'Eşim ve oğlumun birkaç kemiğini toprağa vereceğim'

​'Eşim ve oğlumun birkaç kemiğini toprağa vereceğim'
​'Eşim ve oğlumun birkaç kemiğini toprağa vereceğim'

Srebrenitsa soykırımının anılacağı törenlerde toprağa verilecek 71 kurban arasında Hazim ve babası Hasan da bulunuyor.

Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Sırp birlikler tarafından işgal edilerek 8 binden fazla Boşnağın öldürüldüğü soykırımın 22'nci yılında, Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenecek cenaze töreninde bu yıl 71 kurban toprağa verilecek.

Öldürüldüğünde 22 yaşında olan Hazim ve babası Hasan Mehmedovic bu kurbanlardan sadece ikisi.

Hazim'in annesi Hurija Mehmedovic, yıllardır yüreğini yakmaya devam eden acısını ve iki kızıyla 1995'te "güvenli bölge"ye nasıl ulaştığını AA muhabirine anlattı.


Sevdiklerinin en azından kemiklerini bulma umuduyla Bosna Hersek'ten hiç ayrılmadığını söyleyen Mehmedovic, "Srebrenitsa'da bir benzin istasyonu vardı, eşim ve oğlumu en son orda gördüm. 10 Temmuz günüydü. Erkeklerin orman yolundan kadınların ise başka yoldan devam edeceğini söylediler." dedi.


"Televizyonda oğlumun çorabını gördüm"

Mehmedovic, orman yolundan giden akrabalarından bazılarının sağ döndüğünü ifade ederek, "Eşimi ve oğlumu sağ gördüğünü söyleyenler oldu. Daha sonra oğlumun Kravica'da öldürüldüğünü öğrendim. Cesedi ise önce Glogov'a, sonra da kemiklerinin bulunduğu Zeleni Jadar'a taşınmış." diye konuştu.

Toplu mezarların açılmaya başlandığı 1996'da televizyondaki görüntülerde oğlunun çorap ve ayakkabısını gördüğünü dile getiren Mehmedovic, oğlu ve eşinin kimlik tespitinin ise 2007'de yapıldığını ancak toprağa verebilmek için daha çok kemik sayısına ulaşmayı beklediğini gözyaşlarıyla anlattı.

"Eşim ve oğlumun birkaç kemiğini toprağa vereceğim"

Aradan yıllar geçmesine rağmen sevdiklerinin tüm kemiklerine ulaşamadığını vurgulayan Mehmedovic, "Eşime ait iki kemik var, diz ve kalça kemikleri. Sadece bunları bulabildiler. Oğlumun ise sol tarafına ait kemikler bulundu. Eşim ve oğlumun birkaç kemiğini toprağa vereceğim." ifadelerini kullandı.

Anne Mehmedovic, eşi ve oğluna ait kemiklerin tamamlanması durumunda huzura kavuşabileceğinin altını çizerek, "Cesetlerini keşke tam oldukları 1996 ya da 1997'de bulabilseydim ama insan işte... Yaşadıklarını düşünüyordum. Canlı canlı veda etmiştik." dedi.