Gelincikler kurtuldu sıra insanlarda

AB ülkelerine seyahat edecek olan evcil hayvanların standart bir mikroçip taşıması gerekiyor.
AB ülkelerine seyahat edecek olan evcil hayvanların standart bir mikroçip taşıması gerekiyor.

2018 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan bir yönetmelik, evcil hayvanların mikroçiptakılarak kimliklendirilmesini şart koşuyor, son tarih olarak da kademeli şekilde 2022’ninsonunu işaret ediyordu. Buna göre köpeklere bu yılın; kedi ve gelinciklere ise gelecek yılınsonuna kadar mikroçip takılacaktı. Evet, evcil gelincikler de yönetmeliğe dâhildi. Eğeryabânî bir gelinciği evcilleştirip evinizde bakmaya başladıysanız, onu çipletmek için 1 yılınızkalmıştı. Ama geçtiğimiz temmuz ayında çıkarılan bir kanun, konuyu kedi ve köpeklerlesınırlandırdı. Böylece gelincikler ‘çiplenmekten’ kurtuldu. Fakat biz AB uyum süreci içinattığımız bu adımda gelincikleri kurtarırken, AB ülkeleri insan çiplemeye başlamıştı bile.

  • Tarım ve Orman Bakanlığı, 2018’de Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile bir protokol imzalayarak sahipli kedi, köpek ve gelinciklere mikroçip takma zorunluluğu getirdi. Yönetmeliğe göre köpeklere bu yıl, kedi ve gelinciklere ise 2022 yılı sonuna kadar mikroçip takılması mecburi olacak. Uygulamanın amacı “hayvanların sokağa atılmasını önlemek, çalınan hayvanları kolay bulmak ve hastalıkların kontrolünü kolaylaştırmak” olarak açıklandı. Yönetmelikte, kurala uymayanlara 10 bin lira gibi ciddi bir para cezası da öngörülüyor. Uygulamanın amacına bakıldığında, yönetmelik oldukça mantıklı görünüyordu. Hayvanların kontrol altına alınması, hayvan sahipleri de dâhil kimse tarafından eleştirilmedi. Fakat yönetmelikteki ilginç başka bir detay ne yazık ki Türkiye’de çok kimsenin dikkatini çekmedi. Bakanlık, sahipli köpek ve kedilerin yanı sıra gelinciklere de çip takılmasını istiyordu. Türkiye’de sadece yaban hayatında yaşayan, hiçbir şekilde evcilleştirilmeyen, tilkiyle birlikte kümes hayvanlarının korkulu rüyası olan gelincik hayvanı, bakanlığa göre ‘çiplenmesi gereken bir evcil hayvan’dı.

Mesele hayvanlar değil AB süreci

Bakanlık ve veterinerlerin neden hayvanların çiplenmesini bu kadar önemsediğini anlamak için, gelincik detayını biraz araştırmak yetiyor.

Mikroçip uygulaması AB ülkelerinin tamamında zorunlu.2004’te uygulamaya konulan düzenleme gereği AB ülkelerine seyahat edecek olan evcil hayvanların standart bir mikroçip taşıması gerekiyor. Bu durumda 27 AB ülkesi ile AB üyesi olmayan Norveç ve Kuzey İrlanda’da geçerli. Kanun ise sadece köpek, kedi ve yaban gelinciklerini kapsıyor.

Mikroçip uygulaması AB ülkelerinin tamamında zorunlu.
Mikroçip uygulaması AB ülkelerinin tamamında zorunlu.

Aslında yaban gelinciği AB’nin neredeyse tamamında ‘yaban hayvanı’ sayılıyor. Bunun tek istisnası, hemen hemen her konuda olduğu gibi, Fransa. Gelincik, Fransa’da köpek ve kedilerden sonra en yaygın üçüncü evcil hayvan özelliği taşıyor. Hatta Fransa’da yaban hayatında gelincik kalmadığı düşünülüyor. Zaten Fransızlar da, bu durumu yaptıkları kânûnî düzenlemelerde şöyle açıklıyor: Gelincik yaban hayatında yaşaması mümkün olmayan ve mutlaka korunması gereken bir hayvandır.

Durum böyle olunca, hayvanlara çip takma konusunda 2004’te hazırlanan kânuna, Fransızların zoruyla kedi ve köpeklerin yanında gelincikler de ekleniyor.

