GZT'den ClubHouse'a özel 'Doğu Türkistan' yayını: "Bunun adı soykırım"

Uygur Türkleri, Çin konsolosluğu önündeki eylemlerini sürdürüyor
Uygur Türkleri, Çin konsolosluğu önündeki eylemlerini sürdürüyor

Doğu Türkistanlıların, Çin'in İstanbul ve Ankara konsoloslukları önünde düzenlediği eylemler ses getirdi. GZT Avrasya Editörü Nazgül Kenzhetay, Gazeteci Mustafa Bağ ile Doğu Türkistanlıları ve yaşanan hadiseleri konuştu. Bağ, Müslüman ülkelerin sessiz kalmasını eleştirdi, yapılan eylemlerin barışçıl olduğuna dikkati çekti. Çin'in sadece insanları katletmediğine ve kültürel soykırım da yaptığına değinen Bağ, ABD'nin soykırımı tanımasını ve Uygurların uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek için yapabileceklerini GZT'nin Clubhouse yayınında değerlendirdi.

İÇİNDEKİLER

Son günlerde Doğu Türkistanlıların İstanbul ve Ankara eylemleri gündeme oturmuşken, Gazeteci Mustafa Bağ konuya dair görüşlerini paylaştı.

GZT'nin Clubhouse yayınında Avrasya Editörü Nazgül Kenzhetay'a konuk olan Bağ, şu an olup bitenlere dair gündemi değerlendirdi.

BM mektubunu nasıl değerlendirmeliyiz?

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonuna üye 22 ülkenin Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik muamelesini eleştiren ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısında bulunan mektubuna değinen Mustafa Bağ, mektuba genel olarak Müslüman ülkelerin imza atmamasını eleştirdi.

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan ailelerinden haber alamayan Uygur Türkleri, Çin'in Ankara Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde insanlık onurunun ayaklar altına alındığını vurgulayan Uygur Türkleri, Çin zulmünün bir an önce bitmesini temenni ediyor.


Bağ, "Elbette halkları değil, yönetimleri eleştiriyoruz. Tepki vermediği için eleştirdiğimiz ülkeler Avrupa ve ABD kadar güçlü olmayabilir. Çin'in bu ülkeleri satın aldığını veya başka yöntemlerle kendi safına çektiğini söyleyebiliriz. Ancak yine de Doğu Türkistan ile aynı kültürü, dili paylaşan ve Müslüman olan ülkeler sesini çıkarabilirdi" dedi.

GZT Avrasya Editörü Nazgül Kenzhetay ise Çin'in yürüttüğü 'borç diplomasisine' dikkati çekti; Çin'in bu yolla özellikle Türki cumhuriyetlerini kontrol ettiğini ifade etti.

  • BM'de kaleme alınan 2019 tarihli mektuptan yaklaşık bir yıl sonra aralarında Müslüman ülkelerin de bulunduğu 46 hükümet Çin'in Doğu Türkistan politikasına destek açıklaması yapmıştı.

Türkiye'deki Doğu Türkistanlıların eylemlerine değinen deneyimli gazeteci, Çin'in Ankara ve İstanbul konsoloslukları önünde gerçekleştirilen protestoların "barışçıl olduğuna" dikkati çekti.

1884 yılında Doğu Türkistan Çin-Mançu imparatorluğu tarafından işgal edilince adı “Yeni Toprak' anlamına gelen “Şin Ciang 新疆/Xinjiang' olarak değiştirmiştir, yanı adı üstünde olduğu gibi, Doğu Türkistan gerçeği ona konan çakma adına yansımak zorunda kalmıştır. 1949'da Çin Komünistleri Doğu Türkistan'ı işgal ettikten sonra ise Doğu Türkistan adını “Şin Ciang Uygur Özerk Bölgesi' olarak değiştirmiştir.

ABD'nin 'soykırım' kararı nasıl yorumlanmalı?

Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerini dini inançları ve kültürleri nedeniyle 'mesleki eğitim merkezleri' adı altında faaliyet gösteren tartışmalı kamplarda gözaltında tuttuğuna ilişkin bir belge basına sızdı.


Bağ, Trump yönetiminin görevi devretmeden önce Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine ve Müslüman azınlıklara karşı soykırım suçu işlediğini kabul etmesini de GZT dinleyicilerine yorumladı. Bağ, ABD'nin bu davranışını niyet okuyarak değerlendirmenin faydalı olmadığını dile getirdi:

ABD'nin çıkarı olduğu için bu kararı aldığını söylüyoruz. Ama en nihayetinde ABD tarihe 'Çin'in Uygur soykırımını kabul eden' ülke olarak tarihe geçti.

Uygurlar şimdi ne yapmalı?

Gazeteci Bağ, Uygurların başta Müslümanlar olmak üzere dünya kamuoyuna Doğu Türkistan'da yaşananları anlatması gerektiğinin altını çizdi.

Bölgeden bilgi akışının çok zayıf olduğuna değinen Bağ, Pakistan Başbakanı İmran Han'ın açıklamalarına değindi:

Pakistan Başbakanı İmran Han ile röportaj yapılırken "Orada yaşananları biliyor musunuz?" diye sordular. Han, "Bilmiyorum araştırmam lazım" cevabını verdi.

Orada soykırım var, burası senin ülkenle sınır. "Ben öyle bir şey görmedim, sanmıyorum" diyor. Bunları duyduktan sonra insan kahroluyor açıkçası. Tamam devlet politikası olabilir; Çin ile irtibatınız olsun, iyi olsun. Buna kimse bir şey demiyor. Ama bunların iyi olması Uygurlar konusunda sizin ses çıkarmanıza engel değil. Hatta bunu yaparak Çin'e karşı elinizi de güçlendirmiş olursunuz.

Çin'in Uygur Türklerine yönelik asimilasyon politikaları devam ediyor. Uluslararası toplumdan gelen baskılar sonucunda Doğu Türkistan hakkında açıklama yapan Çin yetkilileri, kamplardaki insanlara işkence edilmediğini, yalnızca eğitim ve istihdam olanağı sağlandığını iddia ediyor. Peki gerçekten öyle mi? Uygur Türklerinin tarihini, Doğu Türkistan'a nasıl geldiklerini ve kamplarda neler yaşandığını anlattık.

Doğu Türkistan'da 'kültürel soykırım' da var

Doğu Türkistanlıların sadece öldürülmediğine veya tecavüze uğramadığına değinen Mustafa Bağ, orada yaşanan kültürel soykırıma da dikkati çekti.

Bağ, bölgede 8 bin 500 caminin yıkıldığını ve 16 bin 500 caminin cami olmaktan çıkarıldığını; bar, disko, AVM ve hatta umumi tuvalete çevrildiğini ifade etti.

  • Bağ, mezarları ve evleri yıkılan Doğu Türkistanlıların ev eşyalarının bile Çin hükümeti tarafından kasten değiştirildiğini; böylelikle Uygurların yerde yemek gibi adetlerinin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını söyledi.