Diyanet İşleri 'teravih namazı' kararını açıkladı

Arşiv
Arşiv

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, "Yaptığımız istişareler neticesinde teravih namazını camilerde değil evlerimizde kılmanın uygun olduğuna karar verdik'' açıklamasında bulundu.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, koronavirüs önlemleri kapsamında bu sene de teravih namazlarını evde kılmanın uygun olduğuna karar verdiklerini duyurdu.

Ali Erbaş, "Yaptığımız istişareler neticesinde teravih namazını camilerde değil evlerimizde kılmanın uygun olduğuna karar verdik. Şayet bu süreçte salgının seyrine göre camilerimizde teravih namazı kılabilme imkanı olursa bunun da kararını alıp milletimizle paylaşırız" dedi.

  • Terâvih
  • Terâvih namazı, Kutsal Ramazan ayında her gece kılınan bir nafile namazdır. Erkekler ve kadınlar için sünnet-i müekkede kabul edilir ve yirmi rekat cemaatle kılınır. Tek başına da kılınabilir. Cemaat ile kılınması daha makbuldür. Her iki rekatta ara verme veya her dört rekatta ara verilerek kılınır.

Aşı orucu bozmaz

Erbaş, aşının orucu bozup bozmayacağına ilişkin şu şekilde açıklama yaptı:

''Din İşleri Yüksek Kurulumuzun da açıkladığı gibi gerektiğinde oruçluyken aşı olmakta bir sakınca yoktur ve bu durum orucu bozmaz"

  • Ramazan'da uygulanacak koronavirüs tedbirleri
  • Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine toplantısı sonrası alınan kararları açıklamıştı.
  • 81 ilde ramazan boyunca sokağa çıkma kısıtlaması olacağını söyledi.
  • Lokanta ve kafeler paket servis yapacak
  • "Bu mübarek ay boyunca, ülke genelinde hafta sonları sokağa çıkma sınırlaması uygulayacağız. Sadece ramazan boyunca Türkiye genelinde lokanta ve kafe gibi işletmelerin hizmetleri paket servisle sınırlandırılacaktır."
  • Etkinliklere izin verilmeyecek
  • Ramazan ayı boyunca ülke genelinde toplu iftar ve sahur gibi etkinliklere de müsaade edilmeyecek.
  • Orucu kasten bozmanın hükmü ne?

    Din İşleri Yüksek Kurulunun internet sitesinde yer alan bilgilere göre, orucu kasten, yani mazereti olmadığı halde bilerek bozmak, ramazanın hürmetine saygısızlık. Hz. Peygamber (s.a.s), orucunu bu şekilde bozanların kefaret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir.Oruç kefareti, iki kameri ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu kefaretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir.Orucu bozup sadece kazayı gerektiren durumlarYolculuk, hastalık gibi bir mazerete dayalı olarak bozulan orucun, sadece kazası gerekir. Ayrıca, abdest alırken boğaza su kaçması gibi kasıt olmaksızın yemek-içmek orucu bozup, sadece kazasını gerektirir. Kefaret ve adak oruçları ile nafile oruçların başlanıp bozulması durumunda kaza edilmeleri gereklidir.Ramazanda bir mazeret olmaksızın tutulmayan oruçlar, gününe gün kaza edilir. Ancak mazeretsiz olarak ramazan orucunu tutmamak büyük günahtır.Ağza giren yağmurun istemeyerek yutulması, suyun istemeyerek yutulması, kusulması orucu bozar ve bozulan orucun kaza edilmesini gerektirir.İmsak vaktinin girip girmediği konusunda şüphesi bulunan kimse yiyip içmeye devam ederken o esnada ikinci fecrin doğmuş olduğu ortaya çıksa, oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir. Aynı şekilde güneşin battığını zannederek iftar ederken güneşin henüz batmadığı anlaşılsa yine kaza gerekir.