İkinci 15 Temmuz olmadan harekete geçin

Birileri tarafından 'komplo teorisi' diye yaftalanma ihtimali olsada, ikinci bir 15 Temmuz yaşanmaması için, Anayasa Mahkemesi'nin de artık FETÖ ile mücadeleye dahil olması gerekiyor...
Birileri tarafından 'komplo teorisi' diye yaftalanma ihtimali olsada, ikinci bir 15 Temmuz yaşanmaması için, Anayasa Mahkemesi'nin de artık FETÖ ile mücadeleye dahil olması gerekiyor...

FETÖ’nün yeniden kamuya sızmasını engelleyen düzenleme CHP’nin talebi, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla iptal edildi. İkinci bir 15 Temmuz yaşanmaması için artık yüksek yargının da FETÖ ile mücadeleye dahil olması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşviki ve bir avuç vatansever savcı/emniyet mensubunun kişisel gayretiyle yürüyen, 17/25 Aralık sürecinden bir türlü kurumsallaşamayan FETÖ ile mücadele, şimdi de yüksek yargı tufanına tutuldu. Bir yandan Yargıtay, diğer yandan Anayasa Mahkemesi (AYM), teröristleri iğne ile kuyu kazarak ayıklayan güvenlik güçlerine takoz oluyor. Bunun son örneği AYM’nin 29 Kasım’da yayımlanan kararı. Anayasa Mahkemesi 1 Şubat 2018 tarihli ve 7070 sayılı OHAL KHK’sı ile 657 sayılı Kanunun 48. maddesine eklenen düzenlemeyi iptal etti.

İptal edilen bu karar hukuk diliyle bizim için bir anlam ifade etmese de ulusal güvenlik için oldukça kritik.

AYM’YE YİNE CHP TAŞIDI

İlk olarak genel bir fikir vermesi için düzenlemenin Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç öncülüğündeki 114 CHP milletvekili tarafından AYM’ye taşındığını hatırlatıp, ardından kararın ne anlama geldiğini irdeleyelim. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından devlette yuvalanan FETÖ’cüler tespit edilerek ihraç edilmişti. OHAL kapsamında çıkarılan 31 Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile toplam 125 bin 678 kişinin kamu ile ilişkisi kesilmişti.

YİNE KULLANIŞLI GEREKÇELER

İşte hem bu süreçte hem de daha sonra yapılacak memur alımlarında FETÖ’nün yeniden kamuya sızmasını engellemek amacıyla 657 sayılı Kanuna bir madde eklenerek ve memurluk için “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” şartı getirildi. Anayasa Mahkemesi işte bu maddeyi iptal etti. Gerekçe olarak da terörü meşrulaştırmak için sıkça kullanılan ‘kişi hak ve hürriyetlerinin ihlali’, ‘kişisel verilerin gizliliği’ ve ‘özel hayatın gizliliği’ gibi kullanışlı bahaneleri gösterdi.

‘SIZINTI’YA YOL AÇILDI!

Kararı FETÖ ile mücadelede hala kritik rol oynayan 2 ayrı isme sorduk. Aldığımız ilk tepki “Rezalet… Teröristlere memuriyet yolu fiilen açıldı” oldu. “Neden?” diye sorduğumuzda ise önemli cevaplar aldık. İki ismin çizdiği içimizi karartan tablo mealen şöyle: “FETÖ ile mücadelede önemli mesafe alınsa da daha yol yarılanamadı. Devam eden soruşturmalarda, daha hakkında adli işlem tesis edilemeyen binlerce şüpheli var. Bu insanlar dün memurluğa başvursa güvenlik ve istihbarat birimlerinin raporları ile bu engellenebilirdi. Ancak AYM’nin iptali ile bu artık mümkün değil. Eğer hakkında herhangi mahkeme kararı yoksa bir FETÖ’cü devletin en kritik kurumuna bile sızabilir…”

Tabi bu durum sadece FETÖ için değil, PKK ve DHKP/C gibi diğer terör örgütleri için de geçerli.

KOMPLO DEĞİL GERÇEK

Birileri tarafından ‘komplo teorisi’ diye yaftalanma ihtimali olsa da değerlendirmelere katılmamak mümkün değil. Bugüne kadar yapılan 80 bine yakın operasyona, 300 bine yakın kişinin soruşturma/kovuşturmadan geçirilmesine ve 30 bin tutuklu-hükümlüye rağmen FETÖ’nün sürekli yeniden örgütlenmesi, bu endişeleri ciddiye almayı gerekli kılıyor. Çöken her haberleşme yönteminin yerine hızla yenisinin inşa edilmesi, finans ağının sürekli kabuk değiştirerek yeniden karşımıza çıkması, dershanelerin “etüt merkezi”, “bilgi evi” “kurs” gibi değişik isim ve sıfatlarla varlığını koruması da endişeleri derinleştiriyor. FETÖ’ye karşı gecesini gündüzüne katan bir güvenlik görevlisinin deyimiyle “İkinci bir 15 Temmuz yaşanmaması için artık hem yüksek yargının hem de devletin tüm organlarının FETÖ ile mücadeleye dahil olması” gerekiyor…