AKÜ'nün projesi ''NATO'' tarafından kabul edildi

''Afyon Kocatepe Üniversitesi'' (AKÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim görevlileri tarafından hazırlanan “Askeri Patlamalardan Kaynaklanan Genotoksisite için Sahada Kullanılabilir Bir Dedektör" isimli projesi NATO Barış ve Güvenlik İçin Bilim (SPS) Komitesi tarafından kabul edildi.
''Afyon Kocatepe Üniversitesi'' (AKÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim görevlileri tarafından hazırlanan “Askeri Patlamalardan Kaynaklanan Genotoksisite için Sahada Kullanılabilir Bir Dedektör" isimli projesi NATO Barış ve Güvenlik İçin Bilim (SPS) Komitesi tarafından kabul edildi.

''Afyon Kocatepe Üniversitesi'' Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim görevlileri tarafından hazırlanan proje NATO Barış ve Güvenlik İçin Bilim (SPS) Komitesi tarafından kabul edildi.

''Afyon Kocatepe Üniversitesi'' (AKÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim görevlileri tarafından hazırlanan “Askeri Patlamalardan Kaynaklanan Genotoksisite için Sahada Kullanılabilir Bir Dedektör" isimli projesi NATO Barış ve Güvenlik İçin Bilim (SPS) Komitesi tarafından kabul edildi. Proje ile terör saldırıları sonrasında ortaya çıkan zehirli kimyasalların tespiti için bir cihaz geliştirilecek.

Bu fotoğraf Tıp Tercihim sitesinden alınmıştır.

Projenin Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Çelik ve çalışma ekibinde yer alan Öğretim Görevlisi Serkan Şen ile Öğretim Görevlisi Merve Şen tarafından hazırlandığı belirtildi. Proje ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Çelik, 23 Şubat 2017 tarihinde projenin NATO tarafından kabul edildiğini ve protokol sözleşmelerinin imzalandığını kaydetti. Prof. Dr. Çelik projenin detayları hakkında ise şunları söyledi:
CBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ajanlarla gerçekleştirilen terör ve askeri tehditler gibi ortaya çıkan güvenlik zorluklarına karşı başarılı bir mücadele için radyoaktif, zararlı ve patlayıcı maddeler gibi tehlikeli maddelerin doğru tespiti halen zorunludur. Bunlar, insanlar için ciddi bir tehlike oluşturan zararlı bileşikleri, malzemeleri ve kimyasalları temsil eder. Bazıları istismarları sırasında olumsuz etkilere neden olurken diğerleri daha sonra sağlıklı nesiller üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran uzun vadeli etkiler oluşturmaktadır" dedi.


Kimyasalların hızlı tespiti için bir cihaz geliştirilecek

                                    
                                    Genotoksinlerin DNA molekülünde hasara neden olması nedeniyle, tedavi edilmediği zaman kansere ve ölüm ile sonuçlanabilecek mutasyonlara yol açtığını ifade eden Çelik, “Bu mutasyonlar aynı yıkıcı sonuçlarla gelecek nesillere de aktarılabilir. Bu nedenle özellikle de terör eylemleri sırasında, askeri operasyonlar sırasında veya eğitim faaliyetleri sırasında ortaya çıkan genotoksinler insan sağlığı için gerçek bir tehdittir. Bu durum, gerçek zamanlı olarak sahaya uyarlanabilen, genotoksisite tespiti için hızlı ve duyarlı cihazların geliştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Patlamalarda yayılan genotoksinlerin sağlam, hızlı, hassas ve yüksek duyarlılıkta tanınması için son teknoloji ürünü bir detektör geliştireceğiz. Dedektör, DNA hasar ajanlarından, kimyasallardan ve patlayıcı kalıntılarından kaynaklı potansiyel bir tehlikeyi bir saat içinde tespit edecek sistem olacaktır. Temel amaç, genotoksinlerin çok az konsantrasyonlarına karşı yüksek hassasiyete sahip, rutin olarak saha kullanımına uygun, genotoksisite taraması için 'kullanıma hazır' bir cihaz geliştirmektir" diye konuştu.
Çalışma süresi 3 yıl olan proje 2020'de sonlanacak. İkinci yılının sonuna doğru prototip çıkartma hedefte var. Bu proje 4 ortaklı bir proje. Bulgaristan ev sahipliğini yapıyor. ABD ve Türkiye diğer proje ortağı ülkeler. Makedonya ise partner ülke olarak bu projeye dahil oluyor. Projenin Türkiye ayağında ise Afyon Kocatepe Üniversitesi var" dedi.
Kimyasalların hızlı tespiti için bir cihaz geliştirilecek Genotoksinlerin DNA molekülünde hasara neden olması nedeniyle, tedavi edilmediği zaman kansere ve ölüm ile sonuçlanabilecek mutasyonlara yol açtığını ifade eden Çelik, “Bu mutasyonlar aynı yıkıcı sonuçlarla gelecek nesillere de aktarılabilir. Bu nedenle özellikle de terör eylemleri sırasında, askeri operasyonlar sırasında veya eğitim faaliyetleri sırasında ortaya çıkan genotoksinler insan sağlığı için gerçek bir tehdittir. Bu durum, gerçek zamanlı olarak sahaya uyarlanabilen, genotoksisite tespiti için hızlı ve duyarlı cihazların geliştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Patlamalarda yayılan genotoksinlerin sağlam, hızlı, hassas ve yüksek duyarlılıkta tanınması için son teknoloji ürünü bir detektör geliştireceğiz. Dedektör, DNA hasar ajanlarından, kimyasallardan ve patlayıcı kalıntılarından kaynaklı potansiyel bir tehlikeyi bir saat içinde tespit edecek sistem olacaktır. Temel amaç, genotoksinlerin çok az konsantrasyonlarına karşı yüksek hassasiyete sahip, rutin olarak saha kullanımına uygun, genotoksisite taraması için 'kullanıma hazır' bir cihaz geliştirmektir" diye konuştu. Çalışma süresi 3 yıl olan proje 2020'de sonlanacak. İkinci yılının sonuna doğru prototip çıkartma hedefte var. Bu proje 4 ortaklı bir proje. Bulgaristan ev sahipliğini yapıyor. ABD ve Türkiye diğer proje ortağı ülkeler. Makedonya ise partner ülke olarak bu projeye dahil oluyor. Projenin Türkiye ayağında ise Afyon Kocatepe Üniversitesi var" dedi.
Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >