Hong Kong teslim mi oluyor: Ulusal Güvenlik Yasası kabul edildi

Pekin Yönetimi, Hong Kong'u kontrol altına almayı hedefleyen Ulusal Güvenlik Yasası'nı kabul etti
Pekin Yönetimi, Hong Kong'u kontrol altına almayı hedefleyen Ulusal Güvenlik Yasası'nı kabul etti

Çin Yönetimi, büyük tartışmalara yol açan "Ulusal Güvenlik Yasası"nı onayladı. Yasayla Komünist Parti'nin Hong Kong Özerk İdari Bölgesi'nin iç işlerine biraz daha karışması bekleniyor.


1997 yılında İngiliz sömürgeliği sona ermiş, özerk statü kazanmış ve uzun yıllardır Londra ile küresel finansın başkentlerinden olan Hong Kong'da 23 senedir neler yaşanıyor, 2019'dan beri yaşanan şiddetli gösterilerin arka planı ne, Çin'de kabul edilen Ulusal Güvenlik Yasası ne anlam ifade ediyor, yazının geri kalanında bu soruların cevapları aranacak.

Çin Halk Cumhuriyeti, Hong Kong Özerk İdare Bölgesi'nde "direkt olarak" uygulamaya geçirilebilecek Ulusal Güvenlik Yasası'nı kabul etti.

Ulusal Halk Kongresi ve Halk Siyasi Danışma Konferansı yaklaşık 5 bin delegenin katılımıyla ülkenin başkenti Pekin'de gerçekleştirildi. Bir süredir gündemde olan ve muhalifler tarafından eleştirilen Ulusal Güvenlik Yasası, yıllık toplantıların kapanış oturumunda 2 bin 878 oyla kabul edildi.

Çin'de yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik Yasası'nın onaylanması bekleniyordu
Çin'de yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik Yasası'nın onaylanması bekleniyordu

Yasaya neden muhalefet ediliyor?

Verilen tepkilere rağmen kabul edilen yasanın geçtiğimiz yıl Hong Kong'da düzenlenen protestoları ortadan kaldırmayı hedeflediği ifade ediliyor. Çin ana karasında muhalifleri susturmak için sıklıkla başvurulan "hükümeti devirme, bölücülük, yabancı müdahalesi, terör" gibi suçlamalar bu yasanın da kapsamına giriyor ve direkt olarak Hong Kong'u hedefliyor.

Ulusal Güvenlik Yasası 2 bin 878 delegenin oyuyla kabul edildi
Ulusal Güvenlik Yasası 2 bin 878 delegenin oyuyla kabul edildi

Pekin'in güvenlik güçlerinin Hong Kong'da iş görmesine imkan sağlayan yasa, bu anlamda, "Hong Kong'un ölüm fermanı" olarak nitelendiriliyor.

  • Uzmanlar, yasanın amacının Hong Kong'daki gösterilerin sona erdirmek olduğunu söylüyor fakat 2003'te yaşananlara bakacak olursak, yasa şehirdeki kaosu daha da arttırabilir.

2003 Ulusal Güvenlik Reformu

Daha önce İngiliz sömürgesi olan Hong Kong 1997 yılında Çin'e iade edildi ancak şehrin "global ve sermaye odaklı" yapısını korumak amacıyla özel bir statü yürürlüğe girdi. "Bir ülke, iki sistem" adı verilen bu statüyle Hong Kong özerk hale getirildi. Bu yeni sistemle Hong Kong yargısı bağımsız kaldı, Batılı yaşam tarzına dokunulmadı.

1997 yılında Hong Kong'un özerk statüsünün korunması şartıyla şehir Britanya'dan Çin'e devredildi
1997 yılında Hong Kong'un özerk statüsünün korunması şartıyla şehir Britanya'dan Çin'e devredildi

Yapılan anlaşmaya göre Hong Kong'un özerklik süresi 50 yıl olarak belirlendi. Ancak 2047'ye kadar beklemek istemeyen Çin yönetimi sık sık Hong Kong'u biraz daha kontrolü altına almak için çalışıyor.

Şubat 2003'te Hong Kong Yönetimi, Yüksek Yasama Meclisine Ulusal Güvenlik Paketini sundu. Paket, Çin'e ihanet, Çin ana karasından ayrılma, huzursuzluk çıkarma, bölücülük, devlet sırlarının ifşa edilmesi gibi faaliyetleri yasaklıyordu.

