Arzunun şu kırmızı nesnesi Chevrolet ve onu arzulatan her şey

1930'lu yıllarda otomobil satış broşürleri, otomobillerin kendisinden daha fazla satıyordu. Çünkü bu broşürler, para ve zevkin vaadinde bir peri masalı algısı oluşturarak diğerlerinden üstün olma vizyonunu satıyordu.

Günümüzün pazarlama stratejileri ışığında birçok farklı ses ortaya çoksa da, yirminci yüzyıl başında eğer bir araba fabrikanız varsa ve ürettiğiniz araçları satmak istiyorsanız yapabileceğiniz tek şey araba satış broşürü hazırlamaktı.

Broşürler, müşterilerin evlerine götürebildikleri ve daha iyi bir hayat deneyimi üzerine düşünmelerini sağlayan, arabalarla ilgili müşterilere bilgi sağlayan yazılı prospektüslerdi. Ayrıca broşürler Amerika'daki araba aşkının gelişmesini sağlayan yegane araçlardı.
O dönemde araba satış broşürleri, otomobillerden daha fazla satıyordu. Çünkü bu broşürler, para ve zevkin vaadinde bir peri masalı algısı oluşturarak diğerlerinden üstün olma vizyonunu satıyordu.

Araba satış broşürleri otomobil tasarım grafikerleri tarafından çizilip görkemli binalarda basılırdı. Araba tarihçisi Jim Donnelly ve grafik tasarım uzmanı Steve Heller, 1900lerin başından 1973'e kadar Chevrolet, Buick, Ford, Cadillac, Chevrolet ve Dodge gibi birçok farklı markayı barındıran broşür koleksiyonlarını bizlerle paylaşarak tarihte görkemli etkiler oluşturan broşürlerle tanışmamızı sağladılar.



19.yy'da Sanayi Devrimi'nin gerçekleştiği yaldızlı çağ boyunca arabalar o kadar çok pahalıydı ki sadece çok zengin ailelerin parası bu otomobilleri satın almaya yetiyordu. 20.yy'ın başında ise kitlesel üretimin başlaması, otomobillerin orta sınıfın alacağı bir fiyata düşmesine sağladı.

Yani bir nevi fordizm.

Bu durum da doğal olarak araba broşürlerinin bir pazarlama taktiği olarak karşımıza çıkmasını sağladı.

Erken dönem araba broşürleri, dolambaçsız yoldan arabanın güvenliğine, sağlamlığına vurgu yapıyordu ve müşterilere, arabanın iyi bir yatırım oluğunu vurgulayan bir yöntem kullanılıyordu.

Fakat arabalardaki deri koltuklardan, araçlara hava kondisyonunun eklenmesi gibi yeni özelliklerin hızlıca gelmesi satış yönteminin de değişmesine neden oldu.

Bu noktada fantezi, genellikle tasarımın anahtar elementini oluşturuyordu.
Bu sebeple erken dönem broşürlerinde araba, ailenin bir eğlence kaynağı olarak yansıtıldı.

1930'lu yıllarda ise cansız varlıklara insani değerler atfetmeyi sağlayan antropomorfik bakış acısıyla araba, ailenin birer üyesi olarak gösterildi.

Diğer broşürlerde ise arabalar, geleceğin işaretçisi olarak konumlandırıldı.
Örneğin 1939 yılında bir Chrysler broşüründe, "Chrysler'ı satın al, modernliğe ulaş" gibi ifadeler bulunmaktaydı.


Daha sonraki broşür tasarımlarında ise hayat tarzını hedef alan yaklaşımlar kullanıldı.
Heller, bu durumu kitabında şöyle açıklamıştır,

"Detroit, sadece bir makine satmıyordu, ABD'nin ultra zenginliğini elaleme gösteriyordu."

Donelly'e göre tarih ve arabaların gelişimi bizlere mühendislikte ve estetik perspektifteki dönüşümü anlatırken, tarihe eşlik eden bu broşürler ise Amerikan değerlerinin zaman içinde nasıl değiştiğinin iç yüzünü göstermektedir.

Uzmanlara göre bir bilboard ya da pop-up internet reklamının aksine broşürler; mesajın müşteriye doğru şekilde ve müşterinin istediği değerler çerçevesinde iletilmesini sağlıyordu.

Mühendisler arabaların en iyi şekilde üretilmesini sağlarken, broşürler ise müşterilerde arabalara karşı bir arzu yaratmayı sağlıyorlardı.

İlk dönem otomobil reklamlarından örnekler: