Netanyahu gitti ama... Sekiz yamalı bohça ne kadar dayanacak?

Netanyahu’yu yıkmak için bir araya gelenlere bakıldığında, geçmişte Netanyahu ile yolları kesişen isimlerin varlığı dikkat çekiyor. İsrail’in koalisyonlara gebe siyasi yapısının da şüphesiz manzarada payı var. Yamina Partisi’nin lideri yeni başbakan Naftali Bennett, 2006-2008 yılları arasında yani muhalefetteyken Netanyahu’nun kıdemli yardımcısıydı. İsrail ordusunda komando olarak görev yapan Bennett, 1976 yılında Entebbe baskını sırasında öldürülen Netanyahu'nun ağabeyi Yoni'nin büyük hayranı. Oğluna ismini verecek kadar hem de.
Netanyahu’yu yıkmak için bir araya gelenlere bakıldığında, geçmişte Netanyahu ile yolları kesişen isimlerin varlığı dikkat çekiyor. İsrail’in koalisyonlara gebe siyasi yapısının da şüphesiz manzarada payı var. Yamina Partisi’nin lideri yeni başbakan Naftali Bennett, 2006-2008 yılları arasında yani muhalefetteyken Netanyahu’nun kıdemli yardımcısıydı. İsrail ordusunda komando olarak görev yapan Bennett, 1976 yılında Entebbe baskını sırasında öldürülen Netanyahu'nun ağabeyi Yoni'nin büyük hayranı. Oğluna ismini verecek kadar hem de.

Netanyahu gitti ama ortada sekiz yamalı bir bohça var. Sosyolojik rüzgârların hayli sert estiği İsrail toplumunun durumu, tıpkı bir ayna gibi ülke siyasetine de yansımış durumda. Nitekim iktidara gelse de iyimser yorumların bile fazla zaman biçmediği “Netanyahu karşıtları bloku”, ülkedeki en hafif siyasi-sosyolojik rüzgârdan nem kapacak bir zaafiyeti bünyesinde barındırıyor.

13 Haziran’daki güvenoyu oylaması İsrail’de büyük bir kitleyi sokaklara dökmüş olsa da, 59’a karşı 60 yani tek oy ile gelen zafer, İsrail toplumu ve siyaseti için ciddi soru işaretleri barındırıyor. Evet, ülke tarihinde bir rekora imza atan Netanyahu’nun kesintisiz 12 yıllık başbakanlığı söz konusuydu. Fakat son iki yılda yapılan dört seçim, işlerin Netanyahu adına hiç de göründüğü gibi gitmediğini gösteriyordu. Netanyahu bir yerde tökezleyecekti ve nitekim tökezledi. 1 oy farkla da olsa, ülke siyasetini âdeta esir alan Netanyahu’dan kurtulmak İsrail toplumunun en az yarısı için son derece sevindirici oldu. Ama bu sevincin uzun soluklu olabilmesi mevcut duruma bakınca pek de mümkün gibi görünmüyor.gv

13 Haziran’daki güvenoyu oylaması İsrail’de büyük bir kitleyi sokaklara dökmüş olsa da, 59’a karşı 60 yani tek oy ile gelen zafer, İsrail toplumu ve siyaseti için ciddi soru işaretleri barındırıyor.
13 Haziran’daki güvenoyu oylaması İsrail’de büyük bir kitleyi sokaklara dökmüş olsa da, 59’a karşı 60 yani tek oy ile gelen zafer, İsrail toplumu ve siyaseti için ciddi soru işaretleri barındırıyor.

Netanyahu gitti ama ortada 8 yamalı bir bohça var. Siyasetin karanlık labirentlerine, hele Arap düşmanlığı yapmaktan başka uzlaşacak pek az şeyi bulunan İsrail toplumunun birbiriyle çatışma halindeki sert sosyolojik iklimine bu yamalı bohçanın ne kadar dayanabileceği merak konusu.

İsrail, bilindiği gibi Yahudilik ortak kimliğini esas kabul ediyor. Nitekim 5 Temmuz 1950’de İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen Geri Dönüş Kanunu’na göre “Dünyanın neresinde olursa olsun her Yahudi, ülkesi İsrail’e “Oleh/Yahudi göçmen” olarak gelme hakkına sahip”. 1970 yılında bu kanunun kapsamı genişletildi. Bir Yahudi’nin kanunla elde ettiği haklar, Yahudi olmayan eşine, çocuklarına, çocuklarının eşlerine, torunlarına ve torunlarının eşlerine tanınacak şekilde esnetildi.

