Rejimin Öztrakları, yahut Öztrakların rejimi

Öztraklar
Öztraklar

Görüşme öncesinde ilgili bakanlığa bilgi verilmemiş. IMF Heyetinin yaptığı tam bir rezalet ve terbiyesizlik. Avuçlarına düşmüş, esir olmuş bir Türkiye arzusuyla yanan IMF tarafını anlayabilirsiniz. Peki ya CHP ve İyi Parti’nin derdi ne? Herhalde onların da en iyi bildikleri şey, Türkiye’yi IMF’ye teslim etmek.

Mâlum Uuslararası Para Fonu (IMF) heyeti, üye ülkelerle yılda bir kez yapılan ekonomik gelişmeleri değerlendirme toplantısı için 12 Eylül’de Türkiye’ye gelmiş. Yani “4. Madde” gereği rutin bir görüşme.

Bu sırada IMF heyeti ile CHP ve İYİ Parti temsilcileri bir otelde gizlice buluşuyor.

Şeffaflık yok, gizlilik var.

Bu gizli buluşma ile ilgili IMF İcra Direktörü Raci Kaya şöyle diyor: “Heyetle yapılan toplantılar boyunca böyle bir görüşme niyetinden dahi söz edilmemiştir. Buna rağmen böylesi saklanan, meşruiyet dışı bu toplantı, Türkiye’ye karşı farklı bir ajandanın varlığının göstergesidir.”

Yani bildiğiniz üzere, görüşme öncesinde ilgili bakanlığa bilgi verilmemiş.

Görüşmeye katılan CHP ve İyi Parti temsilcileri ise toplumun yakından tanıdığını sandığımız iki isim.

İlki, Abdullah Gül ekibinden şimdilik İyi Parti’de duran Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz.

İkincisi ise Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana bürokrasi ve siyasetin merkezinde yer alan CHP’li Öztrak ailesinden Faik Öztrak!

IMF Heyetinin yaptığı tam bir rezalet ve terbiyesizlik.

Avuçlarına düşmüş, esir olmuş bir Türkiye arzu eden IMF tarafını anlayabilirsiniz.

Peki ya CHP ve İyi Parti’nin derdi ne? Herhalde onların da en iyi bildikleri şey olan Türkiye’yi IMF’ye teslim etmek.

O halde görüşmeyi vesile ederek Öztrak ve Durmuş’un mazilerine birazcık temas edelim. Ama önce Öztraklar…

M. FAİK ÖZTRAK

İttifak ve Terakki (İT) üyesi olan dede M. Faik Öztrak, 25 Ocak 1939’da İnönü tarafından Dâhiliye (içişleri) Bakanlığı’na getirilir. Öztrak’ın Adnan, Orhan, İlhan, Handan ve Ülker olmak üzere beş çocuğu vardır. (İlk adı kimi kaynaklarda Mustafa kimilerinde Mehmet)

ADNAN ÖZTRAK

Adnan Paris’te okumuş, kaymakam olmuştur. Basın Yayın Umum Müdürlüğü Fen. Hey. Reisliği’nin ardından da TRT’nin ilk genel müdürlüğüne getirilmiş. Hiç evlenmemiş.

ORHAN ÖZTRAK

Orhan İsviçre Neuchatel Hukuk Fakültesi’nde, kaymakamlık yapmış, 27 Mayıs darbecilerinin Kurucu Meclisinde Tekirdağ üyeliğine getirilmiş, 1962’de İsmet İnönü, 1975’de ise Ecevit tarafından Gümrük ve Tekel Bakanlığına, 1963’de yine İnönü tarafından İçişleri Bakanlığı’na getirilmiş.

İlhan Öztrak, Fahri Korutürk döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine, ayrıca 12 Mart ve 12 Eylül darbecilerince de bakan yapılmıştır. Sonra Kenan Evren bir kez daha Cumhurbaşkanlığı genel Sekreterliğine getirmiş. Oğlu Kemal ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve MGK Genel Sekreterliği yapan Cumhur Asparuk’un damadıymış.
İlhan Öztrak, Fahri Korutürk döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine, ayrıca 12 Mart ve 12 Eylül darbecilerince de bakan yapılmıştır. Sonra Kenan Evren bir kez daha Cumhurbaşkanlığı genel Sekreterliğine getirmiş. Oğlu Kemal ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve MGK Genel Sekreterliği yapan Cumhur Asparuk’un damadıymış.

İLHAN ÖZTRAK

Sorbon mezunu A.Ü. eski Rektörü Ali Kemal Yetkin’in kızı ile evlenen İlhan, Fahri Korutürk döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine, ayrıca 12 Mart ve 12 Eylül darbecilerince de bakan yapılmıştır. Sonra Kenan Evren bir kez daha Cumhurbaşkanlığı genel Sekreterliğine getirmiş. Oğlu Kemal ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve MGK Genel Sekreterliği yapan Cumhur Asparuk’un damadıymış.

