Diego Armando Maradona: Bir efsanenin ardından

Kupanın en dikkat çeken maçı elbette İngiltere-Arjantin arasında oynanan maç olacaktı. Çünkü iki ülke kupadan hemen önce Falkland Adalarında karşı karşıya gelmiş ve Demir Leydi Margaret Theatcher, bu savaşı İngiltere lehine sonlandırmıştı. Bücür adam, çeyrek finalde İngiltere karşısında ülkesinin Falkland Savaşı'nda incinen onurunu attığı gollerle tamir ediyordu.
Kupanın en dikkat çeken maçı elbette İngiltere-Arjantin arasında oynanan maç olacaktı. Çünkü iki ülke kupadan hemen önce Falkland Adalarında karşı karşıya gelmiş ve Demir Leydi Margaret Theatcher, bu savaşı İngiltere lehine sonlandırmıştı. Bücür adam, çeyrek finalde İngiltere karşısında ülkesinin Falkland Savaşı'nda incinen onurunu attığı gollerle tamir ediyordu.

“Zidane’ın topla yaptığını, Maradona portakalla yapar”

Michael Platini

25 Kasım günü, haber merkezlerinin spor birimleri şaşkınlık veren bir haberle çalkalandı. Haber doğruydu. Evet, Diego Armando Maradona ölmüştü. Beklenmeyen bu göç, kenarda hazır bekletilmeyen bir ölüm haberiydi. Büyük bir hızla yazılan “son dakika”lar elbette duygu doluydu.

Maradona gibi önemli bir kişiliğin beklenmedik şekilde ölmesi, akıllara suikast mı düzenlendi sorusunu da getirdi. Maradona'nın kızları Dalma ve Giannina'nın ifadelerinde vücudun geri kalanına yeterince kan pompalayamadığı için hayatını kaybettiği basına yansıdı.babalarının aldığı ilacın uygun olup olmadığının sorgulanmasını istemişlerdi
Maradona gibi önemli bir kişiliğin beklenmedik şekilde ölmesi, akıllara suikast mı düzenlendi sorusunu da getirdi. Maradona'nın kızları Dalma ve Giannina'nın ifadelerinde vücudun geri kalanına yeterince kan pompalayamadığı için hayatını kaybettiği basına yansıdı.babalarının aldığı ilacın uygun olup olmadığının sorgulanmasını istemişlerdi

Haber bültenlerinin altındaki kırmızı bantta yazanları şöyle özetleyelim; Arjantin basınında çıkan habere göre Maradona, kalp ve akciğer rahatsızlığı nedeniyle öldü. Kasım başında beyin ameliyatı geçiren yıldızın, ölümünün bu ameliyatla ilgili olduğu düşünüldü ama öyle olmadığı anlaşıldı.

Bir neslin efsanesi, gelmiş geçmiş en iyi futbolculardan Maradona’nın “erken” ölümü üzerine sosyal medyadan ardı ardına paylaşımlar yapıldı. Ona dair bilinmeyenler yazıldı.

Zor ve zorluğun zaferin

30 Ekim 1960 tarihinde Buenos Aires'te dünyaya gelen Diego Armando Maradona, futbol tarihinin en büyük oyuncularından biri olarak kabul ediliyor.Ne kadar zor şartlardan gelirsen o kadar başarılı olursun. Belki bazı örnekler bu tezi yalanlayabilir ama yok sayamaz. Lampard, Kaká, Pique, Van Persie aileden zengin olan başarılı futbolculardan sadece birkaçı. Ama kader hep fakirlerin hayatını yazmakta usta olmuştur. Diego Armando Maradona örneğinde olduğu gibi.

1960 yılında Buenos Aires’in gecekondu semti Villa Fiorito'da doğdu Diego.
1960 yılında Buenos Aires’in gecekondu semti Villa Fiorito'da doğdu Diego.