Yeni kanunda gelincikler çıkarıldı

2018’de yapılan düzenlemenin tavuk düşmanı gelinciklerin de çiplenmesini şart koşması, aslında AB kanunlarını birebir çevirip uygulamaya çalışmamızdan ve ülke gerçeğini yeterince tanımamaktan kaynaklanıyor. Fakat geçtiğimiz temmuzda yürürlüğe giren yeni bir kanun bu komediye son verdi. Resmi gazetede yayımlanan ve yürütmesinin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılacağı belirtilen kanunda, sadece kedi ve köpeklerin çipleneceği belirtilerek gelincikler ‘çiplenecekler’ listesinden çıkarıldı. Böylece AB’ye uyumu için yapılan ayrıca baytarlık sektörüne büyük rant sağlayan bu uygulama ve ‘çeviri ucubesi’ yönetmelik hükmünü yitirmiş oldu.

Gelincikler kurtuldu ama sıra insanlarda

Biz AB’ye uyum için hayvanlar hakkında kanun çıkarırken, Avrupalılar olayı bir adım ileri taşıyarak insanları çiplemeye başlamıştı bile. İsveç, 2018 yılında tüm banka, kimlik ve özel bilgilerin saklandığı bir deri altı çip teknolojisini insanlar üzerinde denemeye başladı.

3 yıl içinde İsveç’te 5 bin kişinin ‘gönüllü’ olarak bu çipleri deri altlarına yerleştirdiği açıklandı. Çip uygulamasını başlatan veAvrupa geneline yaymak isteyen ise, global hegemonik çete tarafından desteklenen İsveçli bir çip üretici firma. Her ne kadar ‘İsveçli bilim adamları’ vatandaşlarını bu çiplerin büyük bir tehlike olduğu konusunda uyarsa da, kullanım günden güne yayılıyor. Çip üretici firma ise, müşterilerini ‘bu çipleri taklit etme ya da hackleme teknolojisi henüz geliştirilmedi’ sözleriyle güvence altına alıyor.

  • İsveç vatandaşlarına deri altı çip implantı yapıyor.
  • Dünya bir anda ‘Çip Krizine’ girdi
  • İsveç vatandaşlarına deri altı çip implantı yapmaya devam ederken, dünyada ise büyük bir çip krizi yaşanıyor. Uzmanlar, bilim adamları, üreticiler hatta devlet başkanları dünyada bir çip krizi yaşandığı konusunda hemfikir, ama kimse bu krizin neden kaynaklandığı konusunda net bir açıklama yapamıyor. En bilimsel açıklama ise şöyle: “Pandemi sırasında akıllı telefonlar ve elektronik ürünlere yönelik talep beklenmedik şekilde artınca, çipler konusunda küresel kıtlığı tetikleyen geçici bir arz şoku başladı.”

Mikroçiplere yapılacak bu devasa yatırımların sadece otomobil sektöründeki çip krizini aşmak için olmadığını tahmin etmek zor değil. Zor olan, ‘komplo teorisyeni’ ya da ‘bilim düşmanı’ ilan edilmeden, çiplere yapılacak bu yatırımın, hayvanlardan sonra bir gün insanları da çiplemek için yapılmış olabileceği şüphesini dile getirmek.

Sensor Based Drugs / çipli ilaçlar

Yani tıpkı emlak krizi, gıda krizi ya da ekonomik krizler gibi ‘çip krizi’nin de tek nedeni bir virüsle başlayan ve dünyanın yerleşik tüm düzenini değiştiren bir ‘anti- düzen’e dönüşen pandemi. Ve her ne kadar geçici bir kriz olarak tanımlansa da, bu krizi aşmak için de dünya yine radikal kararlar aldı. ABD, çip sektörünü önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 10 büyüteceğini açıkladı. Avrupa Komisyonu başkanı Von der Leyen, AB ülkelerinin çip üretimi konusunda Çin ve Asya’dan bağımsızlaşması gerektiğini belirterek “farklı ülkelerdeki araştırma ve tasarımı birbirine bağlamayı, AB ülkeleri arasındaki finansmanı koordine etmeyi ve ortaklaşa mikroçip şirketlerinden oluşan bir ‘son teknoloji ürünü ekosistem’ oluşturmayı” amaçladıklarını açıkladı.

Mikroçiplere yapılacak bu devasa yatırımların sadece otomobil sektöründeki çip krizini aşmak için olmadığını tahmin etmek zor değil. Zor olan, ‘komplo teorisyeni’ ya da ‘bilim düşmanı’ ilan edilmeden, çiplere yapılacak bu yatırımın, hayvanlardan sonra

bir gün insanları da çiplemek için yapılmış olabileceği şüphesini dile getirmek. Üstelik Dünya Ekonomik Forumu’nun 2020 kararlarına baktığımızda bunun global çetenin vazgeçilmez ve tehir edilemez hedefleri arasında olduğunu, hayvanların çiplenmesinin de bu amaca hizmet için kullanıldığını unutmamak gerekiyor. Kaldı ki FDA 2011 yılında Novartis firmasının “Sensor Based Drugs” adlı insan bedeni çip yerleştiren ilaç uygulamasına onay verdi ve hâlen uygulanıyor.