JUNİOR FAİK

Orhan’ın oğlu olan, hâlen CHP sözcülüğü yapan Junior Faik ise Saint Joseph Lisesi’nde okumuş. Kraliçe’nin Birmingham Üniversitesi’nde master yapmış. SHP-DYP koalisyonunda İktisadi Planlama Genel Müdürlüğü’ne getirilmiş, Anasol-M’de BBDK’da Başkan Yardımcılığı ve Hazine Müsteşarlığına atanmış, TÜSİAD-KOÇ Üniversitesi Araştırma Fonu Başkanlığı yapmış, Milliyet gazetesinde yazmış.

NATO Parlamenter Asamblesi Ekonomi ve Güvenlik Komitesi Başkanlığını da yürütmüş olan Faik Öztrak’ın bir başka özelliği ise az sayıdaki Bilderbergcilerden olması.

Ali Babacan’ın da katıldığı 5-8 Haziran 2008’de ABD Virginia’da yapılan Bilderberg toplantısına Ferit Şahenk, Mustafa Koç ve gazeteci-yazar Zeynep Göğüş’ün yanı sıra CHP Milletvekili Faik Öztrak da katılır. Yani hemen her yere aşina bir isim.

JUNİOR FAİK’İN EŞİ

Eşi ise Nilgün Öztrak, 1993-2000 yılları arasında OYAK’ta Renault MAIS’in yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuş. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “FETÖ’ye adalet” yürüyüşü olarak da adlandırılan 2017’deki yürüyüşüne Faik-Nilgün Öztrak ailesi de iştirak etmiş.

HALUK ÖZTRAK

Tayfun Er’in ‘Ergüvaniler’ kitabında yer alan bilgilere göre, Orhan Öztrak’ın Faik dışında Haluk isimli bir oğlu daha vardır. Haluk bey ise hukuk eğitimi almış. Kayınvalidesi, Türk Kadınlar Birliği’nin meşhur başkanı CHP’li Günseli Özkaya imiş. O da Halkçı Parti’den yani Necdet Calp’in partisinden milletvekili olmuş

GÜNSELİ ÖZKAYA

Burada soluklanıp, Gerçek Hayat’ın birkaç sayı evvel masonlar ve 27 Mayıs ile ilgili sayılarında yer alan belgelerin altındaki ismi düşünün!

Kimdi o?

Milli Birlik Komitesi Sekreteri Albay Mehmet Şükran Özkaya.

Haluk’un kayınvalidesi olan Günseli Özkaya, M. Şükran Özkaya’nın eşidir. Yani Öztrak ailesi ile Özkaya ailesi dünür. Tarafların 27 Mayıs sonrası “güçlenerek” yükselişinin sebebi şimdi daha iyi anlaşılıyor olmalı.

ÖZTRAK KIZLAR

M. Faik Öztrak’ın Handan ve Ülker isimli iki de kızı vardır. Ülker, eczacı Metin Başkut ile evlenmiş, Handan ise Paris’te okumuş, İstatistik Profesörü Şefik İnan’la izdivaç yapmış. İnan ailesine ise hiç girmeyelim, İttihat ve Terakki’den Özal’a kadar uzanan bir hikâyesi var. Yine pek çoğu TBMM’deler.

İLGİNÇ İLİŞKİLER

Faik Öztrak, Sabetayist Kemal Derviş döneminde Hazine Müsteşarlığı’na getirilmiş, IMF ve Dünya Bankası ile Derviş ekonomisinin görüşmelerini yürüten heyetteymiş. Dolayısıyla ağa babalarıyla güçlü bir irtibatı var. AK Parti iktidara gelince müsteşarlıktan alınmış, o da Aydın Doğan’ın Milliyet’ine kapak atmış. Ne de olsa Halit Kakınç’ın kitabında belirttiğine göre, dede M. Faik ile Vehbi Koç arasında sağlam bir ilişki varmış. Dede Faik ile Vehbi Koç’un ilişkisi, Struma Gemisinden Segal ailesini çekip alacak kadar güçlüymüş.

Martin Segal, Standard Oil Company of Nevvyork (SOCONY şimdiki adıyla Mobil Oil) şirketinin Romanya’daki müdürüdür. SOCONY’nin Türkiye genel müdürü Yahudi Archibald Walker, Vehbi Koç’tan ailenin Struma Gemisinden kurtarılmasını ister. Koç bunu yapamayacağını söyler. Fakat Walker’ın elinde güçlü bir koz vardır.

O sırada İngilizler, Hitlere Krom sattığı için Koç’u kara listeye almıştır. Yahudi Walker, masaya Koç’un bu sıkıntısını sürerek, bunu halledebilecekleri taahhüdünde bulunur. Karşılıklı bir alış veriş yani. Sabetayist mason İhsan Sabri Çağlayangil’in Koç’a verdiği akılla, İçişleri Bakanı Faik Öztrak’ın evine bayram bahanesiyle ziyarete giden Koç, Öztrak’tan aldığı özel izinle Segal ailesini gemiden çekip alır.

