Albayrak Medya öncülüğünde Türkiye Yüzyılı'nın ilk enerji zirvesi başladı

​Türkiye yüzyılının ilk enerji zirvesi
​Türkiye yüzyılının ilk enerji zirvesi

Türkiye yüzyılının ilk enerji zirvesi olan '1.Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi', Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın himayelerinde, Albayrak Medya öncülüğünde gerçekleştiriliyor. 30 Ocak Pazartesi günü Four Seasons Bosphorus Hotel'de düzenlenen zirvede petrol ve doğalgazdan, elektrik, madencilik ve yenilenebilir enerji sektörlerine kadar Türkiye'nin gelecek yüzyılına damga vuracak konu başlıkları ele alınıyor. Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, mart ayında elektrik ve doğalgaz fiyatlarında indirim olabileceğini açıkladı.

Geçtiğimiz 100 yılda enerji alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştiren Türkiye'de şimdi de iklim krizi ve sürdürülebilirlik gündeminde enerji sektörünün gelecek 100 yılı planlanıyor. Albayrak Medya ‘Enerjide Türkiye Yüzyılı'nı değerlendirirken, Türkiye’nin gelecek yüzyılı için de hazırlık yapıyor.

Türkiye yüzyılının ilk enerji zirvesi

Petrol, doğalgaz, elektrik, madencilik ve yenilenebilir enerji sektörlerinin aynı gün, aynı çatı altında buluşturan Türkiye yüzyılının ilk enerji zirvesi için geri sayım başladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde ve Albayrak Medya öncülüğünde bugün 'Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi' gerçekleştiriliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in konuşmalarıyla başlayacak zirveye enerji sektöründen birçok değerli isim ve firma katılıyor.

Bakan Dönmez ile özel oturum

Albayrak Medya’nın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’yla ortaklaşa gerçekleştireceği 'Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi'nin açılışı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in katıldığı bir oturumla gerçekleşiyor.

Bakan Dönmez'in açıklamalarından satır başlıkları:

Türkiye, hızlı karar alabilen, dinamik ve kendini sürekli güncelleyebilen bir yapıya kavuştuğunu belirten Dönmez, "İnsanoğlu kimi zaman geçmişini muhasebe eder. Doğrularını, yanlışlarını masaya yatırır. Kimi zaman pişmanlıklar, kimi zaman da “iyi ki yapmışım” dediği zamanlar olur. Aslına bakarsanız devletlerin, milletlerin kaderleri de bundan çok farklı değil. Sistemler, düzenler, devletler hiçbir zaman doğru bir hat üzerinde ilerlemiyor. İnişler, çıkışlar, krizler, zirveler sürekli bir değişim halindeyiz. Böylesi bir hercümerçte bizleri güvenli limana ulaştıracak iki şey var. Bir, size gideceğiniz yolu gösterecek bir yol haritanız. İki, sizin önünüzü açacak, sizi yeni ufuklara taşıyacak bir liderin varlığı. Hamd olsun, Türkiye bugün ikisine de sahip. Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi kararlılığı ve vizyonu ile Türkiye’nin kangren olan pek çok meselesi çözüme kavuştu. Türkiye, hızlı karar alabilen, dinamik ve kendini sürekli güncelleyebilen bir yapıya kavuştu" dedi.

'Güçlü Türkiye'nin Kızılelmasıdır'

Türkiye’yi güvenli limana taşıyacak yol haritasının da belli olduğunu vurgulayan Dönmez, "Türkiye Yüzyılı. Türkiye Yüzyılı, geleceğin Türkiye’sinin vizyon belgesidir. Büyük ve Güçlü Türkiye’nin kızılelmasıdır. Çocuklarımıza, gençlerimize miras bırakacağımız müreffeh Türkiye’nin ayak sesleridir. Geçmişimize kilit vuranlara, ipotek altına alanlara inat, geleceğimizin, gelecek yüzyılımızın başarı anahtarıdır.

Bu büyük hedeflere bizleri taşıyacak ana unsur ise enerjidir. Enerjinin büyük oranda yerli kaynaklar, yerli teknoloji ve yerli insan kaynağıyla üretimi olmazsa olmazımız. 6 yıl önce Milli Enerji ve Maden Politikamızı açıklarken güçlü bir niyet beyanında bulunmuştuk. Bugün geldiğimiz noktada açıkladığımız strateji belgesindeki pek çok hususu hayata geçirdiğimizi görüyoruz. Şimdi ise artık Yüzyılın Enerjisi ile yeni bir sayfa açıyoruz.

