Post-modern Mitoloji Sözlüğü: Bayram tatili ve sivrisinek

Bu yıl çok savaştık temmuzda bir Bozcada yapalım diyen kahraman olur mu?
Bu yıl çok savaştık temmuzda bir Bozcada yapalım diyen kahraman olur mu?

Tatil üzerine çok düşünülmüş, yazılıp çizilmiş bir kavram. Modern bir mitoloji. Efsanelerde kimse tatile çıkmaz. Şifa aramaya, prensesi kurtarmaya ya da ejderha belasını defetmeye gidilir. Bu yıl çok savaştık temmuzda bir Bozcada yapalım diyen kahraman olur mu?

Dar ofis odamı, ansızın karşımda beliren adamla paylaşıyorum. Orucun kaçıncı günü emin değilim. Orucun kaçıncı saati biliyorum. Bana anlatıyor. Dur diyemiyorum. Kes diyemiyorum. Mevzuyu atlayıp kurtulmak için beklemem gerekiyor. “binlerce farklı siteden” diyor “topladığımız fiyatları” devam ediyor “siz, özel misafirlerimiz için.” Yeşil bir duvarın önünde objektife dönüp beni tatile ikna etmeye çalışıyor. Ekranımda beliren adam, bu reklamdan kazandığı parayla umarım sağlam bir tatile çıkmıştır. Sağ alt köşede atla beliriyor. Atlıyorum.

Türk Dil Kurumu “tatil yapmak”a tatile çıkmak ve işe ara verip dinlenmek karşılıklarını veriyor. Tatil tam olarak ne zaman hayatımıza girdi? Tarihte tatile çıkan ilk kişi kim? Düşünsene, bir gün arkadaşına dönüp “ya şimdi sağlam bir tatil yapsak” diyor. “So what?” diyor diğeri. Beyaz yakalı. “şöyle düşün, basıp gitsek Antalya’ya deniz, kum, güneş.” Açıkçası bilmiyorum. Süreç nasıl gelişti çok önemli değil. Tatil modern bir alışkanlık olarak hayatlarımıza girdi. Tatil; gurbettekilerin, yeni hayatları için vazgeçtiklerine göz atma biçimi. Tatilde memlekete dönülür. Eskiden ait olduğumuz bir coğrafyaya. Çocukluğa. Geçmişle ilişkili her şey modern tatile dahildir. Ya da geleceğe dair hiçbir şey modern tatile dahil değildir. Unutma, bir kentli için köy inanılmazdır ama sadece ilk saat. Tatil üzerine çok düşünülmüş, söz söylenmiş, yazılıp çizilmiş bir kavram. İktisatçılardan siyaset bilimcilerine, iletişimcilerden sosyologlara kadar çeşitli teorisyenlerin oyun parkına büyük harflerle astığı bir tabela. Modern bir mitoloji. Efsanelerde kimse tatile çıkmaz. Şifa aramaya, prensesi kurtarmaya ya da ejderha belasını defetmeye gidilir. Bu yıl çok savaştık temmuzda bir Bozcada yapalım diyen kahraman olur mu? Kuleye ulaşan Roland bir hafta izin mi yapsın?

Tatil modern bir alışkanlık olarak hayatlarımızdaki yerini sürdürüyor. Bununla yetinmiyor. Dönüşüyor. Yeni biçimlerinden biri post-modern mitoloji maddesi olmayı hak kazanıyor: Bayram tatili.

Bayram; gün sayarak beklenilen bir tatil değil, hak ederek erişilen bir gerçek. Gelenek, ritüel. Yenilenmek için bir fırsat. Farklılaşmak için bir kapı. Bayram modern ya da post-modern olmayan bir yerde varlık bulur. Bayram tatili ise post-moderndir. Bu iki kelimenin bile yan yana gelmesi başlı başına bu sözlükte yer bulmasına yeter. Düşünmeye çağıran bayram ve her şeyden kaçabileceğini ima eden tatil. Yorgun dönülen bir bayram tatili. Ekranımda beliren adam “siz, özel misafirlerimiz için” diyor, “yılın yorgunluğunu bayram tatilinde atabileceğiniz binlerce seçenek” 3, 2, 1, ATLA.

