev çocukla ilgilenmekten önemli değildir. İnsanlığı birleştirecek ve kardeşliğe ulaştıracak biricik varlık Allah’ın bize emaneti olan ÇOCUK’tur.

18- Nasılsınız?

Türkiye nasılsa öyleyim. Umut hayalin ikiz kardeşidir. Hem hayal kırıklıklarımdan kayıklar yapıyorum hem de çocuk yüzlü devrimler için yeni cümleler kurmaya hazırlanıyorum.