'Gelecek 100 yılın meselesi'

Karadeniz gazı, nükleer enerji, doğal gaz depolama, LNG, FSRU tesisleri, gaz merkezi, yenilebilir enerji, nadir toprak elementleri, bor ve diğer madenlerde uç ürün üretimi gibi her bir konu aslında bugünün ya da yarının meselesi değil, gelecek 50 yılın, 100 yılın meselesi.

Nükleer enerji diyoruz mesela kullanım ömrü 60 + 20 yıl. Konvansiyonel santrallerin yanı sıra SMR’ları yani küçük ve orta ölçekli nükleer santralleri de gündemimize aldık. Arkadaşlarımız şu an yönetmelik üzerine çalışıyorlar. Tabi bu santrallerin nispeten maliyetleri daha düşük, inşa süreçleri daha hızlı. Mobilitelerinin olması tabi ki ihtiyaç duyulan yerde hızlı bir şekilde inşa edilmelerini de kolaylaştırıyor.

Karadeniz gazı şu anki rezerviyle 30 yıllık ihtiyacımızı karşılayacak büyüklükte. Yeni keşiflerle inşallah bu süre daha da uzayacak. Doğal gaz iletim, dağıtım, depolama işleri en az 50 yıla hatta daha fazlasına tekabül ediyor. Yenilenebilir enerji hakeza her bir tesisin en az 30-35 yıllık kullanım ömrü var" diye konuştu.

'Karadeniz gazı Martta devreye girecek'

'Kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz' diyen Dönmez şöyle devam etti: "Türkiye Yüzyılı’nın enerjisini gelecek yüzyıla taşıyacak vizyonun adına Yüzyılın Enerjisi dedik. Hani tarihimizden ilham alarak bir benzetme yapacak olursak, enerji, çınar ağacı gibidir. Kalkınmanın, üretimin sırtını yasladığı güçlü bir yapısı vardır. Kökleri en derindedir ama dallarıyla büyük bir alanı kaplar. Ömrü de oldukça uzundur. Enerji yatırımlarımızın da mantığı budur. Kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz. Tıpkı bir çınar gibi kökleri derinde ama yapraklarıyla geleceğe uzanıyoruz. Sağlam, sarsılmaz yapısıyla Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, kalkınmasını sırtlıyoruz. Türk iye Yüzyılı, enerjide bağımsızlığın yüzyılı olacak. Bunun için bütün plan ve programlarımızı hazırladık. İşte Karadeniz gazı… İnşallah ilk fazı Mart ayında devreye girecek. Tam kapasite üretimde inşallah gaz ihtiyacımızın dörtte birini buradan karşılayacağız. Bu ne demek? Türkiye’nin gaz ithalatının dörtte bir oranda azalması demek. Bu, Türkiye’nin gaz müzakeresi yaparken elinin daha güçlü olması demek.

'Karadeniz gazı yükü hafifletecek'

Gaz merkezi olma hedefine yürüyen Türkiye’nin piyasada daha fazla kaynak çeşitliliği oluşturması demek. Bu nedenle Türkiye’nin enerjide bağımsızlık hedefinin en önemli argümanlarından biri yerli gazımız. Biliyorsunuz doğal gazda dışa bağımlılık oranımız yüzde 95’lerin üzerinde. Karadeniz gazı bu yükü zaman içerisinde hafifletecek inşallah. Karadeniz gazında deniz tabanının 2 bin 200 metre altına boru yerleştirme işlemlerini geçtiğimiz yıl tamamlamıştık biliyorsunuz. Çalışmaların hangi zorlu ve teknolojik ekipmanlarla yapıldığının zihinlerde canlanması için şöyle ifade etmek istiyorum. Denizin 2 bin 200 metre altı canlı yaşamının dahi olmadığı bir alan. Oradaki bütün iş ve işlemleri uzaktan kumandalı robotlarla, yazılımlarla, gelişmiş su altı kameralarıyla yapıyoruz. Üstelik şunu da büyük bir gururla ifade etmek istiyorum. Su altı robotundan kullandığımız yazılıma kadar ekipmanların büyük bir kısmı yerli teknoloji ürünü. Karadeniz gazı, Türk mühendisliğinin derin deniz sondajcılığında kendini kanıtladığı bir alan oldu. Biliyorsunuz Karadeniz’de bunlar açtığımız ilk kuyular değil. Daha önce uluslararası şirketlerle kiralama usulüyle çalışıyorduk.