Telefonuma uzanıyorum. Güven abiyi arıyorum: "Nasılsın abi, iyi çok şükür, iyiyiz çok selam söyle, büyüyor abi işte altı aylık oldu nerdeyse, senin senaryo işi ne oldu, bekliyoruz inşallah, çok sevinirim akşamına okurum, abi bir işim düştü sana, eyvallah sağol abi, geçen sene kaldığımız otel vardı ya, yok o değil tatilin son üç günü kalmıştık, aynen aynen az odalı olan, bir sorsana bayramda boş yer var mıdır, tabii tabii bebek beşiği de olsun, eyvallah abi çok sağolasın, var mı isteğin gelirken getireyim, olur olur çok güzel olur valla, haber bekliyorum, görüşürüz abi çok selamlar."

Binlerce yıldır coğrafyalarımızı paylaştığımız böcekler de bizimle birlikte post-modern hayatın bir parçası.
Binlerce yıldır coğrafyalarımızı paylaştığımız böcekler de bizimle birlikte post-modern hayatın bir parçası.

Sivrisinek

İlk ne zaman tanıştım hatırlamıyorum. Sanırım hiçbirimiz bir sivrisinekle ilk ne zaman karşılaştığımızı hatırlamıyordur. Umarım. Çok iyi bir tecrübe olmasa gerek. Büyük ihtimal doğduğumuz yılın ilk yazı bir gece sessizce geldi. Savunmasız kulaklarımızdan kan emdi. Ağladık. Ne olduğunu anlamadık. Ne olduğunu anlayamadığımız her an yaptığımız gibi. Ağladık. Sonra kulağımızı kaşıyıp uyuduk.

Kentlerimizdeki her ayrıntıyı milimetrik olarak planlasak bile sivrisinekler, karaböcekler, kulağakaçanlar, çekirgeler, ağustosböcekleri, karıncalar, örümcekler ve çokları evlerimizi bizimle paylaşıyor. Biliyorum, bu satırları bile okurken rahatsız oldun. Yaşamın sürmesi için önemli görevleri var desem? Biliyorum, benim evimde olmasalar pek bir şey eksilmez sanırım, dersin. Binlerce yıldır coğrafyalarımızı paylaştığımız böcekler de bizimle birlikte post-modern hayatın bir parçası. Günümüz bireyi, çevreyi kontrol edemediği her an hastadır. Hava durumunu, trafiği, kan değerlerini, gereken vitamin takviyelerini bilmeli. Yüzlerce temizlik ürünüyle evini temizlemeli.

Bir sivrisineğin sizi ısırdığını düşünün. Belki hiçbir şey olmayacak ya da çeşit çeşit hastalıktan birini mükemmel evinde sana bulaştırırsa.

Ne yaparsak yapalım, karınca on beşinci kata çıkıyor arkadaş. Bir gece yarısı vızıltıyla uyanıyoruz. Böcekler sınırlı ihtimal dünyamızı sonsuz seçeneklerle işgal ediyorlar. Bir sivrisineğin sizi ısırdığını düşünün. Belki hiçbir şey olmayacak ya da çeşit çeşit hastalıktan birini mükemmel evinde sana bulaştırırsa. Ya o benekli arıya alerjin varsa. O böcek ya zehirliyse. Karınca sandviçine girdiyse. Gece uyurken kulağakaçanlar üzerinde parti veriyorsa. Bilemezsin. Bize insan olduğumuzu hatırlatan her şeyden koşarak uzaklaşırken böcekler yanı başımızda duruyor. Sonsuz ihtimallerin tedirginliğinden sınırlı seçeneklerin konforuna uzanıyoruz. Her akşam. Her akşam. Televizyonu açıp. Bir şey olmaz ile ne olacak şimdinin arasında.

İlk ne zaman tanıştım hatırlamıyorum. Sanırım hiçbirimiz bir sivrisinekle ilk ne zaman karşılaştığımızı hatırlamıyordur. Umarım. Sonuncusunu hatırlıyorum. Televizyonun karşısında uyuklarken vızıltısıyla başımda dönüyordu. Beni ısıracak. Yüzümü ısıracak. Aklımda iş güç, bir yandan uyku, bir yanda laptoptaki boş word dosyasının başlığı: Cins-Temmuz. Sivri bir daha uçtu. Elimle kovaladım. Sivri bir daha uçtu. Neden olmasın.

Sivri bir daha uçtu. Çok iyi olur. Sivri bir daha uçtu. Kulağıma kondu.