Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'aşı' çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan- Arşiv
Cumhurbaşkanı Erdoğan- Arşiv

BM Genel Kurulu'na seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hale getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu'na seslendi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Salgının başlarında, ülkelerin kendi hallerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece, yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim 'Dünya beşten büyüktür' tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk.

Uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçmek için öncelikle zihniyetimizi, kurumlarımızı ve kurallarımızı gözden geçirmeliyiz.

BM Güvenlik Konseyinin yeniden yapılandırılmasından başlayarak kapsamlı ve anlamlı reformları süratle uygulamaya sokmalıyız.

Aşı çalışmalarında rekabet olmamalı

Erdoğan, Türkiye'nin "Dost kara günde belli olur" anlayışıyla tıbbi malzeme yardımı talep eden 146 ülkeye ve 7 uluslararası kuruluşa elini uzattığını, yürüttüğü tahliye operasyonlarıyla, 141 ülkedeki 100 binden fazla vatandaşın evlerine dönüşünü sağladığını, aynı seferlerle 67 ülkeden 5 bin 500'den fazla yabancıyı da vatanlarına kavuşturduğunu kaydetti.

Tüm bunları koronavirüs diplomasisi niyetiyle yapmadıklarını dile getiren Erdoğan, "Yardım ve tahliye çalışmalarımız için kimseden herhangi bir karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Mağdurların ve mazlumların yanında olmak, milletimizin mayasında ve girişimci ve insani dış politikamızın özünde vardır.

Buradan bir kez daha, tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hale getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır

Uluslararası toplum olarak tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli tutumu takınmadan Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkeler, yaptıkları fedakarlıkla tüm insanlığın onurunu kurtarıyor.

PKK'ya karşı işbirliği bekliyoruz

Tıpkı DEAŞ gibi Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda uluslararası toplum ve bu ülkeden samimi işbirliği bekliyoruz.

Dayatmaya müsaade etmeyeceğiz

Doğu Akdeniz'de ne de başka bir bölgede kimsenin hakkında çıkarlarında gözümüz bulunmuyor. Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur. Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Rum kesiminin 2003’ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki her türlü olumsuz gelişmenin yükünü tek başına omuzlamak durumunda bırakılan ülkedir. Anlaşmazlıkların hakkaniyetle çözümü öncelikli tercihimiz. Aksi yöndeki hiçbir dayatmaya müsaade göstermeyeceğiz. Diyalog ve işbirliğini tesis etmeye yönelik çağrımızı iletmek istiyorum. İçinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz.

Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz. Çözümün önündeki yegane engel, Rum tarafının uzlaşmaz, hak tanımaz, şımarık yaklaşımıdır.