Disney mucizevi tekniğiyle filmlerini beğenmeyenleri anında yakalıyor

Disney
Disney

Sinema sektöründe bir yapımın izleyiciler tarafından ne kadar beğenildiği oldukça önemli bir konu olarak sürekli tartışılır. İzleyicilerin gerçek duygu ve düşüncelerini yansıtmaktan çekinmeleri durumunda bile çalışmayı sürdüren teknik; Disney için yepyeni bir döneme tekabül ediyor.

Teknoloji ve eğlence firmaları, yüz tanıma teknolojisinde ilerlemek için çalışmalarını sıklandırıyor. Bu yarışta yer alan Disney de, konunun en iyisi olarak ilerlemeyi amaçlıyor. Firmanın araştırma ekibi izleyicilerin filme olan duygusal tepkilerini ölçmek amacıyla yüz ifadelerini kontrol eden derin öğrenme tekniklerini kullanıyor. “Faktörize Değişken Oto-Şifreleyiciler” olarak isimlendirilen yeni algoritma o kadar tutarlı ki, izleyiciler arasında yer alan bir kişinin 10 dakikalık yüz ifadelerini inceleyerek, filmin kalan bölümüne nasıl bir tepki verebileceğini bile tahmin edebiliyor.

Amazon’un online alışveriş yapanlar için kullanmakta olduğu geçmişte yaptığınız alışverişlerde kullanmak üzere yeni ürünler sunan tavsiye sisteminin daha gelişmiş bir versiyonu olan FVAEs, izleyicilerin gülümseme ve kahkaha gibi onlarca yüz ifadesini algılayabiliyor. Daha sonra izleyiciler arasında çeşitli ilişkiler kurmayı başaran algoritma, değerlendirmede bulunulan filmin doğru yerde ve zamanda beklenen tepkileri alıp almadığını tespit ediyor. Örneğin, güldürerek izletmesi amacıyla yapılan ‘Inside Out (Tersyüz)’ filmini izlerken gerçekten de gülüyor musunuz, yoksa esneme halinde misiniz bunun tespitini yapabiliyor.

Disney araştırma ekibi 400 kişilik 4 adet infrared kamera ile donatılmış bir tiyatro salonunu kullanarak, “Orman Kitabı”, “Büyük Kahraman”, “Star Wars: The Force Awakens” ve “Zootopia” gibi sevilen 9 filmin 150 gösterimi esnasında izleyicilerin tepkilerini kayıt altına almış. Sonuç itibariyle nöral ağı besleyecek 3179 seyircinin 16 milyon yüz görüntüsünden oluşan bir veri seti elde edilmiş. FVAE’lerde olduğu gibi değişken oto-şifreleyici sistemler bu veri noktalarını, belirli özellikleri temsil eden bir dizi rakama otomatik olarak tercüme ederek çalışır. Bir yüzün ne kadar gülümsediği, gözlerin ne denli büyüdüğü, vb. faktörleri hesaba katar. Bu rakamlar daha sonra diğer veri parçacıklarıyla bağlanarak, seyircinin filme olan tepkisi ölçülmüş olur. Bu teknolojinin birçok dengeyi yeniden şekillendireceği öngörülüyor.