Papalar neden istifa ederdi?

Aziz Petrus’ta tarihî anlar Roma’da Aziz Petrus Bazilikası’nda Papa X. Pie’nin (1835-1914) 4 Ağustos 1903’teki taç giyme anından bir kare
Aziz Petrus’ta tarihî anlar Roma’da Aziz Petrus Bazilikası’nda Papa X. Pie’nin (1835-1914) 4 Ağustos 1903’teki taç giyme anından bir kare

Papalık tarihinde, ilk dönemlerde zulme uğrayan bir cemaatin lideri olan papaların cemaatlerini son ana kadar savundukları, ancak canları tehlikeye girdiği taktirde görevlerinden ayrılmayı kabul ettikleri biliniyor.

Papa XVI. Benedikt’in, 11 Şubat 2013’te Fatih Sultan Mehmed zamanında gerçekleştirilen Otranto Seferi’nde ölenlerin ‘aziz’ ilan edilmesi için yapılan toplantıda Papalıktan feragat edeceğini (renuntiationem) açıklaması Papalık tarihinde bir ilk değildi. Bu makamının terk edilmesi, Papalığın yüzlerce yıllık geçmişinde öncelikli olarak siyaset ve iktidar ile yakın ilişki içinde olmasının sonuçlarından biriydi.

Katedralin duvarında bir papa mezarı Fransa’da çıkan L’Illustation dergisinde 1 Ağustos 1903 tarihinde yayınlanan bu gravürde 20 Temmuz 1903’te ölen Papa XIII. Leon’un Sen Piyer Katedrali’nin duvarında açılan boşluğa gömülüşü tasvir ediliyor.
Katedralin duvarında bir papa mezarı Fransa’da çıkan L’Illustation dergisinde 1 Ağustos 1903 tarihinde yayınlanan bu gravürde 20 Temmuz 1903’te ölen Papa XIII. Leon’un Sen Piyer Katedrali’nin duvarında açılan boşluğa gömülüşü tasvir ediliyor.

Papalık tarihinin ilk dönemlerinde zulme uğrayan bir cemaatin lideri olan papaların cemaatlerini son ana kadar savundukları, ancak canları tehlikeye girdiği takdirde görevlerinden ayrılmayı kabul ettikleri biliniyor. Sonraki dönemlerde siyasî baskılar ve sağlık sorunlarının da görevden ayrılma sebepleri arasında olduğu söylenebilir. Son feragat ilanıyla birlikte 10’a yakın, farklı sebeplerle görevden ayrılma veya feragat yaşandığını belirtmek mümkün.

Bilinen en erken ‘feragat’ hadisesi, Romalı Papa I. Clement’inkidir. 1. yüzyılın ikinci yarısında yaşadığı rivayet edilen I. Clement, 88-97 yılları arasında görev yapmış Helenistik Yahudi kültürüne mensup bir papadır. Havarilerle görüşen Clement, Tarsuslu Pavlus’un talebesidir. İmparator Trajan zamanında cemaati ile birlikte zulme maruz kalan Clement’in Roma’dan sürülmesi ve nihayetinde boynuna bir çapa bağlanarak Karadeniz’e atılması etrafında oluşan efsaneye göre Yahudi geleneklerine bağlılığı böyle bir cezaya çarptırılmasına neden olmuştur.

Öldürülüş biçimi nedeniyle Clement, özellikle Doğu Kiliseleri tarafından ‘denizcilerin koruyucusu’ kabul edilir. Sürgüne gönderilmek ve cezalandırılmak üzere yakalanan Clement, Roma’daki cemaatin başsız kalmaması için görevinden feragat etmeye karar vermiş, yerine de Evarist’i (97- 105) Roma Piskoposu tayin etmiştir.

Papalık tarihine dair belgelere dayalı ilk veriler 3. yüzyıla aittir. Bu nedenle, feragati ve bunun nedenleri kesin olarak bilinen ilk papa, 230-235 yılları arasında görevde bulunan Papa Pontien’dir. Bilinen en önemli kararı, ünlü ilahiyatçı Origen’i görüşleri nedeniyle mahkûm etmek üzere Roma’da 231 tarihinde bir sinod toplamasıdır. 235’te tahta oturan İmparator Maximin, işe Hıristiyanlara zulmetmekle başlar. Bu esnada tutuklanıp Sardunya adasına sürülür. Sürgün cezasını öğrenen Pontien, yeni bir piskopos seçilebilsin diye Roma piskoposluğu -dolayısıyla Papalık- görevini 28 Eylül 235’te bırakır. Zorlama sonucu da olsa kayıtlara geçen ilk feragat onun zamanında gerçekleşmiştir.

