1 DAKİKADA OKUNUR
Dünyayı gezerken hayallerini kahve bardaklarına taşıyan seyyah

Dünyayı gezerken hayallerini kahve bardaklarına taşıyan seyyah

Dünyayı gezerken hayallerini kahve bardaklarına taşıyan seyyah
​Dünya'yı gezmek için bardak çiziyor

​Dünya'yı gezmek için bardak çiziyor

Genç tasarımcı Berk Armağan, gezdiği yerleri kahve bardaklarına taşıyor.

Berk Armağan; henüz 22 yaşında, İstanbul Üniversitesi Türkçe öğretmenliği öğrencisi bir genç.

Hareketli olmayı ve bir şeyler yapmayı seviyor. Bunun içindir belki de #kalemimdünyaya diyor ve gezdiği yerleri, sevdiği çizgi kahramanları ve hikaye karakterlerini bardağına taşıyor.

İnstagram'ı da bunun için kullanıyor. Seyyahart adını verdiği hesabında yaptığı çalışmaları paylaşıyor.

Bizde sizler için bu çalışmalardan en dikkat çekenleri derleyelim istedik.

0.

İkizlerimle tanışın 😂 Turist seli, sağım solum önün arkam insan. Allahım Roma ne kalabalıktı öyle. Sıcakta kesinlikle çekilmesi zor bir yer ama sokaklarında yürümek çok keyifli. Roma büyük ve temiz bir şehir, tarihi konusuna girmeme gerek yok o kadar bilgim yok 😂 Boş bir şehir olsa sanırım gezmekten en keyif alacağım yer olurdu. Herneyse bugün Interrail biletim biteceği için hızlı bir Roma gezisi yapmak zorunda kaldım. Floransa'dan ücretsiz olduğu için yerel bir trenle gelmek zorunda kaldım (para suyunu çekti, 3 buçuk saatlik bir yolculuktu). Sabah yemek yeme fırsatı bulamamıştım indiğimde çok sıcak bir havayla karşılaştım. Sıcaklık yetmiyormuş gibi bir ton da turist vardı 😂 Hızlı bir şekilde kolezyuma gittim. Bu arada insanlara çarpmamak mümkün değil 😂 Kolezyum'un çevresini dolaşırken çekeceğim açıyı buldum hemen çantayı koydum. Bu sefer farklı bir çalışma yaptım. İki bardağa çizim yaptım (Daha farklı çalışmalarım da var yavaş yavaş çeşitliliği arttırıcam önümdr uzun bir süreç var 😂). Çizimi yaptım ama doğru şekilde tutması zor oldu. Bu fotoğrafı çekmek için 20-30 dakika uğraştım. Tabi fotoğraf çekmeden öncesi de var 😂 Çok sarsıntılı bir trende çizmek zorunda kaldım Kolezyum'u (2-3 saatten bahsediyorum 😂) O kadar uğraştıktan sonra kendimi Pompi'den tiramisu, Venchi'den çikolatalı vanilyalı dondurma ve makarna yiyerek ödüllendirdim. Son günlerimin İtalya'da olmasına çok seviniyorum (uzun bir süre nutella, fıstık ezmesi, muz yiyerek geçirdim). Karnım tok, kalemim pek bir şekilde Venedik'e gidiyorum. - #italy #roma #colosseum #landmark #ancient #historical #cupart #art #illustration #drawing #artist #travel #traveller #seyyahart

seyyahart (@seyyahart)'in paylaştığı bir gönderi ()

0.

Bir gün bana "Berk Mona Lisa'yı bardağa çizeceksin ve Louvre müzesinde orijinal haliyle fotoğraf çekeceksin" deseler inanmazdım. Bu zamana kadar hiç ciddi anlamda çizim yapmadım. Hiç kural, teknik falan bilmem. Elimden geliyor bir şekilde. Bu çizim için yaklaşık 4-5 saat kadar uğraştım. Karakalem hali tam anlamıyla Mona Lisa gibi olmuştu ama teknik çizim kalemiyle çizimi sevdiğim için bu tarz bir şey ortaya çıkardım. Yağlı boyayla yapılmış bir eseri çiziyorum sonuçta 😊 Çizimi yaptıktan sonra Louvre müzesine girmek de biraz sıkıntıydı. Piramitli yerden girmek çok zor zaten aşırı kalabalık oluyor. Alışveriş merkezinden girdim Louvre'a. Avrupa'da müzelere girmek beni biraz sarsıyor ama olsun değer yani 😂 Çizdiğim eseri bizzat göreceğim. 30-45 dakika uğraştıktan sonra Louvre'a girdim. Girmesine girdim ama aşırı büyük bir yerle karşılaştım. Giren herkesin elinde harita vardı. Ben heyecanla girdiğim için almayı unuttum tabi 😂 Önüme gelene soruyorum "How can i go Mona Lisa?" onlarda "Houum its complicated, you should go straight..." cevabını veriyor 😂 Böyle böyle bi 20 dakikada buldum sanırım. Mona Lisa'ya giderken harika eserler gördüm. Mısır dönemine ait hiyeroglifler, papirüsler, lahitler, heykeller... Aşırı zengin bir müze. Herneyde sora sora Bağdat bulunur mantığıyla buldum Mona Lisa'yı. Buldum ama kalabalıktan göremedim ilk başta. Böylesi bir kalabalık yok 😂 Biraz uğraşarak öne geçmeye çalıştım. İnsanlar elimde bardağı görünce müsade ettiler 😊 Öne geçtim ama eserle aramda bi 5-10 metre var. Görevlilere çok ısrar ettim bırakın gireyim sadece fotoğraf çekicem diye. Hiçbir şekilde izin vermediler. O yüzden bardağım tabloya biraz uzak oldu. Ama benim için çok gurur vericiydi. Munch'un, Van Gogh'un tablosunu çizip bizzat orijinal haliyle fotoğraf çektikten sonra Leonardo Da Vinci'nin dünyanın en ünlü tablosu haline gelen Mona Lisa'yı çizip orijinal haliyle fotoğraf çekmek. Bu yüzden deseler inanmazdım dedim 😂 Tüm bunlar azmim ve sizin hayalimi görüp ortak olmanızla oldu. Bana destek olan herkese çok teşekkür ederim. Avrupa'dan sonra Küba'ya gitmekm Amerika'ya gitmek gibi hayellerim var. devamı yorumda -->

seyyahart (@seyyahart)'in paylaştığı bir gönderi ()

0.

Çoğu ressamın kaderi, öldükten sonra üne kavuşmak. Van Gogh'ta bu ressamlar arasında. Onlarca eser vermiş bu adamı Amsterdam'a gelene kadar fazla tanımıyordum. Van Gogh, büyük bir ressam, herkes tarafından bilinen ve sulu boya markasını kullandığım biri topu topu bunları biliyordum. Önceden tabloları beni pek cezbetmese de zamanla nitelikli çizimleri gördükçe bu adamın önemini anladım. Fırça darbeleri, renk kullanımı kendine has ve etkileyici. Bende Amsterdam'ı gezdikten sonra aklımda tek bir çizim yapmak vardı. Kanallar, bisiklet ve ağaçlar. Ama sonradan evine misafir olduğum Halil abinin evinde Van Gogh kitabı gördüm. Biraz muhabbet ettikten sonra Van Gogh hakkında konuşmaya başladık ve müzesinin burada olduğunu öğrendim. Üstelik çoğu eseri bu müzedeymiş (Yıldızlı Gece hariç 😥). Sonra aklıma geldi uzun süredir Yıldızlı Gece'yi çizmek istiyordum. Niyetlendim fakat müzede olmadığını öğrendim (New York'taymış 😥) Kitabı biraz daha inceledikten sonra Van Gogh'un bir sürü otoportre çalıştığını gördüm. En ünlü otoportresini seçtim Halil abiye sordum bu tablo müzede mi? Evet dedi. Ertesi gün Amsterdam'ı yine talan edip geldikten sonra çizilmeye koyuldum. Onca yorgunluğun üzerine 4-5 saat kadar çizim yaptım. Van Gogh'un tarzını bardağa yansıtabileceğimden emin değildim fakat oldu 😂 Elimde fazla malzeme olmadığı için keçeli kalemlerle resimdekine yakın renkleri kullanarak yaptım. Kulağımı kesmedim merak etmeyin 😂 Bu fotoğrafı çekerken arkamda bir sürü turist vardı. Hepsi beni izlemek zorunda kaldı 😂 - #netherlands #amsterdam #vangogh #vangoghmuseum #otoportre #cupart #artist #art #illustration #drawing #supportart #travel #travelart #seyyahart

seyyahart (@seyyahart)'in paylaştığı bir gönderi ()

HÜSNA KÖŞGER Salı 14:24, 25/07/2017 GZT

'GZT’nin hayat editörü olarak görev yapıyor. GZT’de her hafta yayınlanan "Kamera Arkası” programını hazırlıyor. Bir gün mutlaka iyi insanların kazanacağına inanıyor. Hüsna’ya husna.kosger@gzt.com adresinden ulaşabilirsiniz.'

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.