‘Gerçekleri açıklamaktansa para kaybetmeyi yeğleriz’

‘Gerçekleri açıklamaktansa para kaybetmeyi yeğleriz’
‘Gerçekleri açıklamaktansa para kaybetmeyi yeğleriz’

Dünya genelinde sözde bir korona pandemisi ilan edilmesinin üzerinden sadece 3 yıl geçti ve neyin ne olduğu daha şimdiden ortaya çıktı. Aşı kartellerinin ve onların kuklası hükümet-doktor-uzman çetelerinin parlak boyaları döküldü. ‘Komplo teorisyeni’ denilen uzmanların o karanlık dönemde yaktıkları ışıklar bugün bilimin yolunu aydınlatıyor. Hindistan’dan gelen bir haber ise aşı çetelerinin gerçeklerin ortaya çıkmaması için neleri göze alabileceğini gösterdi.

Almanya ve ABD’nin ortaklığında Kovid-19’a karşı geliştirildiği iddia edilen Pfizer/Biontech aşısı Çin ve Hindistan’da bugüne kadar hiç uygulanmadı. Çin kendi aşısını ürettiği için bu aşıya yüz vermemişti. Hindistan’ın neden bu aşıyı ülkeye sokmadığı ise 2 yıl sonra ortaya çıktı.

Reuters, Şubat 2021 yılında yaptığı bir haberde “Hindistan’ın aşıyı inceleme talebini karşılayamayan Pfizer aşının ülkedeki acil kullanım izni başvurusunu geri çekti” deniliyordu. Hindistan’ın yabancı ülkelerde geliştirilen tüm aşılar için talep ettiği inceleme Pfizer’ı rahatsız etmişti. mRNA gibi ne olduğu tam açıklanmayan bir teknolojiyle geliştirdikleri sözde aşılarını satın almak için neredeyse her ülke sorgusuz sualsiz atladığı için, Hindistan’dan da böyle bir tavır beklenmişti.

‘Şu aşıyı önce bir inceleyelim’ diyen Hintli yetkililere ise “ABD ve Almanya’da aşımızın tüm tetkik ve denemeleri yapıldı, başka inceleme ve onaya gerek yok” cevabı verilmişti. Ama Hindistan inceleme kararında ısrar edince işler değişti. Sonuçta aşının dünyanın en kalabalık iki ülkesi Hindistan ve Çin'de uygulanması yasaklandı. Elbette her iki ülke de aşı konusunda masum değildi ve kendi geliştirdikleri aşıları pazarlamak için bu yolu seçmişti. Ama işin ahlâkî kısmı bir yana, ticârî kısmında yaşanan savaş sayesinde gerçekler bugün ortaya çıktı.

‘Şu aşıyı önce bir inceleyelim’ diyen Hintli yetkililere ise “ABD ve Almanya’da aşımızın tüm tetkik ve denemeleri yapıldı, başka inceleme ve onaya gerek yok” cevabı verilmişti.
‘Şu aşıyı önce bir inceleyelim’ diyen Hintli yetkililere ise “ABD ve Almanya’da aşımızın tüm tetkik ve denemeleri yapıldı, başka inceleme ve onaya gerek yok” cevabı verilmişti.

‘Hiçbir bilgi vermeyiz’ politikası

Hindistan'da aşılara onay veren Merkezi İlaç Standart Kontrol Kuruluşu (CDSCO) yurt dışında bildirilen yan etkiler nedeniyle uzmanlarının aşıyı önermediğini ve hâlen araştırıldığını söyledi. Ayrıca, Pfizer'ın Hindistan'da immünoloji testleri yapılması için bir plan önermediğini de söyledi.

Buna cevap veren Pfizer ise "Herhangi bir müşterinin ihtiyaç duyabileceği ek bilgilere ilişkin anlayışımıza dayanarak, şirketimiz Hindistan’daki başvurusunu geri çekmeye karar verdi" dedi. Yani şirket açıkça “hiç kimseye hiçbir konuda bilgi vermeme ve hiç kimsenin aşımız konusunda inceleme yapmasına müsaade etmeme kararımız var” diyordu.

Öyle de yaptı. Hindistan’daki görüşmeler tek bir toplantının ardından kesildi ve Pfizer bir daha bu ülkeye girmek için bir teşebbüste bulunmadı.

2 yıl önceki o toplantının can alıcı bölümü ise geçtiğimiz hafta sosyal medyadaki “komplo teorisyenleri” tarafından sızdırıldı.

Toplantıda Hintli yetkililer ‘para’ kozunu oynamış ve “Ya aşınızın güvenli olup olmadığını ve bağışıklık sağlayıp sağlamadığını belirlemek için bağımsız bir soruşturma yürütmemize izin vereceksiniz ya da 1,38 milyar müşteriyi kaybedeceksiniz” demişti.

Pfizer ise bu reste cevap bile vermemiş, 1,38 milyar müşteriden vazgeçmeyi seçerek Hindistan’dan çekilmişti.