Maradona ailesi kuzeydoğu Arjantin'in Corrientes eyaletindeki Esquina kasabasında yaşıyordu. Takvimler 1960'ı gösterdiğinde aile güneye, Buenos Aires'e taşınmıştı. Maradona’nın babası bir nehir kasabası olan Esquina’da hamallık yapıyordu. Aile, kil ve gübreden yapılmış bir kulübede yaşıyordu. Babası düzenli para alamıyordu. Böyle bir ortamda 1960 yılında Buenos Aires’in gecekondu semti Villa Fiorito'da doğdu Diego.

Maradona İtalya’da

Profesyonel futbolculuk kariyerine Argentinos Juniors'ta başlayan Maradona daha sonra Boca Juniors, Barcelona, Napoli, Sevilla, Newell's Old Boys’ta devam etti. Çıktığı 101 millî maçta, 41 gole imza attı.

Daha sonra İtalya liginin küme düşme hattında bulunan takımı Napoli'ye transfer oldu ve ikinci senesinde Napoli’yi şampiyon yapıp, dev takımlar arasına soktu. Fakir Napoli’ye dünyanın en pahalı oyuncusu sıfatıyla transfer olan Maradona, kulübe, iki lig şampiyonluğu, bir UEFA Kupası, bir İtalya Kupası ve bir İtalya Süper Kupası kazandırdı.

Mezarlıktaki Pankart

Juventus taraftarlarının güney şehirlerle alay etmesi pek sıradan bir durumdu. Güney şehirleri “pis” diye nitelenirken, Napolililerden ise “colerosi (kolera hastaları)” diye bahsediliyordu.

Mezarlıktaki Pankart
Mezarlıktaki Pankart

Juventus taraftarları, tezahüratlarında “Yıka onları Vezüv, onları ateşinle yıka” diye haykırırken, Maradona bu kine, kariyerinde belki de kullandığı enfes bir serbest vuruş gölüyle cevap veriyor. Bu gol, Juventus’u yenmelerine ve uzun zamandır yenilmez sanılan kuzeyin de yenileceğini ispatlıyor. Maradona Juventus galibiyetini bir kahraman edasıyla “Ben İtalya'ya gittiğimde İtalya'da bir kural vardı, Güney kuzeyi yenemez. Torino’da Juventus’a 5 attık. İtalya’nın hiçbir şekilde değer görmeyen bir bölümünü temsil etmiş gibi hissettim” diyordu.

Mesela, 1984 yılında hasta bir çocuk için Napoli ve FİFA'ya yardım maçı teklifinde bulunan Maradona, teklifi reddedilince çocuğun evinin karşısında bir maç düzenlemişti. Özel bir tribün bile kurulan maçı 4 bin kişi izlemiş, çocuk için gerekli para toplanmıştı.

Napoli’de çok seviliyordu. Sevmemek mümkün müydü? Müthiş paslar atan, çalımlar sergileyen bir efsaneydi o. Kısa boyuna rağmen saha da ortaya koyduğu yetenek parmak ısırtıyordu. Taraftar çok seviyordu onu, bir mezarlığın duvarına 1987 lig şampiyonluğunun ardından “Ne kaçırdığınızı bilmiyorsunuz” yazacak kadar. Ama... 1990 dünya kupasında yaşananlar yüzünden Maradona hedef haline gelecekti.

İngiltere’ye atılan gol

Maradona ilk dünya kupasını Arjantin formasıyla, 1986 Meksika’da kaldırdı. 82 kupasında bekleneni veremeyen Arjantin'in 26 yaşındaki yıldızı, nihayet dünya kupasının sahibi olmuştu. 86’da ortaya koyduğu performans göz dolduruyordu. 10 gole (5 gol, 5 asist) doğrudan katkı sağlayan yetenek, attığı bir golle organizasyonun önüne geçerek çok konuşulacaktı.

  • Kupanın en dikkat çeken maçı elbette İngiltere-Arjantin arasında oynanan maç olacaktı. Çünkü iki ülke kupadan hemen önce Falkland Adalarında karşı karşıya gelmiş ve Demir Leydi Margaret Theatcher, bu savaşı İngiltere lehine neticelendirmişti. Bücür adam, çeyrek finalde İngiltere karşısında ülkesinin Falkland Savaşı'nda incinen izzetini attığı gollerle bir nebze hafifletiyordu.