İsrail toplumu içten bölünmüş

Yahudilik ana eksen olsa da, bu gerçek İsrail toplumunun dini görüş açısından birbiriyle uyumsuz gruplara ayrılmış olmasını engellemekten uzak. 8 Mart 2016 tarihli PEW Research araştırması, İsrail’in sosyolojik yapısına dair çarpıcı tespitlerde bulunuyor. Buna göre, İsrail toplumunun yüzde 81’i Yahudi, yüzde 19’u ise başka dinlere mensup kişilerden oluşuyor. Yahudi olmayanlar içerisinde en büyük grubu yüzde 14 ile Müslümanlar yani 1948 topraklarındaki Filistin toplumu oluşturuyor. Yüzde 2 Hristiyan ve yine yüzde 2 civarında Dürzi toplumu var. Kalan yüzde 1 ise diğer dini inançlara ait olanlardan oluşuyor.

Peki, yüzde 81’i ifade eden Yahudiler söz konusu olduğunda vaziyet ne minvalde? Yahudiler dini görüşleri itibariyle 4 farklı gruba ayrılmış durumda. Kim bunlar?

  • 1. Yüzde 8’lik dilimi oluşturan Haredim.
  • 2. Yüzde 10’luk Datiim.
  • 3. Yüzde 23’lük Masortim.
  • 4. Yüzde 40’lık Hilonim.

Harediler askere gitmiyor

Haredim yahut Harediler, kamuoyunun Ultra-Ortodoks olarak bildiği en dindar kesim. Bu kesim daha ziyade kendi içinde sosyalleşiyor, bilhassa seküler kesimle birlikte yaşamayı tercih etmiyor. Bu yüzden İsrail toplumu içinde kendi mahallelerinde kümeleniyor. Televizyon ve internet kullanımı noktasında son derece katı tutumları olduğu biliniyor. Haredileri blok bir grup olarak görmek de doğru değil. Çeşitli alt gruplardan oluşuyorlar ve bu alt grupların hemen hepsi içe dönük bir yapılanma halinde. Her grubun kendisine ait ayrı bir Tevrat Okulu/Yeşiva var. Evlilikler genelde grup üyeleri arasında gerçekleşiyor. Erkekler pek çalışmadıkları, genelde Yeşiva öğrencisi oldukları için sosyal yardımlar ile geçinme diye bir durum söz konusu. Şimdi Haredilerin en meşhur yönüne geldi sıra. İsrail devletiyle geçinemedikleri, kimi zaman geniş çaplı gösteriler yapmak suretiyle dünya medyasının ilgisini çektikleri konu şu: Askere gitmeyi reddediyorlar.

Dati modernist dindar, masorti gelenekçi

Datiim yahut Datiler, dindar olsalar da modern dünyanın nimetleriyle daha barışık bir kesim. Bu grubun erkekleri başka işlerde çalışıyor, televizyon ve internet kullanımı mesele edilmiyor. Askere gitme noktasında da devlet ile uyumlular. İbadet ve dini kurallara uyma noktasında Harediler ile pek farkları olmasa da sosyal konularda taban tabana zıt oldukları söylenebilir.

Datiim yahut Datiler, dindar olsalar da modern dünyanın nimetleriyle daha barışık bir kesim.
Datiim yahut Datiler, dindar olsalar da modern dünyanın nimetleriyle daha barışık bir kesim.

Geldik Masortim yahut Masortilere. Masortim, İbrani dilinde “gelenekçiler” mânâsına geliyor. Bu kesim, dindarlar ile sekülerlerin arasında bir yerde duruyor. Yahudiliğe ait ritüelleri tam olarak yerine getirmeseler de domuz eti gibi koşer (yani helâl) olmayan yiyeceklerden uzak kalmaya dikkat ediyorlar. Erkekleri kafalarına kippa denilen Yahudi takkesini genelde giymiyor. İçlerinden giyen çıksa da, bu sadece Şabat ve özel günlere mahsus oluyor. Harediler ve Datiler grup içinden evlenmeyi tercih etse de Masortiler dışardan evlenmekte pek sakınca görmüyor. Şabat günü toplu taşıma kullanma konusunda da iki dindar gruptan daha esnek davranıyorlar.

Nüfusun yarısı Allah’a inanmıyor

İroniye bakın ki, Yahudilik ortak paydasında birleşenlerin oluşturduğu din devleti İsrail’de en büyük Yahudi grubunu seküler kesim oluşturuyor. Hilonim yahut Hiloniler, daha ziyade Aşkenaz olarak bilinen Doğu Avrupa göçmenlerinin çocuklarından oluşan bir kesim.

İroniye bakın ki, Yahudilik ortak paydasında birleşenlerin oluşturduğu din devleti İsrail’de en büyük Yahudi grubunu seküler kesim oluşturuyor.
İroniye bakın ki, Yahudilik ortak paydasında birleşenlerin oluşturduğu din devleti İsrail’de en büyük Yahudi grubunu seküler kesim oluşturuyor.

Hiloniler içerisinde Allah’a inananların oranı çok düşük, yüzde 18 civarında. PEW Research’ün 20 Temmuz 2020’de yayınlanan bir araştırması, İsrail toplumunda erdemli biri olmak için Allah’ın varlığını gerekli görenlerin oranını yüzde 48 olarak veriyor. Çarpıcı bir cümleyle ifade etmek gerekirse; İSRAİL YAHUDİLERİNİN YARISI ALLAH’A İNANMIYOR.

Haredi-Hiloni çatışması

Hiloniler, Yahudiliği dinden ziyade milli bir kimlik olarak değerlendiriyor. “Yahudilik mi, İsrail mi, hangisi öncelikli?” şeklindeki bir soruya yüzde 59 ile “İsrail” cevabını vermeleri zaten meseleyi yeterince ifade ediyor. Yahudilik ile elbette iftihar ediyorlar ama onların anladığı Yahudilik, dediğimiz gibi din değil daha ziyade millî kimlik ve gelenekler. Diğer gruplar gibi Hiloniler de genelde kendileri gibi düşünenler ile sosyalleşiyor, bilhassa aşırı dinci olarak gördükleri Haredilerden uzak duruyorlar. Harediler ile Hiloniler, taban tabana zıt iki grup olarak askerlik ve Şabat günü çalışma gibi pek çok konuda neredeyse çatışma halindeler. Daha önce de belirttiğimiz gibi İsrail şehirlerinde Harediler başka muhitlerde oturuyor, Hilonilerin yerleşik olduğu merkez semtlere pek yaklaşmıyorlar.

Etnik ayrışma da var

Sadece dini görüşler itibariyle bir ayrışma yok üstelik. Yahudilerin içerisinde bir de etnik mesele itibariyle ayrışma söz konusu. Doğu Avrupa kökenli dindar bir Aşkenaz Yahudi, yine kendisi gibi dindar bile olsa, mesela İspanya kökenli Sefarad Yahudisine öyle kolay kolay kız vermiyor. Ortadoğu kökenli Mizrahi Yahudisi, hele Afrika kökenli Falaşa Yahudisi için bu ihtimal çok daha düşük, neredeyse sıfır denilebilir.

Sadece dini görüşler itibariyle bir ayrışma yok üstelik. Yahudilerin içerisinde bir de etnik mesele itibariyle ayrışma söz konusu.
Sadece dini görüşler itibariyle bir ayrışma yok üstelik. Yahudilerin içerisinde bir de etnik mesele itibariyle ayrışma söz konusu.

Sosyolojik rüzgârların hayli sert estiği İsrail toplumunun durumu, tıpkı bir ayna gibi ülke siyasetine de yansımış durumda. Nitekim iktidara gelse de iyimser yorumların bile fazla zaman biçmediği “Netanyahu karşıtları bloku”, ülkedeki en hafif siyasi-sosyolojik rüzgârdan nem kapacak bir zaafiyeti bünyesinde barındırıyor.

Netanyahu ile iş tutmayan yok gibi

Netanyahu’yu yıkmak için bir araya gelenlere bakıldığında, geçmişte Netanyahu ile yolları kesişen isimlerin varlığı dikkat çekiyor. İsrail’in koalisyonlara gebe siyasi yapısının da şüphesiz manzarada payı var.

