Uğur Işılak ile "18 Soruda Nasılsın?"

​​Uğur Işılak​: Sen niyetini halis tut, zamanlamayla kader ilgilenir.
​​Uğur Işılak​: Sen niyetini halis tut, zamanlamayla kader ilgilenir.

"Tartışma” eski dilde münazara. Yani nazar etme, karşılıklı bakış oluşturma... Son zamanlarda ise ezme, alt etme, aşağılama... Sen sen ol, Tartışma!

1- Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şey nedir?

Çok şey aslında... En çok da kanepenin sırt kısmını sahne olarak hayal edip oklavayı bağlama yapışım.

2- Müfredat dışında okuduğunuz ve “çok iyiymiş” dediğiniz ilk kitap neydi?

“Sokak Çocuğu” ilk okuduğum kitaptı. Kemalettin Tuğcu’ya ait olan bir roman. Haftalarca Yaşar gibi gezdim. Uğur’a dönmem epey bir zamanımı almıştı.

3- Doğa mı, şehir mi? Şehirse neden, doğaysa neden?

Tabii ki doğa. İnsanoğlu ulaşamadığının delisi, ulaştığının nankörüdür. Herhalde köyde yaşıyor olsaydım, şehirde bir düzen kurmanın planını yapıyor olurdum.

4- En beğendiğiniz mimari eser. Neden?

Her karesinin ayrı bir marifet, sanat ve rikkat ihtiva etmesi sebebiyle Süleymaniye. “Mermerlerin nabzındaki tekbiri” kıyamete kadar duyabileceğimiz mabetlerden birisi olduğu için.

5- Neydi o şarkının adı?

Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına

Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yarına...

6- Biri vardı değil mi “bu insan” olmanızı sağlayan, kimdi o?

Gazali. Çocukluğumda beni en çok etkileyen Gazali eserleriydi. Bugün de öyle.

7- “Şimdi onsuz olmuyor” dediğiniz en iyi arkadaşınız vardır, kimdir o? Niçin dostunuzdur?

20 yıl bana yoldaşlık, sırdaşlık, yarenlik yapan Ferhat abi. 2 sene evvel dar-ı bekaya uğurladık. Yeri doldurulamayan insanlar vardır ya hani, işte öyle.

8- Koleksiyon yaptığınız bir şey var mı?

Sahip olunan her eşya maalesef bizi dünyaya biraz daha bağlıyor. Bu yönüyle biriktirilen şeyin ne olduğundan bağımsız olarak “biriktirmek” kavramının kendisiyle bazı problemlerim var.

9- Şunu görmeden/yapmadan ölmek istemem dediğiniz şey nedir?

“Hakiki ilim marifet-i ilahi ile kalbe tecelli eden ilimdir” der büyükler. Kıyısından, köşesinden bir nebze de olsa bunu tatmadan göçmek istemem.

10- Bize şimdi bir şiir adı vermeniz gerekse...

Aşkın hudûdunu aştı muradım/Maksûda varıştır senden sonrası/Erenler katına belki bir adım /Belki bir karıştır senden sonrası

11- Hangi film? Niçin?

“Issız Adam” Nedenini bilmiyorum.

12- Batı’yı ve Doğu’yu nasıl tanımlarsınız?

“Batı aşkı, doğu aklı öldürdü.” diyor bir düşünürümüz. Bu genellemeye bazı açılardan itiraz hakkımı saklı tutarak, doğu-batı meselesine ilişkin müsavi bir yerde durmak gerektiğini düşünüyorum.

13- Ejderha mı, Peri Padişahı’nın kızı mı?

Ejderha. Yedi başlısından.

14- Uçakların uçtuğuna inanıyor musunuz?

Uçmak kavramının içini nasıl doldurduğunuzla bağlantılı olarak değişebilir bu sorunun cevabı. Fakat yine de modern manada anlaşılan tarafıyla söyleyelim: uçak uçmaz, pilot uçurur.

15- Dergide bir duvarımız var. Orası için bir cümle söyler misiniz?

Sen niyetini halis tut, zamanlamayla kader ilgilenir.

16- Siz şimdi gittiğiniz o şehri çok sevmişsinizdir. Biraz anlatsanıza?

Şehir değil de eyalet olarak Tirol. Yani Alp dağları. Muhtemeldir ki, Alp ismini de ecdattan almış olabilir Avusturyalılar. Hem adı, hem de adı gibi ihtişamı çok etkiliyor bu dağların. Bütün gündemlerden sıyrılıyor, sükuna eriyor, kendime dönüyorum adeta. Her mekânın, her beldenin, her bölgenin özel bir lisanı olduğuna inanıyorum kulaklara 24 saat bir şeyler fısıldayan. Yeter ki kulaklar tıkalı olmasın. Bir de “şerefül mekan bil mekin” var tabii ki. Bu hususta da Asya diyor ve susuyorum.

17- Bize bir nasihat vermenizi istesek…

"Tartışma” eski dilde münazara. Yani nazar etme, karşılıklı bakış oluşturma... Son zamanlarda ise ezme, alt etme, aşağılama... Sen sen ol, Tartışma!

18- Nasılsınız?

Hamdolsun.