Doğal gaz ve elektrikte indirim

Çaycuma-1 kuyusundaki keşfin ardından o bölgede de yeni sondaj çalışmalarımız olacak. Bölgeye komşu benzer yapıdaki diğer jeolojik sahalarda yapacağız bu sondajları. Oralardan da inşallah milletimize yeni müjdeler vermeyi umut ediyoruz.

İnşallah bu müjdelerin devamı geldikçe ve dünyadaki fiyat oynaklığı azalmaya başladıkça bunları indirim olarak vatandaşlarımıza da yansıtacağız. Geçtiğimiz hafta sanayinin kullandığı doğal gaza yüzde 13,10; elektrik amaçlı doğal gazda da yüzde 16,67 oranında indirim yaptık. 2022 Kasım’dan bu yana sanayinin kullandığı doğal gazda toplam yüzde 24,5 ila yüzde 38 oranında bir indirim oldu. Bu durumun tabi önce üretim maliyetlerinde ve en niayetinde de enflasyonda da bir düşüşe yol açmasını bekliyoruz.

Bir diğer indirimde elektrikten geldi biliyorsunuz. Serbest piyasadaki elektrik tavan fiyatını 2021 Aralık’ta 4.800 TL/MWh’den 4.200 TL/MWh’ye indirmiştik biliyorsunuz. Geçtiğimiz hafta da yeni bir düzenlemeyle tavan fiyatını 4.200 TL’MWh’den 3650 L’MWh’ye düşürdük. Böylece serbest piyasadan elektrik alan büyük sanayi kuruluşlarımızın maliyetlerinde %15’e kadar bir düşüş olacak. Fiyatlardaki düşüş seyrederse mart ayı içerisinde bir indirim olabilir.

'Umman ile yeni gaz anlaşması'

Yeni yatırımlarla bölge ülkelerine çok kısa bir sürede 3 kata kadar doğal gaz tedariğinde artış potansiyelimiz var.

Az önce de bahsettim bunun için yeni kaynak ülkelerle görüşmeler yaptık. Ve buradan ilk kez ilan edeceğim yeni bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu an BOTAŞ Genel Müdürümüz Umman’da. Umman ile yeni bir gaz alım anlaşması imzalıyoruz. Umman’dan yıllık 1,4 milyar metreküplük gaz tedarik edeceğiz ve anlaşmamız 10 yıl geçerli olacak. Daha sonra yine uygun şartlar oluşursa anlaşmayı uzatma imkânımız da var. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın gaz tedariki sıkıntısı çektiği bir dönemde, Türkiye, gaz ticaret merkezi olmak için bütün adımları atıyor.

20 yılda doğal gaz alanında yerli gaz, doğal gaz depolama, LNG, FSRU, uluslararası boru hatları, organize toptan doğal gaz satış piyasası gibi bizi gaz ticaret merkezi yapacak yatırımları hayata geçirdik. Bir karşılaştırma yapacak olursak Türkiye gaz pazarı önümüzdeki dönem büyük bir süpermarket gibi çok farklı seçeneklerin yer aldığı bir yapıya kavuşacak.

Ticaret merkezinin mantığı olan çok oyunculu, çok kaynak girişli, çok kontrata ve yüksek bir hacme sahip piyasa varlığına ulaşacak. Doğal gazın üretilmesi, ithal edilmesi, ticaretinin yapılabilmesi ve ihraç edilebilmesi için yeterli altyapıya, teknik donanıma, mental yönetim felsefesine, uluslararası bilgi ve birikime sahibiz. Bundan sonraki hedefimiz üretici ve tüketici ülkeleri bir araya getirmek ve bölgesinde referans gaz fiyatının belirlendiği gaz ticaret merkezi haline gelmek.

Bu kapsamda, İstanbul’da 14-15 Şubat tarihlerinde İstanbul Gas Summit düzenleyeceğiz. Orta Doğu, Akdeniz, Hazar ve Orta Asya’nın kaynak ülkeleriyele, Avrupa’nın tüketici ülkelerini bir araya getireceğiz. Zirvemizin mottosunu yani sloganı da yine ilk kez buradan açıklıyorum, “Securing the Future Together” yani “Geleceği Birlikte Güven Altına Almak” olarak belirledik. Özellikle şu çalkantılı dönemde daha fazla güven ve iş birliğine vurgu yapmak için böyle bir sloganla yola çıktık. Türkiye olarak bizler bu konuda her zaman üzerimize düşeni yerine getirmeye hazırız.

Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >