Avustralya'da bir haftada 13 bin kişiyi denizanaları soktu

Fizelya denizanası
Fizelya denizanası

Avustralya'da geçen hafta, çoğu hafta sonunda olmak üzere yaklaşık 13 bin kişinin denizanalarının saldırısına uğradığı ve en az 2600 kişinin tedavi gördüğü açıklandı. Denizanası sokmasının genellikle ölümcül olmamasına rağmen çok acı verdiği söyleniyor. Fizelya denizanalarına dair merak edilenleri derledik.

Avustralya Queensland eyaletinde boyları 15 santimetreye kadar çıkan ve 'Portekizli asker' olarak bilinen fizelya denizanalarının, şiddetli rüzgarın etkisiyle kıyıları istila ettiği ve iki plajın kapatıldığı açıklandı. Mavi-mor renkli fizelya denizanaları, türünün en tehlikelilerinden biri olarak biliniyor.

Denizanaları kumda da tehlike saçıyor

Bu denizanaları denizin yanı sıra kumda da sokabiliyor. Denizanası sokmasının genellikle ölümcül olmamasına rağmen çok acı verdiği söyleniyor.

  • Avustralya'da her yaz, kıyılarda aşırı sıcaklar nedeniyle denizanası istilası yaşanmasına rağmen, geçen yıla kıyasla üç kat daha fazla vaka görüldüğü açıklandı. Bu vakaların çoğu Gold Coast ve Sunshine Coast bölgelerinde yaşandı.

Yetkililere göre, iki plajda Pazar günü sadece bir saat içinde, sağlık görevlilerinin toplam 461 kişiye müdahale etti. Denizanası sokması sıcak su ve buzla tedavi edilebildiği için birçok vakanın kayıtlara geçmediği haber veriliyor.

Koloniler halinde yaşayan bu denizanaları suyun üzerinde rüzgarla ilerliyor. Hayvanların, uzunluğu bir-buçuk metreye kadar çıkan zehir kaplı kök şeklindeki uzantılarıyla diğer küçük canlıları felç ederek öldürdüğü belirtiliyor.

Ölümcül güzellikleriyle fizalya denizanası 

                                    Fizalyalar, parlak renkleri ve uçucu yapısıyla insanı daha yakından bakmaya itiyor. Bu parlak denizanaları fazla yaklaşanları oldukça can yakıcı bir biçimde sokuyor. 

  
“Portekiz savaş gemisi” olarak da bilinen hayvanın denizcilikle ilgili bu adının kökeni, pupa seyrinde camdan yapılmış bir yelkenliye benzemesinden geliyor. Bazen karaya vurma pahasına da olsa rüzgârda sürüklenerek yol almasının nedeni de zaten biçimi. 

  
Profesyonel fotoğrafçı Aaron Ansarov, onları karaya vurdukları bu sahillerde buluyor. ABD Ordusu’ndan emekli bir fotoğrafçı olan Ansarov, son yirmi yıldır Florida’daki bir kumsalda fizalya toplayıp fotoğraflıyor.
Ölümcül güzellikleriyle fizalya denizanası Fizalyalar, parlak renkleri ve uçucu yapısıyla insanı daha yakından bakmaya itiyor. Bu parlak denizanaları fazla yaklaşanları oldukça can yakıcı bir biçimde sokuyor. “Portekiz savaş gemisi” olarak da bilinen hayvanın denizcilikle ilgili bu adının kökeni, pupa seyrinde camdan yapılmış bir yelkenliye benzemesinden geliyor. Bazen karaya vurma pahasına da olsa rüzgârda sürüklenerek yol almasının nedeni de zaten biçimi. Profesyonel fotoğrafçı Aaron Ansarov, onları karaya vurdukları bu sahillerde buluyor. ABD Ordusu’ndan emekli bir fotoğrafçı olan Ansarov, son yirmi yıldır Florida’daki bir kumsalda fizalya toplayıp fotoğraflıyor.
Fotoğrafçının ilk dikkati çeken şey fizalyalardaki renk cümbüşü olmuş