Maradona, Azteca Stadı'nda 114 bin kişinin izlediği maçın ikinci devresinde kendi yarı sahasından başlattığı koşusunu İngiltere kalesinde bitirdi. Bu gol, futbol tarihinin en güzel golleri arasına kendisini yazdırdı. Maradona, İngiliz kaleci Shilton'ı eliyle attığı golle mağlup ededursun, Tunuslu hakem Ali Bennaceur golü onaylayarak santrayı gösterdi. İngiliz futbolcuların itirazlarına rağmen hakemin kararı değişmedi. Maradona, maç sonu gazetecilerin “Golü elinle mi attın” sorusuna şu cevabı veriyor, “Biraz Tanrı’nın eli, biraz Maradona’nın kafası.” Bu ifade Maradona’nın yıllar boyunca böyle anılmasını sağlayacaktı.

Maradona, Azteca Stadı'nda 114 bin kişinin izlediği maçın ikinci devresinde kendi Maradona yarı sahasından başlattığı koşusunu İngiltere kalesinde bitirdi.
Maradona, Azteca Stadı'nda 114 bin kişinin izlediği maçın ikinci devresinde kendi Maradona yarı sahasından başlattığı koşusunu İngiltere kalesinde bitirdi.

Maçın neticesiyle Maradona sadece Arjantin halkını değil, tüm Güney Amerika'yı sokağa döküyordu. Finalde Almanya ile karşılaşan Arjantin, Maradona’nın maçtaki 1 gol 2 asistiyle kupayı ülkesine götürdü. İlk kez bu turnuvada görülen Meksika dalgası dünya tribünlerine yayılacaktı.

İtalyanlarla ters düşüyor

1990 Dünya kupasında ev sahibi İtalya ile Napoli’de karşı karşıya geldi Arjantin. Maç öncesi İtalyan taraftarlardan "Hayatınızın 364 günü İtalya'yı ve millî takımınızı tutabilirsiniz. Ama gelin bir günlüğüne benim dediğimi yapın. Yarın, ne olur beni ve Arjantin'i destekleyin" ricasında bulundu.

1990 Dünya kupasında ev sahibi İtalya ile Napoli’de karşı karşıya geldi Arjantin.
1990 Dünya kupasında ev sahibi İtalya ile Napoli’de karşı karşıya geldi Arjantin.

Bir gün önce bu cümleleri kuran Maradona, kendisini bağrına basan Napoli halkının İtalyan olmadığını ileri süren tuhaf bir açıklama yaptı. Bu elbette hiç hoş karşılanmadı. Maçta penaltı golüyle İtalya’yı turnuvadan elemesiyle Maradona’ya beslenen kin büyüdü.

  • Devam eden maçlarda Arjantin millî marşını ıslıklayan İtalyanlara Maradona ağza alınmayacak küfürler etti. Bir zamanlar onu destekleyip göğe çıkaran Camorra mafyası da onu yüz üstü bırakmıştı.

ABD’de düzenlenen 1994 dünya kupasına Maradona fırtına gibi başlasa da doping kullandığı tespit edildi. Organizasyondan diskalifiye edilen Maradona’nın ülkesi gruptan çıkamadan Bulgaristan'a 2-0 yenildi. Arjantin ve yetenekli yıldız 94 Dünya Kupasına böyle veda ediyordu.

Bağımlılık yılları

Kariyerinin zirvesinde Napoli’de güzel işler yapan genç yıldız, günler süren kokain partilerinden sonra antrenmana çıkıp, hafta sonu da ligde ter döküyordu. Kondisyon tutmayı bırakan Maradona’yı bir süre sonra çocukları bile tanıyamayacak duruma gelecekti. 1991 yılında Maradona’nın Bari maçından sonra girdiği testte kokain kullandığı ortaya çıktı ve 15 ay men cezası aldı. Daha sonra iniş dönemi başladı, kokain bağımlısı oldu. Ardından İtalya'dan ayrıldı.

