Gözümüzün önündeki teknoloji: Akıllı gözlüklere dair her şey!

Akıllı gözlükler, teknolojinin 'en şık' üyeleri arasında yer alıyor.

Günümüzde hemen her konuda olduğu gibi gözlükler konusunda da ciddi bir değişim ve gelişim ile karşı karşıyayız. Çok uzak sayılmayacak bir tarihte bilim kurgu filmlerinden aşina olduğumuz gözlüklerle karşılaşabiliriz…

İnsanoğlunun gözlüklerle ilk karşılaşması 1280 yılına dayanıyor. Armati ismindeki İtalyan fizikçi bugün birçok kişinin yanından ayıramadığı ilk gözlüğünü icat etti. Bu gözlük, cisimleri büyütmek yoluyla kolayca görülmelerini sağlayan bir çift dışbükey mercekten ibaretti. İlk gözlükler genelde insanların ellerinde yer aldı. İnsanlar, o gözlükleri bir büyüteç edasıyla kullanıyorlardı. Daha sonra ise yalnızca bir göze takılan, eski filmlerden aşina olduğumuz gözlüklerle karşılaştık.

Gözlüklere dair tüm bu çalışmaların ardından 1730 yılı başlarında Edward Scarlett sabit gözlük sapını icat etmeyi başardı. Bu sayede gözlük, icat edildikten tam 350 yıl sonra yüzün ortasında düşme riski olmadan tutturulabilen bir ürüne dönüştü. Gözlük sapları kafalara göre orantılanıp ayarlanabildiği için burnun üzerinde daha az ağırlık oluşturuyor ve düşmesi önlenebiliyordu.

Tarihte karşılaştığımız ilk gözlükçü dükkanı ise Francis Mc Allister tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nin Philadelphia eyaletinde 1783 yılında hizmete açıldı. Gözlükçü dükkanındaki gözlüklerin satış şekli ise oldukça enteresandı. Bir sepete doldurulmuş vaziyette bekleyen gözlükler müşteriler tarafından tek tek denenip yerine konabiliyordu. . Gözlükler değişen tasarımları ve renkleri ile günümüze kadar geldi. Kırılmayan, esneyebilen gözlükler, kemik gözlükler, çerçevesiz gözlükler derken, 2012 yılında Google tarafından ilk akıllı gözlük kullanıcılara sunuldu.

Google’ın bu gözlüğü piyasaya çıkarmasıyla birlikte kullanıcılar da bilim kurgu filmlerinde yer alan gözlükleri hayal etmeye başladı. Bu hayaller kurulurken akıllı gözlüklerin gelişimi o kadar da yüksek bir hızda gerçekleşmedi. Teknolojinin hızı göz önüne alındığında insanlar, yalnızca temel işlevi net ve anlaşılır bir görüntü sağlamak olan gözlüklerinde gelişmesini istemeye başladılar. Bu istek birçok firma tarafından geri çevrilmedi ve Google, Snapchat ve VSP gibi firmalar kendi gözlükleriyle piyasaya çıkmaya başladı.

VSP, küresel anlamda gözlük ve göze dair tüm bakım ürünlerinde tepe firmaların başında geliyor. VSP 2016 yılı başlarında Level ismindeki kendi gözlüklerini piyasaya sundu. Bu gözlüklerde jiroskop ve hız okuyucu gibi sensörler yer alıyordu. Bu akıllı gözlüğe sahip olanlar gözlükleri sayesinde adımlarını sayabiliyor, yaktığı kalorileri görebiliyor ve aktiviteleri takip edebiliyor.

Bu gözlüklerin dışında yakın bir zaman içerisinde çıkan Google'ın 2. akıllı gözlüğü birçok farklı özelliğe sahip. Google Glass 2 ismiyle piyasaya çıkan akıllı gözlük küçük ama oldukça güçlü bir donanıma sahip. Bunların dışında gözlüğün sesli komut alabilme özelliği de fark oluşturmayı başarıyor. Cihazın fotoğraf çekebilmesi de onu diğer gözlüklerden ayırıyor demek mümkün. GPS özelliği de barındıran gözlük otomobil başındaki kullanıcılar için de biçilmiş kaftan durumunda.

Akıllı gözlükler halen kusursuz bir yaygınlığa ulaşmış olmasa da yakın bir tarih içerisinde oldukça yaygın bir hale geleceğini öngörmek zor değil…