Dolmabahçe'de ekonomi buluşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Ekonomist ve akademisyenlerle bir toplantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye dair umut veren açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yaz aylarında ülkemizin bambaşka bir ekonomik iklime girdiğine şahit olacağız" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde ekonomist ve akademisyenlerle sohbet toplantısı gerçekleştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantı öncesinde kısa bir konuşma yaptı. Yaz aylarını işaret eden Erdoğan, bambaşka bir ekonomik iklime girileceğini söyledi.

Ekonomi toplantısı


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Ekonomi politikasında tarihi bir değişim başlattık. Bu değişim yeni de başlamamıştır. Uzunca bir süredir devam etmektedir. Öncelikle klasik ekonomi anlayışının yüksek faizle enflasyonu kontrol altında tutma anlayışını bir kenara bıraktık. Bunun yerine yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkeyi büyütme temelli bir ekonomi politikasına yöneldik. Böylesine büyük bir değişim bu risklerin hepsini göze almaya değdiğine inanıyoruz.

"Kendi arkadaşlarımızdan da yüksek faizi savunanalar oldu"

Döviz kurundaki anormal dalgalanma bu risklerden biri olarak kapımıza dayanmıştır. Uzunca bir süre bu dalgalanmayı faizleri artırarak durdurma baskılarına maruz kaldığımızı hepimiz biliyoruz. Kendi arkadaşlarımız arasında da aynı yönde değerlendirmeler yapanlar olduğunu da itiraf etmek isterim.

Ekonomi buluşması

"Kendi programımızı uygulamakta ısrar ettik"

Tehditlere aldırış etmeden kendi programımızı uygulamakta ısrar ettik. Tedbir paketiyle birlikte kurun üzerindeki köpüğün bir günde ortadan kalktığını gördük. Bu neticenin ortaya çıkmasında paketin içeriği kadar ekonomi politikamızın başarısı ve kararlılığımızı göstermemiz de çok etkili olmuştur.


"Yaz aylarında bambaşka bir ekonomik iklime gireceğiz

İnşallah bundan sonra da aynı kararlılıkta yolumuza devam edeceğiz. Estirilmeye çalışılan fırtınaların, karabulutların aksine ekonomimizin istihdam ve üretim tarafında işler mükemmel denecek seviyede iyi gitmektedir. Bütçe tarafında da hiçbir sıkıntımız mevcut değildir. En çok tedirginliğe neden açan finans sistemini oturttuğumuzda, önümüzdeki yaz aylarında ülkemizin bambaşka bir ekonomik iklime girdiğine şahit olacağız."

IMF’e borcumuz olmadığı gibi herhangi bir kontağımız da yok

Bir konuyu vurgulamak istiyorum. Mayıs 2013 faiz 4.5’e kadar indirdiğimiz dönemdir. Enflasyon yine o dönemde 6.51. Arkadan patlayan ne oldu Taksim Gezi olayları patladı. Bizim bu manevramızı hazmedemeyen güçler bu adımı attılar. Bununla orada adeta duvara çarpma olayı oldu. Bir konu daha var. Göreve geldiğimizde IMF’e olan borç 23.5 milyar dolardı. Biz bu IMF’e olan borcumuzu yine Mayıs 2013’te son taksiti ödeyerek IMF ile olan işimizi bitirdik.

Ekonomi politikası

Şu anda IMF’e borcumuz olmadığı gibi IMF’le rastgele bir kontağımız da yok. Ana muhalefet ve yanındaki birileriyle otellerin arka kapılarında malum bazı çalışmaları IMF ile yaptılar. Ana muhalefetin sözcüsü eski hazineci midir nedir o da kulislerin içerisinde bizzat bulundu. Bunlar bize de zaman zaman IMF’i tavsiye edenlerdir. IMF ile bağlarımızı kopardıktan sonra kendileri IMF ile ana muhalefet, yavru muhalefet beraber banka veya otellerin arka kapılarında kulislerinde kendilerine göre çalışmalar yürüttüler.

Bugün artık Türkiye, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden turizme kadar her alanda ihtiyacı olan altyapıya sahiptir. Sizlere dağıttığımız bilgi notunda da görebileceğiniz gibi tüm veriler bu altyapının hazır olduğuna işaret ediyor. Bu güçlü altyapı üzerinde ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmaktır. Küresel ekonominin iplerini ellerinde tutan ülkeler 2008 finans krizinden beri ciddi bocalama içindedir. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin üst lige çıkmak için yaptıkları baskının etkisiyle bocalama daha da artmıştır. Gelişmiş ülkeler bir yandan kendi aralarında mücadele ederken bir yandan da gelişmekte olan ülkelerin pastadan aldıkları payın artışını önlemenin peşindedir.

Koronavirüs bu tablonun net görülmesini sağlamıştır. Finans krizini çözmek için başlatılan para arzı pek çok problemi da beraberinde getirmiştir. Bu tablo Türkiye için gelişmiş ülkeler sınıfına çıkma hedefini hayata geçirmesi açısından oldukça uygun zemininin varlığının ispatıdır.

Fiyat denetimi




"Fahiş fiyatlarda ısrar edenlerin üzerine gidilecektir"

Fırsatçılar bu dönemde de kendilerini belli etmiştir Kurdaki ve küresel Emtia fiyatlarındaki yükselişi bahane ederek maliyetlerindeki gerçek değişimle orantısız fahiş fiyat artışı yapanlar oldu. Tüm milletime sesleniyorum. Aynı şekilde tüm esnaflara sesleniyorum. Sanayicilere sesleniyorum. Günde birkaç defa fiyat artıranlarla stokçuların fahiş fiyatlarda ısrar edenlerin üzerine gideceklerdir. Vatandaşımızı huzursuz eden hiçbir hadiseye göz yumamayız. Bu makamda bulunmamızın gereği budur. Milletimiz bu makama boşu boşuna getirmedi. Benim haklarıma sahip çıkacaksın diye getirdi. Biz de onların haklarını korumak zorundayız. Ülkemizi yüksek faiz ve hormonlu kur artışı cenderesinden çıkardığımız gibi yüksek fiyat artışı bataklığından da uzak tutmakta kararlıyız.

Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >