Koronavirüse karşı bağışıklığı güçlü tutmanın 3 altın kuralı

Arşiv
Arşiv

Şu anda korona virüse özgü bir tedavi olmadığını belirten Prof. Dr. Ünüsan, her virüs tedavisinde olduğu gibi bağışıklık sistemini güçlü tutmak, yani yeterli kaliteli uyku, dengeli beslenme ile fiziksel aktivitenin önemli olduğunu, ellerin su ve sabun kullanarak yıkanması gerektiğini vurguladı.

Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, korona virüsün bulaşma yollarını anlatarak, “Korona virüs gibi solunum yolları hastalıkları, damlacık saçılması ile yayılır. Yani hasta bir insan öksürdüğünde ya da hapşırdığında etrafında bulunan kişiler, koronavirüse maruz kalır. Bir başka bulaşma yolu ise damlacık ile kirlenen bir objeyi kullanma sonucunda oluşur” dedi.

Ülke genelinde tedbirlerin erken alındığının altını çizen Ünüsan, “Ülke olarak tedbirlerin erken alınmasında; gerekli önlemleri vaktinde alarak, etkili uygulayan ve bilim kurulu oluşturup danışmanlık konusunu öne çıkaran Sağlık Bakanlığının payı çok büyük. Biz de KTO Karatay Üniversitesi olarak, virüsün dağılmasını önlemek için hijyen ve sanitasyona yönelik en üst düzey önlemler aldık ve bu konuda sürekliliği sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın 3 yolu

Hasta kişilerle yakın temas halinde olan aile bireyleri ve sağlık görevlilerinin koronavirüs risk grubunda yer aldığını belirten Ünüsan, “Şu anda koronavirüse özgü bir tedavi yok. Her virüs tedavisinde olduğu gibi bağışıklık sistemini güçlü tutmak yani yeterli kaliteli uyku, dengeli beslenme ile fiziksel aktivite önemli. Korona virüsün yayılmasını azaltmada veya enfeksiyondan korunmada ellerin su ve sabun kullanılarak yıkanması gerekiyor. Çünkü zarflı virüsler sabun ile yıkanmaya, alkol ile dezenfekte edilmeye dayanıklı değillerdir” ifadelerini kullandı.

Meyve, sebze ve salata tüketin

Beslenme konusuna da dikkat çeken Ünüsan, “Çiğ olarak tüketilecek besinlerin akan suda çok iyi yıkanması gerekmektedir. Mevsiminde ve doğal, sebze ve meyveyi günde 2-5 porsiyon kadar tüketmek oldukça önemli. Yapılarında bol miktarda antioksidan olarak A ve C vitaminleri içermelerinden dolayı bağışıklık sistemimizi destekleyecektir. Çeşitli sebzelerle hazırladığımız salatalarımıza zeytinyağının eklenmesi hem yağda eriyen vitaminlerin emilimini artıracak hem de yapılarında bulunan antioksidan bileşiklerle bağışıklık sistemine olumlu katkı sağlayacaktır. Salatalara sirke eklenmesini ve kırmızı pancar tüketimini de özellikle öneriyoruz. Zerdeçal, üzüm çekirdeği ile de salatalarımızın içeriğini zenginleştirerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Kuru baklagiller posadan zengindir, demir ve çinko içeriğiyle de bağışıklık sistemimizi destekleyecektir” diyerek meyve, sebze ve salata tüketiminin önemini vurguladı.

Günde en az 2 litre su

Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, “Yetişkinler için günde en az 2 litre su içmek önemli. Hayvansal ürünlerden özellikle deniz ürünleri Omega 3, iyot ve selenyum yönünden zengin olduğu için bağışıklık sistemimizi destekleyecektir. Yumurta sağlığımız için önemli bir protein kaynağı olduğundan günlük beslenmemizde tüketmemiz gerekmektedir ve tüketilmeden önce çok iyi pişirilmelidir. Yoğurt gibi probiyotik ürünlerin yanı sıra soğan ve sarımsağı diyetimizde bulundurmalıyız. Mümkün olduğunca şekerli besinleri diyetimizden çıkartmalıyız” ifadelerini kullandı.

Bağışıklık sistemini olumsuz etkileyecek ortamlardan uzak durun

Prof. Dr. Ünüsan, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen stresli ortamlardan, sigara kullanımından da uzak durulması gerektiğini kaydetti.