ABD Çin'in Uygurlara karşı soykırım suçu işlediğini ilan etti

Arşiv
Arşiv

Trump yönetimi görev teslimine son 24 saat kala Çin'in Uygurlara karşı soykırım suçu işlediğini ilan etti. Dışişleri Bakanı Pompeo yaptığı açıklamada Çin'e bu zulmü durdurma çağrısı yaptı. Öte yandan, Seçilmiş Başkan Joe Biden'ın Dışişleri Bakanlığına aday gösterdiği Antony Blinken da "Çin'in soykırım uyguladığı" görüşünde olduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın görev süresinin bitimine 24 saat kala, Çin'e yönelik yeni bir adım geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, yaptığı yazılı açıklamada, son 4 yıldır Çin'in Uygur halkına yönelik davranışlarını özel bir dikkatle incelediklerini belirterek, "Mevcut gerçeklerin dikkatli bir şekilde incelenmesi sonucunda, Mart 2017'den bu yana, Çin Komünist Partisi'nin yönetimi altındaki Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan'daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı suç işlediği sonucuna vardım" ifadesini kullandı.

"Çin, Uygur halkını yok etmek istiyor"

Bölgedeki incelemelerinin sürdüğünü vurgulayan Pompeo, "Aynı şekilde elimizdeki verilere bakarak, Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan'daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı soykırım işlediği sonucuna vardım. Bu soykırımın devam ettiğine ve Çin yönetiminin, Uygur halkını yok etmeye yönelik sistematik bir girişimine tanıklık ettiğimize inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Yaptıkları incelemelerde ulaştıkları sonuçların detaylarını da paylaşan Pompeo, Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk bölgesindeki azınlıklara yönelik onlarca yıldır sürdürdükleri baskıları Mart 2017'den itibaren daha da artırdıklarını gördüklerini belirtti.

1884 yılında Doğu Türkistan Çin-Mançu imparatorluğu tarafından işgal edilince adı “Yeni Toprak” anlamına gelen “Şin Ciang 新疆/Xinjiang” olarak değiştirmiştir, yanı adı üstünde olduğu gibi, Doğu Türkistan gerçeği ona konan çakma adına yansımak zorunda kalmıştır. 1949'da Çin Komünistleri Doğu Türkistan'ı işgal ettikten sonra ise Doğu Türkistan adını “Şin Ciang Uygur Özerk Bölgesi” olarak değiştirmiştir.

Bugünkü, Uygurların yerleştikleri bölge için Amerikalı tarihçi Lewis Henry Morgen “Dünya medeniyetinin anahtarı Tarım havzasında gömülüdür. Bu anahtar bulunduğu zaman dünyanın sırrı ortaya çıkacaktır” demektedir.

Konu Doğu Türkistan olunca Çin'in sürekli savunduğu bir tez vardır. “Xinjıang ta ezelden Çin'in bir parçasıdır”. Hatta, geçen sene Kazakistan için de aynı tezi yaymış Kazakistan hükümetinin kınanmasına sebep olmuştu.

Zaten Çin Türkistan'ın tamamını (Orta Asya) 'Tanrının bugünkü Cinlilere lutfettiği büyük pasta' olarak tarif eder.

Çin'in bu tezine gösterdiği dayanağı ise Çin kayıtlarında yer alan “Zhang Qıan'in Batı Bölgelere elçi olarak gönderilmesi” olayıdır.

Zhang Qian (M.Ö ? – M.Ö 114 ) Batı Han (西汉M.Ö 202 — M.S 8) Hanedanlığı'ndaki seçkin bir casus ve diplomat olup, ayrıca antik 'İpek Yolu'nun öncüsü” olarak ta lans edilmekte.

Tarihi İpek Yoluna hakim olmak için Türk ve Çin devletlerinin rekabeti M.Ö 2.Yüz Yıllardan başladı. Daha sonraları rekabet ve savaşlar aralıklarla devam etmiş, 658-787 yılları arasında İpek Yollarına hakim olma konusunda Türk Devletleri ve Çin İmparatorluğu arasında çetin mücadeleler tekrar alevlenmiş oldu. Göktürk devletinin desteğini aldıkları sürece Türgiş Devletleri bu mücadelede başarılı oldular. İkinci Göktürk devleti yıkılınca ibre yön değiştirdi. 751 Talas savaşı ile Çin İmparatorluğu bölgeden çekilmek zorunda kaldı.





M.Ö 138 tarihi ise Çin'in Çin seddinden ilk defa kafasını dış dünyaya çıkardığı tarihtir. Çin'in bugünkü işgal politikasının temeli bu teoriden almakta.


















"Birçok hakları ellerinden alındı"

Pompeo, "Çin'in ahlaka aykırı, topyekün politikaları, eylemleri ve istismarları, Uygurlara yönelik sistematik ayrımcılıktır. Çin, Uygur halkının seyahat, göç etme, okula gitme ve toplanma, konuşma, ibadet etme gibi diğer temel insan haklarını ellerinden almaktadır" ifadelerine yer verdi.

"Doğurganlığa müdahale ediliyor"

Çin'in bölgeye uluslararası gözlemcilerin girmesini de engellediğine dikkati çeken Pompeo, "Çin'in kadınlara zorla kürtaj yaptırdığı, Uygur olmayan kişilerle evlenmeye zorladığı ve Uygur çocukları ailelerinden ayırdığı" bilgisini paylaştı.

Pompeo, Çin'in insanlığa karşı işlediği suçları da "1 milyon sivilin haksız yere hapsedilmesi ve fiziki özgürlüğünün kısıtlanması, zorla kısırlaştırma, haksız yere tutuklanan çok sayıda kişinin işkence görmesi, zorla çalıştırma, dini ve inanç özgürlüklerinin kısıtlanması, ifade ve hareket özgürlüğünün kısıtlanması" olarak sıraladı.

Pompeo: Bu zulmü bitirin

Çin yönetimine çağrıda bulunan Pompeo, şunları kaydetti:

Haksız yere tutuklanan herkesi serbest bırakın. Hapisleri, tutuklu kamplarını, ev hapislerini ve zorla çalıştırmaları ortadan kaldırın. Zorla kısırlaştırma, zorla kürtaj, zorla doğum kontrolü ve çocukların ailelerinden zorla ayırılmasını içeren nüfus kontrol politikalarını kesin. Tutuklu merkezlerindeki her türlü işkenceyi ve istismarı durdurun. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde ya da Çin'in herhangi bir yerinde dini ve etnik azınlıklara yönelik zulmü bitirin, Uygurlara ve diğer zulme uğrayan azınlıklara seyahat ve göç etme özgürlüklerini geri verin.

Çin'den yaptıklarının hesabının sorulması amacıyla çoklu organların kurulması için uluslararası topluma da çağrıda bulunan Pompeo, Dışişleri Bakanlığına, bölgeyi izlemeye ve bilgi toplamaya devam etme talimatı verdiğini aktardı.