İlk üç yüzyılın papaları, siyasî iktidarlarca gayr-i meşru kabul edilen bir akımın reisleri olarak görülüyorlardı. Bu dönemde zalim yöneticilerin olduğu bir dönemde mazlum papaların feragatlerinden bahsedilebilir. Aynı dönem Hıristiyanlığın en çok ‘şehit’ verdiği yüzyıllar olacaktır.

Hıristiyanlıktaki ayrışmaların yankısı

4. yüzyıla gelindiğinde Hıristiyanlık köklü bir değişim yaşayacaktı. İmparator Konstantin ile birlikte Hıristiyanlık imparatorluğun önce serbest bıraktığı, sonra resmen tanıdığı, 391 yılında İmparator Theodosius zamanında da yegane meşru resmî din olarak kabul gördüğü bir sürece girer. 6. yüzyıldaysa Papalık imparatorluğun ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Ancak Roma İmparatorluğu’nun başkenti Doğu Roma’dır. 5. yüzyılda Batı Roma’nın çöküşüyle birlikte Papalık makamı da olan Roma şehri her türlü işgale açık bir duruma gelir. Bu nedenle papalar Roma’yı işgal eden yeni krallarla iyi geçinmek durumundadır.

İşte Papalık görevinden ayrılanların üçüncüsü olan Papa Silver, böyle bir siyasî karışıklığın yaşandığı dönemde (536-537) Gotların işgali altındaki Roma’da cemaatinin başındadır. 536’da Doğu Roma (Bizans) askerleri Roma’yı tekrar Gotların elinden alınca, rivayete göre Papa, imparatorluk ordusunun komutanı Belisaire tarafından düşmanla işbirliği yapmakla suçlanır. Bunun üzerine aynı komutan tarafından zorla istifa ettirilir. Ancak tarihçiler bu istifanın siyasî olmaktan çok dinî olduğuna işaret ederler.

Buna göre imparatoriçe Theodora, İsa’nın tek bir tabiata sahip olduğunu savunan bir monofizittir(İsa’da var olduğuna inanılan İnsani ve Tanrısal özelliklerin değişme olmaksızın tek bir tabiatta birleşmesi) ve bu mezhebi sapkın ilan eden bir papanın o makamda kalmasını istemez.

Papalık tarihinde, ilk dönemlerde zulme uğrayan bir cemaatin lideri olan papaların cemaatlerini son ana kadar savundukları, ancak canları tehlikeye girdiği taktirde görevlerinden ayrılmayı kabul ettikleri biliniyor.

Theodora, Silver’in yerine Papa Vigil’i tayin eder. Basit bir rahip statüsüne indirilen Silver, hayatının geri kalan yıllarını inzivada geçirir. Her ne kadar kendi isteğiyle feragat eden ilk papa olarak bilinse de, bu eylemi siyasî zorlama ve baskı ile ayrıldığı için kilise hukuku tanımına göre tam bir ‘feragat’ olarak adlandırılamaz.

Batı Roma’daki Hıristiyanların patriği ile Doğu Roma, yani İstanbul patriği arasındaki ilişkilerin en gergin olduğu dönem şüphesiz 11. yüzyıldır. 1054 yılı, Doğu ile Batı Hıristiyanlığının birbirinden koptuğu ve Batı’dakilerin “evrensel” anlamında Katolik, Doğu’dakilerin ise “doğru inanç” anlamında Ortodoks olarak adlandırılmaya başlanacağı tarihtir.

Bu yüzyılın başında, hayatı hakkında fazla bilgi sahibi olunmayıp görevinden ayrılış sebebi bilinmeyen ve 6 yıl papalık yaptıktan sonra inzivaya çekilen XVIII. Jean görevdedir. 11. yüzyıl, aynı zamanda Papalık makamının ‘parayla alınıp satıldığı’ (simonie) dönem olarak kayda geçecektir.

Papa IX. Benedikt de parayla imtihan edilen en meşhur papalardan olacaktır. 10 Mart ile 1 Mayıs 1045 tarihleri arasında 2 aydan az bir süre görevde bulunan IX. Benedikt, makamından belli bir meblağ karşılığında amcası VI. Gregoire’a devretmek üzere ‘feragat’ eder. Böylece papalık tarihinde makamından maddi anlamda azami düzeyde istifade eden ilk kişi olarak tarihe geçecektir.

Benzer yollarla üç defa papalık görevine gelen IX. Benedikt, VIII. Benedikt ve XIX. Jean’ın yeğenidir. 1032’de babasının kilise mensuplarına yüklü miktarda para aktarmasıyla 20 yaşında papalık makamına oturur. Ahlakî bozulmanın had safhada olduğu bir dönemde görev yapacak, iki defa bu görevinden uzaklaştırılsa da her defasında tekrar Roma’daki yerine oturmayı başaracaktır.

1044’te Roma’daki halk ayaklanması sebebiyle şehirden kaçan Papa’nın yerine III. Silvestre seçilir. Ancak ertesi yıl Roma’ya giren IX. Benedikt, Papalık makamına ikinci defa yerleşir. 21 gün papalık yaptıktan sonra makamını belli bir meblağ karşılığında VI. Gregoire’a devreder. Kendi isteğiyle papalıktan ‘feragat’ eden ve Tuscolo’daki sarayında dinlenmeye çekilen IX. Benedikt, gelişmeleri sarayından takip eder.

20 Aralık 1046’da Papa VI. Gregoire, yeğeni IX. Benedikt gibi parayla satın aldığı makamdan istifa etmek durumunda kalır. Bu duruma itiraz etse de, daha sonra VII. Gregoire adıyla papa olacak yardımcısı Hildebrand ile İmparator tarafından Almanya’ya sürgüne gönderilir.

Baskıyla mı rızayla mı?

1047’de, VI. Gregoire’dan sonra İmparator III. Henry’nin baskısıyla papa seçilen II. Clement’in ölümü üzerine Tuscololular, papalık makamının boş kalmasından istifadeyle bir hamle yaparak IX. Benedikt’i tekrar papalık makamına oturturlar. Böylece üçüncü dönemi başlar. Ancak Romalıların şikayeti üzerine İmparator III. Henry, Papa II. Damase’ı papa olarak göreve getirir. IX. Benedikt ise imparatorun hışmına uğramaktan korktuğu için kaçar. Fakat bu yeni papa da müzmin bir hastalığa yakalanır ve sadece 23 gün makamında oturabilir. Yine İmparatorun talebi üzerine IX. Leon Papalığa seçilir.

Kilisenin Katolik ve Ortodoks olarak ikiye ayrıldığı 1054 yılında Papa IX. Leon’un ölümü üzerine IX. Benedikt Papalık makamına oturmak için bir hamle daha yapsa da başarılı olamaz. Sonunda ahir ömrünü inzivada geçirmek ve günahlarından tövbe etmek üzere Grottaferrata manastırına kapanır.

Papalık ve Hıristiyanlık tarihinin en karışık yüzyılında üç dönem papalık makamına oturmayı başaran IX. Benedikt’in toplam hizmet süresi 12 yıldır.

Manastırda münzevi bir hayat sürerken 1294’te 84 veya 85 yaşında iken papa seçilen V. Celestine önce ‘papaların kendi istekleriyle papalıktan feragat etmesine dair’ bir genelge yayınlar; daha sonra da bu genelgeye uygun olarak 5 ayın ardından kendi rızasıyla görevinden ayrılır. İki yıl sonra da inzivaya çekildiği manastırda vefat eder.

15. yüzyılın ilk yarısında papa olan XII. Gregoire Roma’da, Avignon’da ve Pisa’da olmak üzere aynı anda üç ayrı papanın görev yaptığı bir dönemde Hıristiyan birliğinin parçalanmışlığına son vermek üzere kendi rızasıyla 4 Temmuz 1415’te feragat edecektir.

15. yüzyıldan bu yana feragat müessesini işleten son papa ise 11 Şubat 2013’te bu kararını açıklayan XVI. Benedikt olmuştur.

Her ne kadar Papalık tarihçileri ondan, V. Celestine’den sonra hiçbir siyasî baskı altında kalmadan kendi rızasıyla görevinden istifa eden ikinci papa olarak bahsediyor olsalar da, Papalık dönemi boyunca ortaya çıkan pedofili skandalları, Vatikan bankalarındaki usulsüzlükler ve “Vatileaks” olarak bilinen Vatikan’a ait gizli belgelerin sızmasının bu ‘feragat’ kararında etkili olabileceği de düşünülmektedir.