Srebrenitsa soykırımının şahidi bir çocuğun sıra dışı hayatı

Adel Şabanoviç 1983 yılında Zaklopača Belediyesine bağlı Vlasenitsa köyünde doğdu.
Adel Şabanoviç 1983 yılında Zaklopača Belediyesine bağlı Vlasenitsa köyünde doğdu.

Bosna Savaş'ında yaşanan katliamlardan kurtulabilen Adel Şabanoviç (Šabanović)’in sıra dışı hayatı herkesi hayrete düşürüyor. Saraybosna’da Başçarşı’da özellikle namaz vakitlerinde Gazi Hüsrev (Begova) Bey Câmisinde sık sık rastladığımız Adel Şabanoviç ile geçen hafta (11 Eylül 2022) Saraybosna’dan İstanbul’a birlikte döndük. Uzun zamandır İstanbul’a gelmek, buradaki sahabe ve evliya türbelerini, câmileri ve Bosna’ya gönül vermiş insanları ziyaret etmek isteyen Adel’in isteği nihayet yerine geldiği için havaalanında buluştuğumuzda gayet heyecanlı idi. Türk Hava Yolları’nın sponsor olarak verdiği bilet ve hayırsever insanların desteğiyle gerçekleştirdiği bir haftalık İstanbul seyahati gayet verimli geçti. Vakit namazlarını Sultan Ahmet, Ayasofya, Süleymaniye, Beyazıt camilerinde kılan Adel, Eyüp Sultan ve Aziz Mahmut Hüdâî türbelerini de ziyaret ederek dua etti. Bazı belediyeleri ve Bosna-Sancak Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarını da ziyaret edip buralarda Bosna Savaşı esnasındaki şahitliklerini anlattı.

Babası Zivornik Köprüsü'nde katledilir

Adel Şabanoviç 1983 yılında Zaklopača Belediyesine bağlı Vlasenitsa köyünde doğdu. Adel’in anne ve babası savaştan önce ayrıldıkları için babası Belgrat’a çalışmaya gitmişti. Babası, savaş başladığında Bosna Hersek’e dönerken, Zivornik köprüsünde çevrilen otobüsünden indirilerek öldürülüp Drina Nehri’ne atılmıştı.

Adel’in annesi ve babası başka şehirlerde çalıştığı için Adel, anne tarafından büyükannesi Şeyma ve dedesi Huso Ahmetoviç ile Zaklopaça’da yaşamaktadır. Henüz ilkokul 2. sınıf talebesi olduğu esnada Çetnikler, Miliçi belediyesi yakınlarındaki Zaklopaça’ya 16 Mayıs 1992 tarihinde baskın yapar. Tarlalarda çalışan ve hiçbir şeyden haberi olmayan sivil halkı kuşatırlar. Önlerine çıkan herkesi öldürüp esir aldıktan sonra her yeri yakarlar. 12’si çocuk 59 Boşnak sivilin öldürüldüğü bu katliam esnasında Adel, büyükannesi ile bir ahıra saklanarak kurtulur.

Çetnikler cesetleri başka yere kaçırır

Adel’in dedesi Huso Ahmetoviç 1995’te Srebrenitsa’da soykırıma uğradı.
Adel’in dedesi Huso Ahmetoviç 1995’te Srebrenitsa’da soykırıma uğradı.

Gece yarısı artık silah seslerinin susmasıyla Adel, büyükannesi ve katliamdan kurtulan kişilerle dağlara kaçarak ormanlarda 3 gün kaldıktan sonra Zaklopaça’ya dönerler ve cesetleri defnederler. Fakat daha sonraları fark edilecektir ki defnettikleri cesetler Çetniklerce yerlerinden çıkarılıp, vücut bütünlüğü bozularak yeri bilinmeyen yerlere götürülerek gömülmüştür.

Büyükannesi ile birlikte bir müddet Srebrenitsa çevresindeki mağaralarda birkaç ay kaldıktan sonra BM, Srebrenitsa’yı güvenli bölge olarak ilan edince mülteci kampına sığınırlar. 1992’den 1995’e kadar dedesi, büyükannesi ve ailesinden bazı kişilerle bu kampta çok zor şartlarda kalmışlardır. Un, su gibi temel gıda maddelerinin bile olmadığı bu kampın hastanesinde de hiçbir tıbbî malzeme yoktur.

Çok sayıda kadın ve kız kendini astı

Dedemi bizden ayırdılar. Kardeşim Hasan ve Mahmut, kuzenlerim ve diğer akrabalarım öldü. Bizi bir kamyona bindirdiler, yolda bir kadın su vermişti. Fakat su çok sıcaktı, adeta kaynıyor gibiydi. Ama içmek zorundaydım ve içtim. Yollarda Çetnikler bizi durduruyordu. Yol boyu esir alınmış, elleri başlarında bağlı insanlar görüyorduk. En kötüsü ise yol üzerinde bulunan pınarları zehirliyorlar ve etrafına mayınlar döşüyorlardı. Su içmek isteyen insanlar ya mayına basıyorlardı ya da zehirlenerek ölüyorlardı. Zehirlenenler halüsinasyon görüyor, bu yüzden Sırplara yakalanıyordu. Akşam Tuzla bölgesine vardık. O gece çok sayıda kadın ve kız kendini asarak intihar etti. Çünkü bazıları tecavüze uğradı, bazıları o gece bütün ailesini kaybetti. Şu an en büyük mücadele bunların unutulmamasıdır. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”