                                    Florida’daki kumsala sürüklenmiş bir fizalya gördüğünde Ansarov’un dikkatini çeken ilk şey renkleri olmuş. Ansarov’un aksine fizalyalar çoğu kişinin zihninde sadece sokarken verdikleri korkunç acıyla bütünleşmiş; ancak bu avcının, Ansarov’un merakını uyandıran bir başka özelliği daha var.
Fotoğrafçının ilk dikkati çeken şey fizalyalardaki renk cümbüşü olmuş Florida’daki kumsala sürüklenmiş bir fizalya gördüğünde Ansarov’un dikkatini çeken ilk şey renkleri olmuş. Ansarov’un aksine fizalyalar çoğu kişinin zihninde sadece sokarken verdikleri korkunç acıyla bütünleşmiş; ancak bu avcının, Ansarov’un merakını uyandıran bir başka özelliği daha var.
Organları meydana getiren özel dokuları yok 

                                    Fizalyalar, sifonoforlar olarak bilinen denizanalarıyla akraba bir gruba dahil. Bu gruptaki hayvanların özelliği, tek bir organizma gibi durmalarına rağmen aslında bir koloni olmaları. Sifonoforların, başka hayvanlarda olduğu gibi organları meydana getiren özel dokuları yok. Onun yerine, farklı görevlerde uzmanlaşmış genetik olarak özdeş bireylerden oluşuyorlar. Bireylerin bazıları dokunaçları meydana getirirken, bazıları da beslenme birimlerini, yüzerlik ya da üremeyle ilgili yapıları oluşturuyor.
Organları meydana getiren özel dokuları yok Fizalyalar, sifonoforlar olarak bilinen denizanalarıyla akraba bir gruba dahil. Bu gruptaki hayvanların özelliği, tek bir organizma gibi durmalarına rağmen aslında bir koloni olmaları. Sifonoforların, başka hayvanlarda olduğu gibi organları meydana getiren özel dokuları yok. Onun yerine, farklı görevlerde uzmanlaşmış genetik olarak özdeş bireylerden oluşuyorlar. Bireylerin bazıları dokunaçları meydana getirirken, bazıları da beslenme birimlerini, yüzerlik ya da üremeyle ilgili yapıları oluşturuyor.
Enseden sokmadıysa tehlike yok

                                    Fizalyanın sokması, dokunaçları arasında yaşayıp beslenen denizanası balığı dışında tüm küçük deniz hayvanları için öldürücü nitelikte. İnsanlar içinse durum değişken. Honolulu’daki Hawaii Üniversitesi’nde sifonoforların yer aldığı grubun zehir yapısını inceleyen Angel Yanagihara, fizalya zehrinin insanlarda yarattığı tehlikenin, kurbanın yaşına ve nereden sokulduğuna bağlı olarak değiştiğini söylüyor. Deri kalınlığı bedenin farklı yerlerinde değişik oluyor. “Kadınların ve çocukların derisi daha incedir” diyor. “Eğer bir çocuk, ensesi civarından sokulursa öldürücü olabilir çünkü zehrin büyük kısmı kan dolaşımına girebilir.” Buna karşılık yetişkin bir erkeğin sırtından sokulmasının ancak kıymık batması gibi bir rahatsızlık vereceğini söylüyor.
Enseden sokmadıysa tehlike yok Fizalyanın sokması, dokunaçları arasında yaşayıp beslenen denizanası balığı dışında tüm küçük deniz hayvanları için öldürücü nitelikte. İnsanlar içinse durum değişken. Honolulu’daki Hawaii Üniversitesi’nde sifonoforların yer aldığı grubun zehir yapısını inceleyen Angel Yanagihara, fizalya zehrinin insanlarda yarattığı tehlikenin, kurbanın yaşına ve nereden sokulduğuna bağlı olarak değiştiğini söylüyor. Deri kalınlığı bedenin farklı yerlerinde değişik oluyor. “Kadınların ve çocukların derisi daha incedir” diyor. “Eğer bir çocuk, ensesi civarından sokulursa öldürücü olabilir çünkü zehrin büyük kısmı kan dolaşımına girebilir.” Buna karşılık yetişkin bir erkeğin sırtından sokulmasının ancak kıymık batması gibi bir rahatsızlık vereceğini söylüyor.