• Yamina Partisi’nin lideri yeni başbakan Naftali Bennett:

2006-2008 yılları arasında yani muhalefetteyken Netanyahu’nun kıdemli yardımcısıydı. İsrail ordusunda komando olarak görev yapan Bennett, 1976 yılında Entebbe baskını sırasında öldürülen Netanyahu'nun ağabeyi Yoni'nin büyük hayranı. Oğluna ismini verecek kadar hem de.

Yeni Koalisyon hükümetinde yer alan oluşımlar
Yeni Koalisyon hükümetinde yer alan oluşımlar

• Yeni Umut Partisi lideri Gideon Sa’ar:

Sa’ar da ilk Netanyahu hükümetinin kabine sekreteri. 2009 yılındaki iktidara gelişinden sonraysa Netanyahu’nun hem Eğitim hem de İçişleri bakanlığını yapmış bir isim.

• Merkez sol partisi Yeş Atid lideri Yair Lapid:

Lapid, 2013 yılında kurulan Netanyahu kabinesinde Maliye bakanı idi.

• Evimiz İsrail lideri Lieberman:

Netanyahu kabinelerinde Dışişleri ve Savunma bakanı olarak bulunmuş biri.

• Mavi Beyaz ittifakının lideri Benny Gantz:

Netanyahu döneminde Genelkurmay başkanlığı yaptıktan sonra siyasete girdi, hem koalisyon ortağı hem de Savunma bakanı oldu.

Koalisyon ekibi içerisinde Netanyahu ile yolu kesişmeyenler de var. Medya kökenli ve eşcinsel olduğunu saklamayan Meretz lideri Nitzan Horowitz ile yine medyadan gelen İşçi Partisi lideri Merav Michaeli mesela. 2020’de, o zamanki İşçi Partisi lideri Amir Peretz, Netanyahu-Gantz koalisyonuna girme kararı alınca Michaeli’nin buna şiddetle direndiği biliniyor.

Filistinliler de koalisyonda ama...

Koalisyonun Filistin kanadını sona bıraktık. Raam lideri Mansur Abbas, kabinede yer verilmese de bir ilki tercih etti ve Filistinli Arapları İsrail hükümetinin bir şekilde parçası yaptı. “1948 toprakları” olarak tabir edilen İsrail sınırları dâhilinde yaşayan Filistinlilerin, ikinci hatta üçüncü sınıf vatandaş olarak zor şartlarda yaşadığı, İsrail tarafından faşizan uygulamalara mâruz bırakıldığı biliniyor. Mansur Abbas “bu zor koşulları ne kadar değiştirebilirim” hesapları yapıyor olabilir. Fakat kabinede yer alan İsrailli isimlerin kimler olduğu, fikirleri ve bugüne kadarki icraatları ortada. Hemen hepsinin İsrail ordusunda bir geçmişi, dolayısıyla Filistinli Araplar ile sıcak temasları var. İçlerinde yeni başbakan Bennett gibi Arap kanı akıtmakla iftihar edenler mevcut. Bu kararın ne getirip ne götüreceğini hep birlikte göreceğiz.

Koalisyonun Filistin kanadını sona bıraktık. Raam lideri Mansur Abbas, kabinede yer verilmese de bir ilki tercih etti ve Filistinli Arapları İsrail hükümetinin bir şekilde parçası yaptı.
Koalisyonun Filistin kanadını sona bıraktık. Raam lideri Mansur Abbas, kabinede yer verilmese de bir ilki tercih etti ve Filistinli Arapları İsrail hükümetinin bir şekilde parçası yaptı.

Evet, Netanyahu nihayet gitti. Temennimiz, hakkında açılan davaların onu cezaevine sürüklemesi. Netanyahu karşıtı blok, dediğimiz gibi 8 yamalı bir bohça. Bu bohçanın uzun mesafeli bir siyasi yolculuğa dayanıklı olmadığı ortada. Neticede ne olur, bu süreçten kim kârlı çıkar bilemeyiz. Ortalık fazlasıyla puslu. Her ne olacaksa, Filistin ve İslam dünyasının hayrına olsun niyazıyla...