Adel, 8 yaşından 11 yaşına kadar Bosna Hersek savaşının tüm vahşetine şahitlik etmiştir.
Adel, 8 yaşından 11 yaşına kadar Bosna Hersek savaşının tüm vahşetine şahitlik etmiştir.
Srebrenitsa kampında çekilen görüntülerde Adel’in tesadüfen gördüğü ve tanıdığı ninesi Şeyma.
Srebrenitsa kampında çekilen görüntülerde Adel’in tesadüfen gördüğü ve tanıdığı ninesi Şeyma.

Yaşadıkları belgesel oldu

Adel’in yaşadıkları o kadar dehşetlidir ki, Çetniklerin işlediği cinayetlerde kullanılan kesici aletler bile bu esnada 11 yaşında olan Adel’e yıkatılır. Potoçari Çetniklerin eline geçmeden hemen önce birkaç kamyonla soykırımdan kaçarak kurtulabilen insanlardan olan Adel’i bu kamyona bindiren ninesidir. Dedesi Potoçari soykırımında öldürülen Adel’in, ninesi de 1997 yılında Tuzla’da vefat etmiş ve kendisi tamamen yalnız kalmıştır. O günlerde yaşadıklarını anlatan Adel’in şahitlik ettiği katliamlar, işiten herkesi hayrete ve dehşete düşürmektedir. Bu nedenle, yönetmen Rijad Gvozden tarafından Adel Şabanoviç’in hayatı ile ilgili (ADEL ŠABANOVIĆ, PREŽIVJELA ŽRTVA GENOCIDA U SREBRENICI 1995. GODINE) bir belgesel çekilmiştir.

  • ‘Hani Türkler nerede?’
  • 1995’in haziran ayında BM Srebrenitsa’yı Sırplara teslim edince, bombaların ve kurşunların altında Potoçari’ye doğru hareket eden binlerce kişinin içinde Adel ve ailesi de vardır. Potoçari’deki fabrika binasına ve civarına sığınan binlerce insan artık daha zor şartlarda yaşam mücadelesi vermeye başlamıştır. Bu günlere şahitlik etmiş olan Adel şunları aktarıyor: “Fabrikaya sığındığımızda yiyecek içecek olmadığından civardaki evlere gittik, bulabildiğimiz kadar un ve su aldık. Orada 2 defa esir düştüm. Şu an gibi hatırlıyorum. 2 Boşnak kadına tecavüz ettiler. Bir kere daha esir düştüğümde, 8 kişinin başlarını kestiler. Her yer kandı. Duvarlar, yerler… Elleri kanlıydı ve o kanlı ellerini yıkamak için bana su döktürdüler. Ben de dökmek zorunda kaldım. Bundan dolayı geceleri ışıksız uyuyamıyorum ve travmalar yaşıyorum. Benim için en zor hâdise ise kadınları dövüp tecavüz etmelerine şahit olmamdı. Aliya İzzet Begoviç’e ve Türklere küfür etmeleriydi. “Hani Türkler nerede?” deyip küfür ediyorlardı. “Size şu an kimse yardım edemez” diyorlardı. O iki kadın sağ mıdır, bilemiyorum.

Ailesinden 22 kişi katledildi

Adel, 8 yaşından 11 yaşına kadar Bosna Hersek savaşının tüm vahşetine şahitlik etmiştir. Yüzlerce tecavüz, cinayet ve şiddete şahitlik eden Adel, bu soykırımda ailesinden 22 kişiyi kaybetmiştir.

Adel Šabanović, şimdilerde Saraybosna yakınlarındaki Haciç’e bağlı Mişeviçi köyünde tek başına yaşıyor. Yaşadığı ruhî travmaların hâlâ etkisi altında olan Adel çalışabilecek durumda değil. Devletten aldığı 103 Km (yaklaşık 50 euro) yetim maaşı ve yardımsever insanların yardımları ile hayatını idame ettirmektedir.

Hac dileği yerine geldi

Edin Salković başkanlığındaki “Hasene Balkans Organizasyonu” öncülüğünde Danimarka Hasene Organizasyonu, Enver Eminović ve Anes Džunuzović gibi yardımseverler, para toplayıp Adel’i hacca göndermek istemişler fakat bu, pandeminin araya girmesiyle iki yıl sonra gerçekleşebilmiştir. Adel, nihayet 2022 senesinin temmuz ayında Bosna Hersek Diyanet İşleri Başkanlığı ile ziyaret etmeyi çok istediği mukaddes topraklara giderek hac vazifesini yerine getirmiştir.

Adel, soykırımın yıl dönümü olan temmuz ayında gittiği kutsî topraklarda, Srebrenitsa, Podrinje, Doğu Bosna, Janja, Bijeljena, Semberija, Brčko, Saraybosna, Vitez, Mostar ve tüm Bosna Hersek şehitleri için dua etmiştir.