20.356 Takipçi

Türkiye'nin tek haftalık haber dergisi Gerçek Hayat, gündemi yakından takip ettiği dosya ve röportajlarıyla her pazartesi okuyucusuyla satış bayilerinin raflarında buluşuyor. Gerçek Hayat, artık sayfalardan dijitale taşıyor... Sayfalara sığmayan yazılar, röportajların perde arkası, interaktif içerikler! Gerçek Hayat artık size daha yakın! Tüm içeriklerden 'ilk haberdar olmak istiyorum' diyenler, Gerçek Hayat GZT'nin sosyal medya hesaplarına davet ediliyor...

Jokerimiz meşru mu?

Babasız büyüyen Arthur’uN en yakın arkadaşı annesi Happy.
Babasız büyüyen Arthur’uN en yakın arkadaşı annesi Happy.

Son zamanlarda gişe rekorları kırıp, Oscar’ın da en büyük adaylarından olan ‘Joker filmi’ de böyle. İzleyenleri âdetâ suça teşvik ediyor. Oysa düne kadar Batman’ın düşmanı olması sebebiyle tenkit ediliyordu. Şimdilerde ise “V for Vandetta”nın muadili olma yolunda.

Sinema her ne kadar görsel bir sanat olarak değerlendirilse de onu yalnız bir sanat olarak ifade etmek mümkün değil. Günümüzün en önemli propaganda silahlarından da birisi aynı zamanda. Gerek kitlelerin yönlendirilmesi gerekse insanların dünyayı algılamaları sinema üzerinden rahatça şekillendirilebiliyor.

Son zamanlarda gişe rekorları kırıp, Oscar’ın da en büyük adaylarından olan ‘Joker filmi’ de böyle. İzleyenleri âdetâ suça teşvik ediyor. Oysa düne kadar Batman’ın düşmanı olması sebebiyle tenkit ediliyordu. Şimdilerde ise “V for Vandetta”nın muadili olma yolunda. Öyle ki isyan için sokaklara dökülenlerin bundan sonra Vandetta maskeleri yerine Joker boyalarını kullanmayacaklarının garantisi yok.

YAŞADIĞI ZORBALIKLAR, KARAKTERİNİ DEĞİŞTİRİYOR

Joker, aslında başarısız bir komedyen olan Arthur Fleck’in hayatına odaklanıyor. Toplum tarafından dışlanan bir adam olan Arthur hayatta yapayalnız kalmış bir karakter. Sürekli bir bağ kurma arayışında. Hayatını komedi için kullandığı iki maske ile geçiriyor. Gündüzleri, geçimini sağlamak için palyaço, geceleri ise asla üzerinden silip atamayacağı bir maske...

Babasız büyüyen Arthur’uN en yakın arkadaşı annesi Happy. Onunla öylesine samimi ki kendisini adıyla çağırıyor. Bu lâkap, Arthur’un içindeki acıyı gizlemesine yardımcı oluyor. Fakat maruz kaldığı zorbalıklar, onun gitgide topluma aykırı bir adam haline dönüşmesine sebebiyet veriyor. Yavaş yavaş psikolojik olarak tekinsiz sulara yelken açan Arthur, bir süre sonra kendisini Gotham Şehri’nde suç ve kaosun içinde buluyor.

Arthur, filmin ortalarında kendi kimliğinden uzaklaşıp “Joker” karakterine bürünüyor.
İzleyenler filmin sonunda öyle bir hâle geliyor ki, Joker’in annesini, canlı yayında komedyeni, trende kendisiyle dalga geçen çocukları öldürmesine “oh” diyor.
İzleyenler filmin sonunda öyle bir hâle geliyor ki, Joker’in annesini, canlı yayında komedyeni, trende kendisiyle dalga geçen çocukları öldürmesine “oh” diyor.

GEZİ OLAYLARIYLA MUKAYESE EDİLİRSE...

Gotham şehri hakikatte olmayan bir şehir. Zaman olarak ise aşağı yukarı bir tahminde bulunsanız da net bir şey çıkmıyor. Demek ki zamandan ve mekândan münezzeh bir filmle karşı karşıyayız. Batman daha evvelden şehri kanunî yollarla adam etmeye çalışırken, Joker şiddeti kullanıyor. Ancak problem şiddetin meşrulaştırılmasında.

İzleyenler filmin sonunda öyle bir hâle geliyor ki, Joker’in annesini, canlı yayında komedyeni, trende kendisiyle dalga geçen çocukları öldürmesine “oh” diyor. Kimi yorumcular filmi neoliberalizmin insanları soktuğu kıskacın bir patlaması olarak değerlendirse de, verdiği mesaj net: Kitleleri harekete geçirmek. Bunu test etmek de kolay. Joker’in filmin son sahnesinde yanan arabaların üzerindeki fotoğrafını çekip, Gezi Olayları ile mukayese ederseniz arada pek bir fark olmadığını görüyorsunuz. Bir diğer tarafıyla da film fakirlerin zenginlerden nefretini körüklüyor.

Bütün sosyal adaletsizliğin tek sorumlusu zenginler bu şehirde. Durum böyle olunca argüman bulmak da kolay oluyor tabii.
Öyle ki isyan için sokaklara dökülenlerin bundan sonra Vandetta maskeleri yerine Joker boyalarını kullanmayacaklarının garantisi yok.
Öyle ki isyan için sokaklara dökülenlerin bundan sonra Vandetta maskeleri yerine Joker boyalarını kullanmayacaklarının garantisi yok.


Joker’i oynayan Joaquin Phoenix’in oyunculuğu ise muhteşem. Zaten meşruiyeti biraz da onun başarılı oyunculuğu sağlıyor. Psikolojik problemleri olan bir karakteri, müziksiz danslarla anlatmak gerçekten çok usta bir oyunculuk gerektiriyor. Şimdiden sinema tarihinin en sevilen kötü karakteri olarak Joker konuşulmaya başlandı bile. 55 milyon dolarlık bir bütçeyle hazırlanmış olan film, Warner Brothers film şirketi aracılığıyla vizyona sokuldu. Sadece ilk gün Amerika’da 13.3 milyon, dünya genelinde ortalama 24.6 milyon dolar gişe hasılatıyla rekor kırdığını düşünürsek kolay kolay yabana atılmaması gerektiğini anlarız.


İLGİLİ HABERLER