Yahudi Segal ailesini kurtarması Koç’un Yahudi dünyasında kahraman ilan edilmesi ve önlenemeyen yükselişini sağlayacaktır.

Mustafa Faik, Giritli Rumlardan Panayotis (Ethem) Efendinin oğlu olan hocası Ahmet Saki’nin Antalya’dan milletvekili yapılmasını sağlamış biri olmanın yanı sıra, 1945’de Türkiye’nin Almanya ve Japonya’ya savaş açmasını savunan kişilerden biri olarak da bilinir.

Menderes’e kin duyan CHP’lilerden olan Bakan Öztrak, CHP’nin Ulus gazetesinin 28 Ocak 1947 tarihli nüshasında muhalefet lideri Menderes aleyhinde yazı bile yazmıştır.

İnönü’ye aşkını ise Ankara’da yapılan Basın Birliği Kongresi’nde İçişleri Bakanı M. Faik Öztrak şöyle ifade eder: “Milletin gözbebeği olan Millî Şefimiz ve Reisicumhurumuz İsmet İnönü’nün her vesile ile matbuat ve onun hürriyeti hakkında bize ne güzel dersler verdiğini hepiniz bilirsiniz. Matbuatın esas prensipleri demek daha doğru olan bu işaretlere uymanın hepimiz için millî ve vatanî vazife olduğunu hatırlatmak benim için borçtur.” (Akşam, 11 Temmuz 1939)

İlginç bir not ise doğru ile yanlışların boca edildiği çöken(!) Ergenekon davasının gerekçeli kararındaki “DİĞER BÜROKRASİ” başlığı altında yazılan şu ifadeler ilgi çekicidir: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Merkez Bankası eski başkanı Gazi Erçel, şimdiki Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, Cumhurbaşkanlığı sekreteri Tacan İldem Yahudi asıllı bürokratlardır. MİT müsteşarı olmanın şartı, sabetaycı ya da mason olmaktır. Kendisi de mason olan Şenkal Atasagun’un (babası bir generaldi) selefleri olan Ziya Selisik, Fuat Doğu ve Sönmez Köksal vs. masondurlar. Hiram Abas da masondur. 12 Eylül yönetimi tarafından kendisine MDP’nin kurdurulduğu orgeneral Turgut Sunalp, 80 öncesinin kontrgerilla örgütü Ergenekon’un başıdır ve aileden masondur.”

Gerçek bir akıl tutulması yaşadığına inandığım Durmuş Yılmaz, IMF ile gizli görüşme konusundaki pişkinlik bir yana faizlerle oynanmaması gerektiğini söylüyor. Bununla yetinmeyip, “önce enflasyon insin, sonra faiz” diyor. Faiz ve enflasyon arasındaki ilişkiyi bilemeyen bu kişiyi kendi ifadesiyle, Merkez Bankası Başkanlığına gelme teklifini getiren kişi İngiltere’den arkadaşı Abdullah Gül.
Gerçek bir akıl tutulması yaşadığına inandığım Durmuş Yılmaz, IMF ile gizli görüşme konusundaki pişkinlik bir yana faizlerle oynanmaması gerektiğini söylüyor. Bununla yetinmeyip, “önce enflasyon insin, sonra faiz” diyor. Faiz ve enflasyon arasındaki ilişkiyi bilemeyen bu kişiyi kendi ifadesiyle, Merkez Bankası Başkanlığına gelme teklifini getiren kişi İngiltere’den arkadaşı Abdullah Gül.

GELELİM DURMUŞ’A

Gerçek bir akıl tutulması yaşadığına inandığım Durmuş Yılmaz, IMF ile gizli görüşme konusundaki pişkinlik bir yana faizlerle oynanmaması gerektiğini söylüyor. Bununla yetinmeyip, “önce enflasyon insin, sonra faiz” diyor.

Faiz ve enflasyon arasındaki ilişkiyi bilemeyen bu kişiyi kendi ifadesiyle, Merkez Bankası Başkanlığına gelme teklifini getiren kişi İngiltere’den arkadaşı Abdullah Gül.

Sosyal medya grubunda yaptığım eleştirilerle ilgili kendini anlatmak için yaptığı arama nedeniyle önceki yıl bir kez telefon görüşmemiz oldu Yılmaz ile.

Bu görüşmedeki ifadesine göre, İngiltere’deki (City University ile University College) eğitimini tamamladığında evini bıraktığı Abdullah Gül ile camide tanışmış. MB Başkanlığı sonrasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Cumhurbaşkanlığı ekonomi başdanışmanlığına getirilir.

İngiliz Exeter’cileri ile dost Durmuş, gerisi ise hikâye!

Son söz şu, bir kişi özellikle CHP’li ise ‘siyasetçi’ deyip geçme! Örtüyü kaldır bir bak hele, neler çıkar neler insanın önüne! Ve unutma ki, bu devlet ve milletin en büyük derdi hâlâ CHP!