Kariyerinin zirvesinde Napoli’de güzel işler yapan genç yıldız, günler süren kokain partilerinden sonra antrenmana çıkıp, hafta sonu da ligde ter döküyordu.
Kariyerinin zirvesinde Napoli’de güzel işler yapan genç yıldız, günler süren kokain partilerinden sonra antrenmana çıkıp, hafta sonu da ligde ter döküyordu.

İçine düştüğü durumun, elde ettiği başarıların üzerine yüklediği psikolojik ağırlıktan kaynaklandığı düşünüldü. Kimisi Camorra mafyasının onun bu hale gelmesinde etkisi olduğunu savundu. Arjantinli yıldız, 2017 yılında bir İtalyan televizyonunda katıldığı programda, uyuşturucuya ilk olarak 24 yaşında Barcelona’da oynarken başladığını itiraf etti.

Doping gelişmeler sonrası 37 yaşında futbolu bıraktı. Daha sonra verdiği röportajlarda “Uyuşturucu kullanmasaydım daha uzun yıllar oynayabilirdim. Çok pişmanım” diyerek pişmanlığını dile getirdi.

Maradona’nın uyuşturucu haberlerinin yanında alkol bağımlılığı da eklendi. Bücür adam, hızla kilo alarak tanınamayacak hâle geldi. 128 kiloya dayanan Maradona, 2004’te kalp krizi geçirdi. Uzun süre yoğun bakımda kalan yıldız, bağımlılıklarından kurtulmak için tedaviye başladı. Midesinin bir bölümü alındı. Kendisini toparlayan Arjantinli yıldız, futbola geri dönüyordu.

‘Kalben Filistinliyim’

Maradona aynı zamanda bir siyasi figürdü. Küba'nın sosyalist lideri Fidel Castro için “ikinci babam” diyordu. Kolunda Che Guevara, bacağında ise Fidel Castro dövmesi vardı. Desteklediği, kendine yakın hissettiği siyasetçiler, eski Venezuela devlet başkanı Hugo Chavez, eski Brezilya devlet başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, eski Uruguay devlet başkanı Jose Mujica, eski Bolivya devlet başkanı Evo Morales ve Venezuela devlet lideri Nicolas Maduroydu.

2012'de yaptığı bir konuşmada, kendisini “Filistin halkının bir numaralı hayranı” olarak tanımlayan Maradona,
2012'de yaptığı bir konuşmada, kendisini “Filistin halkının bir numaralı hayranı” olarak tanımlayan Maradona,

2012'de yaptığı bir konuşmada, kendisini “Filistin halkının bir numaralı hayranı” olarak tanımlayan Maradona, "Onlara saygı ve sempati duyuyorum. Filistin'i korkusuzca destekliyorum" demişti. İsrail'in 2014’te Gazze Şeridi sahiline saldırısına öfkelenmiş, "İsrail'in Filistinlilere yaptığı utanç verici" diyerek eleştirmişti.

2018 Temmuzunda, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la Moskova'da yaptığı kısa görüşmede “Kalben Filistinliyim” diyerek, Filistinlilere verdiği desteği yinelemişti.

yürekliyseniz vatikan’ın altınlarını fakirlere dağıtın

Kendisi de Hristiyan olan Maradona, Vatikan’da Papayı ziyaretini şöyle aktarıyor, "Evet, Roma Papasına karşı çıktığım doğru. Vatikan'a gittiğimde oradaki çatıların saf altından olduğunu gördüm. Sonra Papa'nın vaazını dinledim. Diyordu ki 'Kilise, yeryüzündeki tüm fakir çocuklar için üzüntü duyuyor!' O zaman altın tavanlarını satsın da onlar için bir şeyler yapsın."

Hocalıktan verim alamadı

Her ne kadar Maradona, 1997 yılında yeşil sahalara veda etse de cezalı olduğu 94-95 yılında iki farklı takımı çalıştırdı. Teknik direktörlük kariyerine Argentinos Juniors'tan takım arkadaşı Carlos Fren ile 1994'te Textil Mandiyu’yu çalıştırarak başladı.

1995’te Racing Avellaneda, 1995'te ise Racing kulüplerini çalıştıran efsane oyuncu, 2008'de Alfio Basile'nin yerine Arjantin Milli Takımı'nın teknik direktörlüğüne getirildi. 2010 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandığı, elemelerdeki Uruguay galibiyeti sonrası basın mensuplarına hakaret eden Maradona'ya, FIFA tarafından 2 ay ceza verildi. Dünya kupasının ardından istifa etti.

2008'de Alfio Basile'nin yerine Arjantin Milli Takımı'nın teknik direktörlüğüne getirildi.
2008'de Alfio Basile'nin yerine Arjantin Milli Takımı'nın teknik direktörlüğüne getirildi.

Maradona, Birleşik Arap Emirlikleri 2. Lig takımlarından Al-Wasi ve Fujairah'ı birer dönem çalıştırdıktan sonra, Arjantin takımı CD Riestra’da 4 yıl geçirdi. Ardından Meksika’ya giden Maradona, Dorados de Sinaloa takımında bir sezon hocalık yaptı.

Diego’nun Meksika'da hocalık yaptığı takımın kenti Culiacan, kartel ve uyuşturucu akışıyla bilinen bir şehirdi. Herkesin endişesi, uyuşturucuyla bağını kestiğini söyleyen Maradona’nın bu şehirde yeniden bu ağa düşme ihtimaliydi.

İnsanların düşüncesinden haberdar olan Maradona, bu kez hataya düşmedi. Hırslı bir profil ortaya koyan Maradona’nın hastalığı ilerledi. Yıllarca kullandığı uyuşturucu nedeniyle vücudu artık pes ediyordu. Dönem sonunda sağlık sorunları nedeniyle takımla yollarını ayırdı. Arjantinli efsane, kulübede çıktığı 83 maçta 46 galibiyet, 14 beraberlik ve 23 mağlubiyet yaşadı.

Efsanenin ardından

25 Kasım günü Maradona’nın öldüğü haberi duyuldu. Yapılan otopsinin ön raporunda Arjantinli efsanenin uyurken "kronik kalp yetmezliğine bağlı akut akciğer ödemi" nedeniyle hayatını kaybettiği yer alıyordu. Maradona'nın kalp kasının zayıfladığı, kalbinin büyüdüğü için vücudun geri kalanına yeterince kan pompalayamadığı için hayatını kaybettiği basına yansıdı.

Maradona gibi önemli bir kişiliğin beklenmedik şekilde ölmesi, akıllara suikast mı düzenlendi sorusunu da getirdi. Maradona'nın kızları Dalma ve Giannina'nın ifadelerinde babalarının aldığı ilacın uygun olup olmadığının sorgulanmasını istemişlerdi. Ameliyatını yapan Doktor Leopoldo Luque hakkında soruşturma açıldı. Doktorun ev ve muayenehanesinde arama yapıldı. Özel eşyalarına el koyuldu.

Maradona gibi önemli bir kişiliğin beklenmedik şekilde ölmesi, akıllara suikast mı düzenlendi sorusunu da getirdi.
Maradona gibi önemli bir kişiliğin beklenmedik şekilde ölmesi, akıllara suikast mı düzenlendi sorusunu da getirdi.

Maradona'nın avukatı Matias Morla, efsane futbolcuya ölmeden önce 12 saat boyunca herhangi bir tıbbi kontrol yapılmadığını öne sürdü. Maradona'nın ölümüyle ilgili olarak evdeki çalışanlarına kişiyi terk etme ve görevi kötüye kullanma nedeniyle adam öldürme suçlarından dava açıldı.

Futbol yetenekli bir evladını daha kaybetti. Bir Maradona geçti bu dünyadan. Canlı olarak izlesek de, izleyemesek de...