Bu yasa Çin kontrolünü arttıracağı endişesiyle Hong Kong'da 1 Temmuz 2003'te eşi benzeri görülmemiş bir kalabalık toplandı ve tasarıyı şiddetle protesto etti. Liberal Parti Başkanı James Tien Yasama Meclisinden istifa etti. Böylelikle yasanın Meclisten gerekli desteği sağlayamayacağı anlaşıldı ve teklif geri çekildi.

1 Temmuz 2003, Hong Kong
1 Temmuz 2003, Hong Kong

2019'dan bu yana Hong Kong'da neler oluyor?

2019 yılına geldiğimizde Hong Kong Yönetimi 3 Nisan'da bu sefer "şüphelilerin Çin'e iade edilmesini" öngören bir yasa tasarısı sundu. Hong Kong Özerk İdare Bölgesi'nin Çin Komünist Partisi kontrolüne girmesini istemeyen Hong Konglular çok şiddetli protestolar başlattı.

Hong Kong geleneksel yılbaşı havai fişek gösterilerini, ülkede 6 aydır süren protestoların yol açtığı güvenlik endişesiyle iptal
etti. Haziran ayında meclise sunulan 'şüphelilerin Çin'e iadesi yasa tasarısı'na karşı başlayan hükümet karşıtı protestolar tasarının 23 Ekim'de resmen geri çekilmesine rağmen, 'demokratik reform' talebiyle devam ediyor. Demokrasi yanlısı göstericiler insan zincirleri oluşturdu, sokakları kapattı ve Yılbaşı gecesi alışveriş merkezlerinde protestolar düzenleyerek, insanları 2020'de de demokrasi mücadelesinden vazgeçmemeye çağırdı.

Aylarca süren şiddetli gösteriler sonucu Hong Kong Özel İdare Bölgesi Yönetimi şüphelilerin Çin ana karası, Çin'in Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan'a iadesini kolaylaştıran yasa tasarısını resmen geri çekmek zorunda kaldı.

Dünya aylarca Hong Kong'da polis ve göstericilerin çatışmasına tanık oldu. Gözaltına alınmak istemeyen göstericiler yüzlerinin güvenlik kameralarında tespit edilememesi için çeşitli yollara başvurdu
Dünya aylarca Hong Kong'da polis ve göstericilerin çatışmasına tanık oldu. Gözaltına alınmak istemeyen göstericiler yüzlerinin güvenlik kameralarında tespit edilememesi için çeşitli yollara başvurdu

Hong Kong neden önemli?

Hong Kong'un küresel finans merkezi olması, bölge ekonomisine gelecek bir darbenin dünyanın geri kalanında yaratacağı olumsuz etkileri kaçınılmaz kılıyor. Yani, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri Hong Kong'a destek vererek yalnızca Batılı demokrasi anlayışını değil, aynı zamanda küresel bir finans krizinin önüne geçmek için Hong Kong'u Çin'e karşı savunuyor.

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde 'yasağa rağmen' 16. haftasında devam eden protestolara polis müdahale etti. Polis ve askerler molotofkokteyli ve kaldırım taşları atan kalabalığa, zırhlı araç ve göz yaşartıcı gazla müdahale ederken ortaya savaş filmlerini andıran görüntüler çıktı.

Hong Kong'da demokrasi yanlısı, hükümet karşıtı protesto gösterileri beş aydan uzun süredir devam ediyor. Göstericiler ile polis arasında şiddetin giderek tırmandığı protestolar barışçıl toplu yürüyüşlerle başladı ve Hong Kong'un yakın tarihinin en büyük siyasi krizine dönüştü. Olaylar yalnızca bu coğrafyayla sınırlı kalmadı, etkileri şirketler, siyasetçiler ve ünlü isimler aracılığıyla tüm dünyada hissedilmeye başladı. Polis zaman zaman gösterileri kontrol altına almakta zorlanıyor. Bu durum küresel ekonominin önde gelenlerinden olan Hong Kong'un geleceğini belirsizleştiriyor. Çok Net'te bu hafta yaşanan şiddet olaylarının nedenini araştırdık.