Beyrut Limanı'ndaki patlama: Lübnan'da devletin ve bir yönetimin bulunmadığının kanıtı

Büyük bir patlamayla yıkıma uğrayan Beyrut Limanı böyle görüntülendi.
Büyük bir patlamayla yıkıma uğrayan Beyrut Limanı böyle görüntülendi.

Beyrut Limanı'ndaki patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda meydana gelen şiddetli patlamada 100 kişi hayatını kaybetti 4 bin kişi yaralandı.

GZT'nin ulaştığı Mecra Genel Yayın Yönetmeni ve Yeni Şafak Yazarı Taha Kılınç, Lübnan'ın Ortadoğu'nun en karışık ülkesi olduğuna dikkati çekerek, "Kimyasal madde faciası aslında Lübnan'da devletin, bir yönetimin bulunmadığını ve Lübnan'daki bu kaosun giderek daha da derinleşeceğini bize gösteren son işaret olarak kayıtlara geçti" dedi.

Lübnan'ın Beyrut Limanı'nda dün patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda önce yangın çıkmış, ardından tüm Beyrut'u sarsan çok güçlü bir patlama meydana gelmişti. Lübnan Kızılhaçı, Beyrut'ta meydana gelen patlamada 100 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 bin kişinin ise yaralandığını bildirmişti.

Mecra Genel Yayın Yönetmeni ve Yeni Şafak Yazarı Taha Kılınç
Mecra Genel Yayın Yönetmeni ve Yeni Şafak Yazarı Taha Kılınç

GZT'nin ulaştığı Mecra Genel Yayın Yönetmeni ve Yeni Şafak Yazarı Taha Kılınç konua ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Her şeyden önce Lübnan'ın Ortadoğu'nun en karışık ülkesi olduğuna dikkati çeken Taha Kılınç, "Tam olarak nüfusu dahi bilinmiyor çünkü 1932'den beri nüfus sayımı da yapılamıyor. Ülkedeki demografik ve dini dengeler o kadar diken üstündeki Fransızların 1930'larda yapmış olduğu düzenlemeler bugün hala korunuyor. Dolayısıyla biz Lübnan'ın tam olarak nüfusunu bile bilmiyoruz" şeklinde konuştu.

Ülkede 18 ayrı din ve mezhebin birlikte yaşamaya çalıştığının altını çizen Kılınç şöyle konuştu:

  • "Bir taraftan ekonomik kriz, bir taraftan İran, Suudi Arabistan ve Fransa'nın ülkede etkili olmak için çalışmaları öbür taraftan Suriyeli mültecilerin ülkeye ciddi şekilde akın etmesi ve bunun meydana getirdiği bir takım gerilimler dolayısıyla Lübnan çok boyutlu, çok yönlü, çok derinlikli sorunlarla aynı anda boğuşmaya çalışan bir ülke"

Patlamanın ardından 5 milyar dolarlık maddi zarar oluştuğu tahmin ediliyor.
Patlamanın ardından 5 milyar dolarlık maddi zarar oluştuğu tahmin ediliyor.

"Devlet aygıtı iflas etti"

Beyrut Limanı'ndaki kimyasal madde patlamasına ilişkin bölgeden gelen haberlere işaret eden Kılınç, "Haberleri takip ettiğimiz zaman Lübnan'da devlet aygıtının iflas ettiğini görebiliyoruz. Lübnan Gümrük Müdürlüğü, 6 yıldır bu maddenin burada depolanmaması konusunda yargıya başvurduğunu fakat yargıdan bir sonuç alınamadığını söylüyor. Demek ki ülke içerisinde birbiriyle çatışan bir çok devlet aygıtı var ve bunlar dün yaşanan faciada olduğu gibi sivil vatandaşların, sıradan insanların hayatlarını yok eden bir trajediye dönüşmesine neden oluyor" ifadelerine yer verdi.

İki karede Beyrut
Beyrut'taki patlamadan öncesi ve sonrası...

Ülkedeki siyasi karakterlerden Hizbullah'a da değinen Taha Kılınç ülkenin siyasal yapısına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

  • "Taraflardan bir tanesi paramiliter bir örgüt olan, İran'ın da desteklediği Hizbullah, İsrail'in 1982'de Beyrut'u kuşatması sırasında direniş örgütü olarak kuruldu. Sonrasında derin devlete dönüşerek Lübnan'ı kontrol altına aldı. Yine taraflardan bir kısmı ülkedeki dini gruplardan Müslümanlar, Hristiyanlar çok çeşitli mezhepler ve azınlıklar. İran'ın Suudi Arabistan'ın ve Fransa'nın içeride etkin olma çabalarını da bu denklem içerisine eklediğimizde sıradan Lübnanlı vatandaşların bütün acıyı çektiği bir kaos görünümü var Lübnan'da. Dolayısıyla bu kimyasal madde faciası aslında Lübnan'da devletin, bir yönetimin bulunmadığını ve Lübnan'daki bu kaosun giderek daha da derinleşeceğini bize gösteren son işaret olarak kayıtlara geçti".
İlginizi çekebilirBeyrut'taki patlamada son durum: 100 kişi öldü, 4 binden fazla yaralı var