Hükûmet sosyal medya doktorlarının varlığından şikayetçidir

Sosyal medya doktorları, tıbbi bilgilerini ve bu bilgilere dayalı yorumlarını İnstagram, Twitter, Youtube gibi sosyal mecralardan paylaşan doktorlardır.
Sosyal medya doktorları, tıbbi bilgilerini ve bu bilgilere dayalı yorumlarını İnstagram, Twitter, Youtube gibi sosyal mecralardan paylaşan doktorlardır.

İnternet; 1970’lerde, genç bir matematik mühendisinin, kulakları duymayan karısının dünyayla iletişime geçmesini kolaylaştırmak için icat ettiği bir şey olarak başladığı yolculuğundan günümüze kadar fazlasıyla gelişti. Artık yalnızca iletişim kurmamızı kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda herhangi bir bilgiye müthiş bir hızda erişmemizi, dünyanın her yerinden kitleleri etkilememizi ve keyifli vakit geçirmemizi de sağlıyor. Sosyal medyanın engellenemez yükselişi ve insanların üzerinde sahip olduğu etki ile beraber günümüz dünyasında artık yalnızca kendi kimliğimize sahip olmak yeterli değil, aynı z amanda bir internet personasına da sahip olmak gerekiyor. “Influencer” olmanın çok revaçta olduğu günümüz dünyasında, doktorların kendi bilgilerini ve yorumlarını bu şekilde veriyor olması ise diğer insanlara ve meslek gruplarına göre farklı durumlar ortaya çıkarabiliyor.

Hükûmet

Sosyal medya doktorları hakkında getirebileceğimiz ilk eleştiri, insanları doktora gitmemeye teşvik ettikleri yönünde. 21. yüzyıl dünyası fazlasıyla hızlı akan ve vakitten tasarruf etmenin önemli olduğu bir dünya. İnsanlar hayatın hızlı olmasına çok alıştı. İnternet sayesinde hiçbirimiz yemek tarifi kitabı okumuyoruz çünkü tek tıkla o yemeğin tonlarca tarifini bulabiliyoruz. Ansiklopedi kullanmamıza gerek kalmadı çünkü arama motorları ve dijital ansiklopedilerde, saatlerce okuma ve araştırma yapmak yerine, anahtar kelimeler ve “enter” tuşu ile istediğimiz bilgiyi saniyeler içerisinde elde edebiliyoruz. Bu konfora bir hayli alışmış hatta içinde doğmuş insanlara hastaneye gitmeme fırsatı sunmak ise bir lütuf. Saatlerce yol çekmeden, havasız ve soğuk koridorlarda sıra beklemeden, hastalık kapma korkusu olmadan, hastane kokusu almadan saniyeler içerisinde neden hasta hissettiğinizi öğrenebiliyor, üstüne üstlük bir de çözüm önerisi alabiliyorsunuz. Teraziye koyduğunuz zaman, gerçekten mecbur kalmadığınız sürece hastaneye gitmek asla makul gelmiyor.

Sosyal medya doktorları hakkında genel bir inceleme yapacak olursak iki genel kategoriye ayırabiliriz. Yalnızca bilgi paylaşan doktorlar ve kendi yorumlarını da katan doktorlar. İki doktor türü de kendi içerisinde problemli. Yalnızca bilgi paylaşan doktorlar fazlasıyla genel bilgiler veriyor. Oysa hastalıkların etkileri ve belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor bu yüzden konulan teşhisin hastaya özel olması gerekiyor. Sosyal medya doktorları yalnızca hastalık hakkında bilgi sahibi oluyor, hasta hakkında değil. Sosyal medya doktorları olmasa bile insanlar aldıkları kulaktan dolma bilgilerle kendilerine teşhis koymaya çok meyilli oluyor. Bazı insanlar forumlarda, internet sitelerinde rastgele insanlar tarafından yazılan rastgele yazılara inanmaya bile fazlasıyla meyilli oluyor. Hatta bu durum kendi kendilerine koydukları teşhise uygun ilaçlar kullanmaya kadar gidebiliyor. Bilinçsiz ilaç kullanımı, duruma yardımcı olmadığı gibi istenmeyen yan etkilere yol açabiliyor. İlaçların ve dozajların doktorlar tarafından belirleniyor olmasının bir diğer sebebi de bu. Alerjik reaksiyon yapmaması için muadil ilaç verilebiliyor ya da hastanın vücut özelliklerine göre farklı bir dozaj yazılabiliyor. Ne olduğu belirsiz forumlardaki anonim yazılara inanıp kendi kendine tedavi uygulayan insanlar olurken, doktorların sosyal medya üzerinden açıklama yapması durumu çok daha kötü bir hale getiriyor. Doktorların hastalıklar hakkında bilgi vermesi, teşhis hikayeleri anlatıyor olması insanlara inanmak için çok daha fazla sebep veriyor. Doktorun anlattığı bilgi, suni bir kesinlik hissi veriyor. Doktorların haklı olduğu senaryoda bile yine de hastaya göre teşhis konulmaması, hastaya göre ilaç yazılmamış olması hâlâ problemli bir durum. Yanılmamak için doktora gitmemiz gerekirken, doktorları telefon ile eve getirdiğimiz yanılgısı oluşuyor.

İşin içine doktorun yorumu girdiği zaman problem çok daha büyümeye başlıyor. Yukarıdaki zararların üstüne aynı zamanda subjektiflik de ekleniyor. Doğruluğu kanıtlanmış bilgilerin üzerine doktorların yorumları/ düşünceleri eklendiği takdirde, hastaların bu görüşün dışına çıkması zorlaşıyor çünkü çoğu sosyal medya doktoru bu görüşleri tek ve kesin doğruymuş gibi savunuyor. Henüz tıp dünyasında kanıtlanmamış, netliğe kavuşmamış konularda yorum yapıyor ve hastayı gerekli tedaviyi almama yoluna itebiliyor. Limon kürü, salatalık suyu gibi “ilaç”larla sorununu çözeceğine inanan hasta, doktora gitmiyor. Doktora gittiği durumda da sosyal medya doktoruna güveni yüzünden kendisine yazılan reçeteyi ve tedaviyi reddedebiliyor.

Bütün bunları kocakarı tedavisine güvenmekten ayıran şey ise, kaynağın bir doktor olması. Sağlık konusunda sağduyulu bir şekilde güvenilebilen tek kaynak olarak görülen doktorların, kendilerine karşı olan bu güvenme eğilimini sosyal medya üzerinden kullanıyor olması fazlasıyla kötü sonuçlara yol açabiliyor.

Aynı zamanda sosyal medya doktorlarının varlığı, yanlış bilgilerin yayılmasına çok elverişli bir ortam hazırlıyor. Herhangi bir kredibilite ve kaynakça göstermelerine gerek kalmadan açıklama yapabilen bu doktorlar, kendileri yanlış bilgiler yaymasa bile insanları sosyal medya üzerinden “doktor” kimlikli hesaplardan bilgi almaya ve bu bilgiyi doğru olarak kabul etmeye meyilli hale getiriyor. Bilgi yayılımının inanılmaz hızlı olduğu ve herhangi bir kaynak ve kesinlik gösterme zorunluluğunun olmadığı sosyal medya platformlarında doktorlar ya da doktor olduğunu iddia eden kişiler tarafından bu yanlış bilgilerin verilmesi, çok büyük bir zarar.

Bütün bu genel zararların yanı sıra, pandemi gibi olağanüstü durumlarda da sosyal medya doktorlarının kayda değer etkileri olduğunu görebiliyoruz. Halkı paniğe sürükleyen ve irrasyonelliğin had safhada olduğu bu tarz durumlarda sosyal medya doktorlarının varlığı iki şekilde problem yaratıyor. Birincisi, kaynakların çoğalıyor olması bilgi kirliliğini ve yanlış bilgi yayılma ihtimalini fazlasıyla çoğaltıyor. Twitterda bir doktorun yazdığı yazılar, halihazırda paniklemiş ve irrasyonel olan halkı kolayca manipüle edip yönlendirebiliyor. İkincisi ise kendi yorumlarını katan doktorların komplo teorilerini ve aşı karşıtlığı tezini destekleyebiliyor olması. Kendilerine fazlasıyla güvenilen doktorlar birinci el kaynak olarak görüldükleri için yaptıkları açıklamalarla şüphe, korku gibi duygular uyandırabiliyor ya da aşı karşıtı argümanları destekleyecek şekilde konuşup pandemi riskinin düşmemesine neden olabiliyor.

Muhalefet

İnternet’in iletişim kurmanın yanındaki ana amacı olan bilgiye erişim hakkının korunması, her alanda çok önemli. Konu tıbbi bilgi olduğunda ise sosyal medya doktorlarının katkısı çok daha kritik hale geliyor. Özellikle medikal hizmetlerin çok pahalı olduğu Amerika gibi ülkelerde, doktora gitmek insanların sırtına büyük bir finansal yük yüklüyor. Ölüm döşeğinde olmadıkları sürece, ekonomik çekincelerden dolayı ambulans bile çağıramayan insanlardan, rutin bir şekilde ya da her sorun yaşadıklarında doktora gitmelerini beklemek pek de sağlıklı bir beklenti değil. İnsanlar, semptomlarını görmezden gelmek ya da hiçbir bilgilerinin ve tecrübelerinin olmadığı noktalarda yalnızca uzanıp hastalıklarının geçmesini beklemek yerine Sosyal Medya doktorları sayesinde hastalıkları hakkında çok daha fazla bilgiye sahip olup buna göre davranabiliyor. Nasıl bir süreç izlemeleri, ne yapıp yapmamaları gerektiği konusunda çok daha bilgili bir şekilde hareket etmeye başlıyorlar. Semptomları önemsememek sadece finansal bir durum da değil. İnsanlar soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların yaygın ve hızlıca tedavi edilebilir olmasına o denli alışmış durumda ki artık çoğu hastalığı ateşimiz çıkmadığı sürece görmezden geliyoruz.

Hastalıklarda erken safhada teşhis koymak, hastanın sağlığı ve hayatı için kritik önem taşıyan bir durum. Sosyal medya doktorlarının gerçekten çok büyük fayda sağladığı bir diğer alan da burası. İnsanlar, kendi semptomları ile sosyal medyadan duydukları semptomları kıyaslayarak durumlarının ciddiyeti hakkında yorum yapabiliyorlar. Özellikle salt bilgi paylaşan sosyal medya doktorlarının etkili olduğu bu alanda, bir sorun olduğunu düşündüğümüz anda ilaç kullanacak kadar bilinçsiz olduğumuz büyük bir ön kabul. İnsanların aldıkları bilgiler sayesinde doktora gitme motivasyonuna sahip olacaklarını da söyleyebiliriz. Özellikle yalnızca öksürdüğünüz ve grip olduğunuzu düşündüğünüz bir durumda internette gördüğünüz bir doktor size akciğerinizde ciddi bir problem olabileceğini söylediğinde ya da karın ağrınızın apandisit patlaması olabileceğini öğrendiğinizde, yalnızca bu korkunuzun yersiz olduğunu öğrenmek için bile, doktor kontrolüne gitmeye gerçekten motive oluyorsunuz.

Aynı zamanda meme kanseri ya da Covid-19 gibi hastalıkların öldürücülüğünün azalmasında sosyal medya doktorları çok etkili. Erken teşhisin bir kaç günle bile hayat kurtardığı bu ölümcül hastalıklarda doğru ve çeşitli bilgilere hızlıca erişebilmek, hastalık ilerlemeden kontrole gitmenizi ve hastalığınızı görmezden gelmemenizi/gözden kaçırmamanızı sağlıyor.

Sosyal medya; insanların iyi, doğru ve eğlenceli olanları yücelttiği bir mecra. Çok eleştiri alıyorsanız ya da yanlış bilgiler veriyorsanız popülerliğiniz düşüyor ve göz önünde olma oranınız azalıyor. Sosyal Medya doktorları içerisinde de doğru ve faydalı bilgi verenlerin öne çıkacağını söylemek mümkün. İnsanlar sosyal medya doktorları sayesinde birçok farklı yorum alıp bu yorumları kendi süzgeçlerinden geçirip karşılaştırarak çok daha bilinçli bir hale gelebiliyor. Bu sayede hastalıklara karşı daha duyarlı ve daha bilinçli bir toplum oluşturabiliyoruz. Günün sonunda, halihazırda ilaç ve tedavi almak için doktora gidecek olan sağduyulu insanlar sosyal medya doktorları sayesinde kendilerini daha iyi tanıyor ve hastalıklara karşı daha bilinçli davranıyor.

Münazara:

Galip Eren Abat-Boğaziçi Üniversitesi Dilbilim Öğrencisi

Yavuz Yiğit-Sayfa Editörü-Münazara Hitabet Derneği Başkanı