İran’ıniflah olmazTürkdüşmanlığı

İran'nın Karabağ hareketi tutumu.
İran'nın Karabağ hareketi tutumu.

44 Günlük savaş sırasında Gürcistan dahi sınırlarını Ermenistan’ın yüzüne kapatırken imdadına İran yetişmeye çalışmıştı. Savaş günlerinde İran topraklarından geçip Ermenistan’a geçen etrafı sarılı askeri kamyonların İran Türkleri tarafından deşifre edilip kayıt edildiği videolar, o zamanın simge görüntülerinden olmuştu. Savaş işgalciyi de destekçilerini de üzecek sonuçlarla noktalandı.

Rusya’nın girişimiyle varılan üçlü anlaşmada netleşmeyen bazı hususlar olmakla birlikte Azerbaycan’ın kesin zaferi tescillenmiş oldu. Ermenistan tarafı şimdilik Hankendi’yi (Xankəndi) elinde bulundurmuş olsa da Lâçin koridoruna Rus Barış Gücü nezaret edecekti. Buna karşılık Nahçivan’ı ve dolayısıyla Türkiye’yi karadan Azerbaycan’a bağlayacak olan koridorun inşası gündeme geldi. Ermenistan bu sorumluluğu yerine getirmedikçe Bakü’den itirazlar yükseliyordu. Nihayet Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 15 Ekim’de video konferans ile katıldığı Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri liderler zirvesinde Nahçivan’ı Azerbaycan’a bağlayacak demir ve oto yolunun inşa edileceğini duyurmak zorunda kaldı.

Tahran bir türlü kabullenemedi

Savaşta ciddi hezimete uğrayan Ermenistan, böylece kendi aleyhine bir yükten kurtulmuş oldu. 30 yıl boyunca dünyanın gözü önünde sürdürülen işgal, içi boş sloganlarla daha fazla devam edemezdi. Günün sonunda konjonktür kendini dayattı, Erivan yönetimi gerçekleri kabullenmek durumunda kaldı. Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmenin yollarını aramaya başladı.

Tam bu sırada İran, bölge istikrarını sarsan adımlar atmaya başladı. İran tırları işgal döneminde olduğu gibi savaştan sonra da Azerbaycan topraklarına izinsiz girerek Ermenistan’a mal taşımaya devam etti. Azerbaycan, 11 Ağustos’ta sözlü yaptığı uyarılar dikkate alınmayınca İran’ın Bakü Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırarak nota verdi. Ancak İlham Aliyev’in tabiriyle o da dikkate alınmayınca bu kez kendi topraklarından geçen tırları denetlemeye ve durdurmaya başladı. Tüm uyarılara rağmen Azerbaycan topraklarına kanunsuz giriş yapan iki İranlı tır sürücüsü de gözaltına alındı. Bununla birlikte İran’da Azerbaycan karşıtı söylem iyice artmış oldu.

Tatbikat yarışı başladı

Eylül sonlarında Azerbaycan geçen sene zaferle sonuçlanan Karabağ harekâtının birinci yılını andığı günlerde yeni bir cepheden saldırıya mâruz kaldı. Saldırı bu kez İran propagandasıyla geldi. Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan özel kuvvetleri ‘Üç Kardeş 2021’ tatbikatı yapıyorken Hazar’a kıyıdaş diğer ülkelerden gelmeyen itiraz Tahran’dan yükseldi. Ali Hamaney’in Erdebil Temsilcisi Seyyid Hasan Amili, yıllar önce bir Azerbaycanlı Milletvekilinin Yeni Şafak Gazetesine verdiği röportajı “Üç Kardeş 2021” tatbikatından önce yapılmış gibi gösterip, İran’a mesaj verilmek istendiğini ileri sürdü. Peşinden Devrim Muhafızları Ordusunu sınırda bir tatbikat yaparak Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı gövde gösterisi yapmaya davet etti. Azerbaycan ise Aliyev’in tabiriyle “Bir vilayet mollasının dediğine” cevap vermek istemedi. Ancak İran basını topyekûn hücuma geçmiş vaziyetteydi.

İran tatbikatı.
İran tatbikatı.

İlham Aliyev’in Anadolu Ajansına verdiği mülakat ile bu hücumlar daha da alevlendi. Aliyev, Ermenistan’a mal taşıma konusunda “25 bin nüfuslu bir bölge ile ticaret ne kadar önemli ki kardeş dediğiniz bir ülkeye böyle saygısızlık ediyorsunuz” diyerek İran ile yeni bir dönemin sinyallerini çoktan vermişti. Bunun üzerine Azerbaycan ve Türkiye karşıtı manşetler İran medyasını teslim aldı, Aliyev ve Erdoğan’ı suçlayan karikatürler çarşaf çarşaf gazetelerde boy gösterdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanının sitem ettiği bir başka konu ise İran’ın sınır hattında geniş çaplı tatbikat yapması oldu. Aliyev’in “Bölge 30 yıl Ermenistan işgali altındayken İran niçin bu tatbikatları yapmıyor sorusunu sadece biz değil, dünyadaki bütün Azerbaycanlılar soruyor” demesi İran’da yeni bir öfke patlamasına yol açtı. İran ordusu Azerbaycan sınır hattında yer alan Aras (Araz) nehri bölgesinde“Hayber Fatihleri”adıyla kapsamlı bir tatbikata başladı. Tatbikata İslam tarihinde Müslümanlarla Yahudilerin arasında yapılan savaştan esinlenerek “Hayber Fatihleri” ismi verilmesi, İran’ın Azerbaycan düşmanlığını İsrail bahanesi üzerinden yaptığını gösteriyordu.

  • İran gazetesi kupurlarından kesit.
  • Azerbaycan işgal altındaki topraklarının büyük bir kısmının işgal altından kurtarılmasının birinci yıl dönümü sevincini yaşarken, bölgede buna sevinmeyen ülkeler de var. Doğal olarak hemen akla Ermenistan gelebilir ama işgalcinin yanı sıra destekçileri de çok üzgün. İran’ın yıllarca açıktan veya perde arkasından Ermenistan’ın işgal politikasını desteklediği sır değildi belki ama bu günlerde tamamen ispatlanmış oldu.

Aliyev gereken cevabı verdi

İran devleti, ülke içinde ve dışında kendi kimliğini belli klişelerle eşleştirmeye çalışıyor. Artık inandırıcılığını kaybetmiş olsa da yeni alternatifler üretemeyen yönetim, bir kısır döngüde dolanıp duruyor. İsrail öcüsü bu klişelerin en önemlisi. Bu yüzden ezmek istediği her muhalife “İsrail elemanı” etiketi yapıştırıyor. Ülkeler bazında da bu takıntıyı görebiliriz. Azerbaycan’ın dik duruşunu hazmedemeyen İran, düşmanlığını İsrail süsü altında saklama çabasında.

Azerbaycan’ı İsrail’i İran sınırlarına yerleştirmekle suçluyor.

Ali Hamaney mesele ile ilgili konuşurken iki temel konu üzerinde durdu. İlki, Karabağ savaşı sırasında Türkiye’nin Suriye’den DEAŞ üyelerini Azerbaycan safında savaşmak için Karabağ’a sevk ettiği iddiası. Hamaney, bu yalanı henüz müşahhas bir delil sunamasa da her fırsatta tekrarlama eğiliminde. İkinci konu ise, “Güvenliklerini Siyonistlere yaslanarak temin etmeyi düşünen ülkeler” ifadesiyle Azerbaycan’ı küçümsemeye kalkması.

İlham Aliyev’in buna da cevabı gecikmedi. Geçen yıl işgalden kurtarılan İran sınırına yakın Cebrayıl şehrinden seslenip İran’ı iddialarını doğrulamaya çağırdı.

Azerbaycan Çumhurbaşkanı İlham Aliyev.
Azerbaycan Çumhurbaşkanı İlham Aliyev.

Ermenistan bile mevcut sınırları kabul etmişken, İran’ın sınır değiştirme konusundaki iddialarının gülünç olduğunu ifade etti. Aliyev ayrıca “Azerbaycan’ın iç işlerine karışmak kimsenin haddine değil” diyerek gereken karşılığı da vermiş oldu.

Asıl bombayı ise 15 Ekim’de video konferansı aracılığıyla katıldığı Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) liderler zirvesinde patlattı. İran’ın Ermenistan ile birlikte işgal altındaki toprakları Avrupa›ya giden uyuşturucu güzergâhı olarak kullandığını söyledi.

Karabağ yarasının açık kalması, hem Azerbaycan’ı meşgul ediyor hem de İran Türklerinin özgüvenini kırıp İran’ın istediği neticeyi sağlıyordu. Ancak yeni dönem her şeyin artık çok farklı olacağını şimdiden gösteriyor. MİT ile Emniyet’in 24 Eylül’de Van’da yaptığı operasyon sayesinde Tahran’ın eski bir askeri kaçırmaya dönük hamlesi Türk duvarına tosladı.

Bu siyaset akıl karı değil

Ermenistan için yıllardır batı ambargolarını delmek için bir kara borsa terminali işlevi gördü. Öte yandan Karabağ yarasının açık kalması, hem Azerbaycan’ı meşgul ediyor hem de İran Türklerinin özgüvenini kırıp İran’ın istediği neticeyi sağlıyordu. Ancak yeni dönem her şeyin artık çok farklı olacağını şimdiden gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde Türk aktivistlere karşı baskıların artması, İran açısından yeni döneme karşı bir hazırlık niteliği taşıyor. Fakat işlerin ne kadar zorlaştığını MİT ile Emniyet’in 24 Eylül’de Van’da yaptığı operasyon ortaya koyuyor. Tahran’ın eski bir askeri kaçırmaya dönük hamlesi Türk duvarına tosladı.

  • Ambargoların etkisiyle zor zamanlar yaşayan İran’ın Azerbaycan ve Türkiye’yi karşısına alması akıl kârı olmasa gerek. Ancak Tahran yönetiminin gerek iç, gerekse dış politikadaki saplantılarını düşündükçe hiç de şaşırtıcı olmayan bir tavır bu.

İran şehri gibi radikal Fars Milliyetçisi akımların etkisiyle yok yere Aras şiirinden kriz çıkarmayı başaran İran’ın başka krizlere gebe olması kimse için sürpriz sayılmaz. İbrahim Reisi ile birlikte Türkiye’de de esmeye başlayan olumlu rüzgârın bahar yerine çabucak kış soğuklarına evrilmesi bazıları için hayal kırıklığı olabilir. Türkiye’deki “Reformcular başka Hamaney başka” takıntısının artık bir kenara bırakılıp gerçeklerin olduğu gibi görülmesi gerekiyor.