Almanya otomobil devi BMW’de Türkçe konuşma yasağı

Arşiv
Arşiv

Alman otomobil devi BMW’nin bir fabrikasında çalışan bir ustabaşı, skandal bir karara imza atarak 50 farklı milletten 7 bin kişinin çalıştığı şirkette Türk vatandaşların kendi aralarında Türkçe konuşmasına yasak getirdi. Bu skandal yasak akıllara 1933 yılında İstanbul’da yaşanan Vagon Li olayını getirdi.

Alman otomobil üreticisi Bayerische Motoren Werke Aktiengesellschaft'ın (BMW) Münih kenti yakınlarında bir fabrikasında çalışan bir ustabaşı, skandal bir karara imza atarak şirkette çalışan Türk vatandaşların kendi aralarında Türkçe konuşmasına yasak getirdi. Yasak çalışanlar tarafından büyük tepki çekti.

BMW'nin Münih kenti yakınlarındaki Garching Fabrikası'nda bir vardiyada bir ustabaşı, Türk çalışanların kendi aralarında Türkçe konuşmalarını yasakladı. 50 farklı milletten 7 bin kişinin çalıştığı fabrikada Türkçe konuşmaya getirilen yasak, çalışanlar tarafından tepkiyle karşılandı.

  • Alman Bild gazetesi tarafından yapılan haberde Türkçe konuşma yasağının kapsama alanının fabrikanın sosyal alanlarını da içine aldığı bildirildi. Ustabaşı tarafından getirilen yasak fabrikada çalışan Türk isçilerine Türkçe olarak bildirildi.

İnsan kaynakları skandal karara karşı çıktı

BMW'nin insan kaynakları bölümü de getirilen yasak karşısında çalışanların yanında yer alarak Türkçe konuşma yasağına karşı çıktı. Ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirten Türk işçileri, ustabaşının keyfi uygulamasını sendikaya şikayet etti. Sendika da yaşanılan yasak üzerine böyle bir uygulamanın kanunsuz olduğunu açıkladı.

Fabrikada 50 farklı milletten 7 bin kişi çalıyor.
Fabrikada 50 farklı milletten 7 bin kişi çalıyor.

Yaşanılan Türkçe yasağı olayını araştırdıklarını açıklayan BMW Sözcüsü Jochen Frey, BMW'nin çalışanların iş yerinde kendi aralarında hangi dili kullanacakları konusunda bir mecburiyet olmadığını, çalışırken herkesin anlaşabilmesi için ortak dilin Almanca olmasının gerektiğini söyledi.

 BMW Sözcüsü Jochen Frey
BMW Sözcüsü Jochen Frey

1933 yılında gençleri sokağa döken Vagon-Li olayı‏

Almanya’da meydana gelen bu olay akıllara Vagon Lee olayını getirdi. 1872 yılında Belçikalı George Nagelmackers tarafından kurulan Vagon-Li (La Compagnie des Wagons-Lits ) Avrupa’da yataklı ve yemekli tren hizmetleri veren bir şirketti.

1883 yılından itibaren ise ünlü Doğu Ekspresi ile Paris-İstanbul seferlerini yapmaya başlamış bu arada İstanbul-Pera’da ve Galata’da birer ofis açmıştı.

Vagon-Li şirketi, Osmanlı Devleti döneminden kalan birçok yabancı şirket gibi devletleştirildi.
Vagon-Li şirketi, Osmanlı Devleti döneminden kalan birçok yabancı şirket gibi devletleştirildi.
  • Cumhuriyet dönemine gelindiğinde de Mustafa Kemal’in izniyle İstanbul-Ankara yataklı ve yemekli vagonlarını işletmekteydi. Karayollarının henüz gelişmediği bu yıllarda Vagon-Li İstanbul- Ankara arasında özellikle devlet görevlilerinin ,elçilik görevlilerinin sık sık seyahat ettiği bir şirketti. Personeli ise Türk ve Fransızlardan oluşmaktaydı.

“Burada resmi lisanın Fransızca olduğunu bilmiyor musunuz?”

Tarihe Vagon-Li olayı olarak geçen hadiseler ise 22 Şubat 1933’te Pera’daki Tokatlıyan Oteli’nin altındaki ofiste yaşananların ardından başladı. Müşterilerden biri akşam kalkacak Ankara treninde yer olup olmadığını sormuş, yer bulunamayınca talebinde ısrar etmişti. Bunun üzerine ofis personelinden Naci Bey Galata’daki ofisi aramıştı. Naci Bey telefonda Türkçe konuşmuş ve bu durum yeni atanmış olan Belçikalı müdür Gaetan Jannoni’yi sinirlendirmişti. İddiaya göre Jannoni Naci Beyi çağıracak "Burada resmi lisanın Fransızca olduğunu bilmiyor musunuz ? Size sopa ile mi davranmalı" diye bağıracaktı.

“Ben Türk’üm. Ül­kemde resmî lisan Türkçedir”

Naci Bey ise karşılık olarak “Ben Türk’üm. Ül­kemde resmî lisan Türkçedir. Hatta siz bile Türkçe öğrenmelisiniz.” diyecekti. Jannoni bu cevaba daha da sinirlenecek ve Naci Bey’e bir de 10 lira para cezası verecekti. Naci Bey bunun üzerine Fransızca olarak “Niye ceza vereceğim, kabahatim nedir? Memleketimde Türkçe konuşmak hakkımdır” şeklinde karşılık verince Jannoni’nin tepkisi daha artmış ve “Sizi 15 gün için kovuyorum” diye bağırmıştı. Naci Bey de şapkasını alıp bir tek kelime bile söylemeden çekip gitmişti.

Cumhuriyetin onuncu yılı kutlama hazırlıklarının başladığı günlerde meydana gelen bu olay, gazetelerde kendisine genişçe yer buldu: ‘Türkçeyi istemeyenin Türkiye’de yeri yoktur! ‘’ İki gün evvel Vagon-Li şirketinin Beyoğlu acenteliğinde milli haysiyetimize bihakkın tecavüz telakki edilebilecek teessüfe şayan bir hadise olmuştur”

Gazetelerde yer alan bu ve buna benzer haberler kamuoyunda geniş yankı bulacak ve milli hisleri de harekete geçirecekti. Üniversite gençliğinin temsilcileri, “Memleketin mukadde­satına hakaret eden Şirket Müdürü Jannoni’nin bu tutu­munu protesto amacıyla” büyük bir miting düzenleme kararı aldılar. Binlerce gösterici Taksim’de skandal olayı protesto etti.

Mustafa Kemal o sırada İstanbul’da bulunuyordu. Gürültüyü o da duymuştu ve ne olduğunu sorup konuyu öğrendikten sonra “Oradan polisleri, jandarmaları çekin. Çocuklardan da birinin başına en ufak bir şey gelmesin” demişti. Gösterilerde yaklaşık 30 kişi gözaltın alındı bunlarda olayların hemen ardından serbest kalacaklardı.

Yaşanan olayların ardından şirket, Naci Bey’i yeniden işe başlatırken, Belçika’dan gelerek olayı inceleyen şirket müfettişleri Jannoni’yi görevden aldı.