Fransa Mali’de ne arıyor?

"Bu ülkeyi adam gibi yönetemeyecekseniz, bütün vaktinizi Emmanuel Macron için harcayacaksanız defolun gidin. Bırakın da ülkeyi korkmayanlar yönetsin. Fransa’nın, teröristleri çocuklarımıza karşı finanse ettiğinden haberiniz yok mu?”
"Bu ülkeyi adam gibi yönetemeyecekseniz, bütün vaktinizi Emmanuel Macron için harcayacaksanız defolun gidin. Bırakın da ülkeyi korkmayanlar yönetsin. Fransa’nın, teröristleri çocuklarımıza karşı finanse ettiğinden haberiniz yok mu?”

İslâmî Mağrip El Kaidesi olarak bilinen örgüt, ABD, Avustralya ve Rusya'nın terör örgütleri listesindedir ve El Kaide’nin bir kolu olarak kabul edilir. Amerika, Fransa ve İngiltere tarafından finanse edildiklerini herkes biliyor. Bu finansman öyle boyutta ki, altlarında Amerikan üretimi araçlar var. Teröristlerin kullandıkları son marka silahlar, mühimmatlar ve günlük ihtiyaçlar bu ülkeler sayesinde temin ediliyor. Yedikleri yemek ve içtikleri sigara bile her sabah helikopterle geliyor.

Mali’nin dünyaca ünlü şarkıcısı Salif Keita, Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Boubakar Keita’ya "Bu ülkeyi adam gibi yönetemeyecekseniz, bütün vaktinizi Emmanuel Macron için harcayacaksanız defolun gidin. Bırakın da ülkeyi korkmayanlar yönetsin. Fransa’nın, teröristleri çocuklarımıza karşı finanse ettiğinden haberiniz yok mu?” diye seslenmişti.

İlginizi çekebilirFransa Afrika’yı nasıl sömürüyor?

1980'lerdeki borç krizinin Afrika kıtası üzerinde dramatik etkileri oldu. 1968'de Mali’nın borcu 55 milyar FCFA [CFA Frangı, Afrika’daki eski Fransız koloni Frangı] idi. 2005'te 176 milyar FCFA iken 2018’de 912,52 milyar tutarına ulaştı. Kamu şirketlerinin özellikle Fransız çok uluslu şirketlerin yararına özelleştirilmesi, Mali için feci sonuçlar doğurmuştu. Ekilebilir araziyi yöneten Nijer ofisi, arazi kapmanın destekçisi haline geldi. Fransa ve diğer güçlerin işbirliğiyle kurulan terörist örgütler de, Mali’nin yönetim gücünü vurdu. Eğitim ve sağlık durumu ortada, çok da iyi görünmüyor.

Altın Bölgelerini Ele Geçirdiler

El Kaide, Mali’ye neden saldırıyor?

Günümüzde İslami Mağrip El Kaidesi olarak bilinen örgüt, ABD, Avustralya ve Rusya'nın terör örgütleri listesindedir ve El Kaide’nin bir kolu olarak kabul edilir. Bu terör örgütünün emiri ve lideri olan Abdelmalek Droukdel'in önderliğinde yaklaşık 800 terörist üyesi bulunuyor ve bunların 200’ü de Sahel şubesinde terör faaliyeti yapıyor.

  • Ana finansman kaynakları adam kaçırıp fidye istemenin yanında altın, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi görünse de aslında Amerika, Fransa ve İngiltere tarafından finanse edildiklerini herkes biliyor.

Bu finansman öyle boyutta ki, altlarında Amerikan üretimi araçlar var. Teröristlerin kullandıkları son marka silahlar, mühimmatlar ve günlük ihtiyaçlar bu ülkeler sayesinde temin ediliyor. Yedikleri yemek ve içtikleri sigara bile her sabah helikopterle geliyor.

  • Abdelmalek Droukdal
  • Bu kadar kullanışlı olan örgütün lideri Abdelmalek Droukdal kim?
  • Droukdal, 1971 yılında Cezayir'in banliyösündeki fakir bir bölgede doğdu. 1993 yılında İslâmî Silahlı Grup’a katıldı. 90'lı yılların sonunda Cezayir Selefi Vaaz ve Mücadele grubunun kuruluşunda bulundu. 1999 yılında Cezayir'de başkan seçilen Abdelaziz Bouteflika, silahlı grupların çoğunu teslim olmaya ikna etmeyi başardı. Bu grup ise reddetti. Droukdal, El Kaide'ye yanaşmaya karar verdi. Ocak 2007'de grubun adı İslâmî Mağrip El Kaidesi olarak değişti. Örgüt Ekim 2011'de Sahel'deki eylemlerini artırma kararı aldı ve bölgedeki küçük silahlı gruplar eliyle bunu başardı.
  • Bu örgüt tam olarak ne iş yapıyor?
  • International Crisis’in en son yayınladığı kasım raporuna göre, Sahel’de teröristler altın satıyor. 2016'dan bu yana silahlı gruplar, devletin zayıf olduğu bölgelerde altın sektörünü ele geçirdiler. Ve ele geçirdikleri bölgeleri de genelde Fransız askerleri kontrol ediyor. Yani o faaliyetlerde elde edilen gelirle Fransızlar Sahel ülkelerini ekonomik olarak boğmaya çalışıyor. Bu da Burkina Faso, Mali ve Nijer'deki altın bölgelerindeki saldırıların artması demek. Ayrıca altın kaynakları, teröristlere kadroyu elde tutma ve eğitim için verimli bir zemin oluşturuyor. Patlayıcı kullanmayı da öğreniyorlar. Buna bugün müdahale edilmezse, yarın çok daha acı olaylar yaşanabilir.

Fransa Diktatör Sever!

Fransa neden ülkeyi sürekli karıştırıyor?

Afrika ülkelerinin bağımsızlığından bu yana Fransa altmış kez bu ülkelere müdahale etti.
Afrika ülkelerinin bağımsızlığından bu yana Fransa altmış kez bu ülkelere müdahale etti.

Fransa’nın Mali’ye müdahalesi uzun bir müdahale geleneğinin bir parçası. Afrika ülkelerinin bağımsızlığından bu yana Fransa altmış kez bu ülkelere müdahale etti. Fransa’nın stratejisi, aldığı tüm risklerin sigortası olarak gördüğü diktatörlere destek verme üzerine. Kıtada politik ve ekonomik etkisini korumanın tek yolu olarak bunu görüyor. Diktatörleri kontrol edince, onlar eliyle yapılan yağmadan en büyük payı alıyor.

20 Bin Yabancı Asker Ülkeye Yerleşti

Mali’deki terör örgütlerinin yağmadaki payı ne?

Bölgedeki operasyonlarda direnişle karşılaşması Fransa’nın işine geliyor.
Bölgedeki operasyonlarda direnişle karşılaşması Fransa’nın işine geliyor.

Bölgedeki operasyonlarda direnişle karşılaşması Fransa’nın işine geliyor. Aslında bu terör örgütlerine yerel askeri güçlerin müdahale etmesi gerekiyor. Ama Fransa BM’den çıkardığı bir kararla operasyon başlattı. 2013’te eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından başlatılan Burkhane operasyonu, Mali, Nijer, Çad, Burkina Faso ve Moritanya olmak üzere beş ülkeyi kapsıyordu. Bu tarihten sonra 4 bin 500 Fransız askeri ve 15 bin BM askeri ülkeye yerleşti. Üstelik bu askerler çatışmaların en önünde olması gerekirken Mali askerlerinin arkasına saklanıyor ve asıl kaybı Mali ordusu veriyor.

Kemer sıkma döneminde bile bu operasyonların Mali’ye günde 400 bin avroya mal olduğunu unutmayalım. Bu çatışmalar nedeniyle tamamı fakir bölgelerden 150 bin kişi ülkeden kaçtı, 230 binden fazla insan da evini terk etmek zorunda kaldı.

Bütün bu sorunların çözümü var mı?

Sahel’de sorunun kaynağı Fransa’dır ve bu sorunun çözümü Fransa’nın kıtadan çekip gitmesidir. Afrika ülkeleri bağımsızlığını elde ettiğinden beri kıtada sürekli olarak yaşanan diktatörlüklerin, katliamların, Ruanda’daki soykırımın, acımasız eylemlerin ve iç savaşların hem mimarı hem de finansörü Fransa’dır. Fransa’nın el attığı hiçbir ülkede huzur diye bir şey kalmamıştır.