20.356 Takipçi

Politikadan dosya habere, yerel haberden özel çalışmalara kadar haberin sosyal medyasındasınız. Bazen 'ciddi mesele' bazen bir dakikalık videolarla gündeme dair önemli detaylarla buradayız.

Koronavirüse yakalanan genç doktor, akciğer tomografisini paylaşarak uyardı

Koronavirüse yakalanan Fatih Cırıl, 7-8 kilo verdi
Koronavirüse yakalanan Fatih Cırıl, 7-8 kilo verdi

Koronavirüse yakalanan ve hastalığı yenen 28 yaşındaki Dr. Muhammed Fatih Cırıl, normalleşme döneminde artan vakalara dikkat çekerek uyarıda bulundu. Sigara dahi kullanmayan genç doktor, hastalık nedeniyle 7-8 kilo verdiğini söyledi. Tomografi görüntüsünü paylaşan doktor, "Nasılsa genciz atlatırız demeyelim" dedi.

İçindekiler

İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servis Kliniği'nin 28 yaşındaki genç doktorlarından Muhammed Fatih Cırıl, 1,5 ay önce koronavirüse yakalandı. Sigara dahi kullanmayan, hiçbir kronik hastalığı olmayan genç doktor, hastalık yüzünden 10 günde 7-8 kilo verdi, yoğun bakımın eşiğinden döndü. Sosyal medya hesabından "Nasılsa genciz, ayaktan atlatırız demeyelim" mesajı ile akciğer tomografi görüntüsünü paylaşan Dr. Cırıl, "Bu işin şakası yok, nefes alamadıkça ölümü düşünüyorsunuz. Dışarı çıkmak zorunda olmayanlar evde kalsın, çıkanlar da maskesini mutlaka taksın" dedi.

"Akciğerimi görünce moralim bozuldu"

Nisan ayında halsizlik ve yüksek ateş şikayetleri başlayınca çalıştığı hastanede PCR sürüntüsü alındığını ve kan testleri yapıldığını belirten Dr. Cırıl, "Halsizlik, kırgınlık, ateş ve iştahsızlık başladı. Şüphelendim ve hemen kendimi izole ettim. Kan ve PCR testlerim yapıldı. Sürüntü sonucum iki gün sonra çıktı. Sonuç pozitifti. Zaten kendimi izole etmiştim, şüphelendiğimiz an tedaviye başlanmıştı. Ancak yaklaşık 5-6 gün içinde durumum hızla kötüleşti. Neredeyse hiçbir şey yiyemedim, sadece sıvı gıdalarla beslenmeye başladım. Bulantı, kusma, ishal başladı. Hem beslenme zorluğum hem ishalin artması üzerine tansiyonum düştü, taşikardi gelişti. Hayatımda ilk defa bayılma atağı geçirdim. Üstelik iki kez. 10 gün içinde şiddetli öksürük başladı. Akciğer tomografim çekildi. Tomografi görüntüleri moralimi çok bozdu çünkü iyi görünmüyordu ve gittikçe ilerleyecek mi, yoğun bakım gerekecek mi endişeleri yaşadım. İkinci bir ilaç tedavisine geçildi ve onunla birlikte düzelmeye başladım. En azından yemek yiyebiliyordum. Nefes darlığım azalmaya başladı. 14 ve 21. günlerde iki kez test alındı. Onlar da negatif çıktı. Gittikçe toparladım" dedi.

"Ölümü düşündüğüm zamanlar oldu"

  • Tedavisinin üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen hala ara ara nefes darlığı ve öksürükleri olduğuna işaret eden genç hekim, duygularını şöyle ifade etti: "Hala ateşim biraz yükselse 'yine mi' endişesi yaşıyorum. Korkmuyor değilim. Ama ilk başta hepimiz, genciz sonuçta, ne olacak, ayakta atlatırız diye düşünüyorduk. Ama yataklara düştüm, yemek yiyemedim, on günde 7-8 kilo verdim. Hayatımda ilk defa bayılma atağı geçirdim. Hastalığın gerçekten ne kadar ciddi olduğunu o zaman anladım belki de. Grip bile geçirmeyen, neredeyse hiç ilaç kullanmayan biriydim. Daha önce hastaneye yatış öyküm yok, alkol sigara gibi alışkanlıklarım yok. İnsan nefes almakta zorlanıyor, gece boyu terlemekten uyuyamıyorsunuz. İlk günler ölümü bile düşündüğüm oldu. Mesela benim babam vefat etti, annemle kardeşim var sadece, 'onlar ne olacak' diye düşündüm o hasta yatağında."

 Muhammed Fatih Cırıl
Muhammed Fatih Cırıl

"Bir yanlış bütün doğruları götürüyor"

"Bu hastalık 14 gün dinlenirim geçer gibi bir durum değil" diyen Dr. Fatih Cırıl, sözlerini şöyle noktaladı:

"İşe gitmek zorunda olan, toplu taşımayı kullanmak zorunda kalanlara bir şey diyemeyiz elbette. Maskelerini mutlaka takarak, mesafeye dikkat ederek kendilerini ve çevresindekileri korumaya dikkat etmeliler. Ama evde kalabilme imkanı olduğu halde sırf çok sıkıldım, sosyalleşeyim, dışarı çıkayım, piknik yapayım diye hareket edenler, bu işin ciddiyetinin farkında değil. 2,5 ay yasaklarla evde kalıp şimdi yasaklar kalktı diye dışarı çıkan biri mesela bir restorana gitse ve virüs bulaşsa; o 2,5 ayın hiçbir anlamı kalmayacak. Sadece bir kere dışarı çıkmakla hasta olmuş olacak. Belki de hayatını mahvetmiş olacak. Üç yanlış bir doğruyu götürmüyor bu işte. Tek yanlış tüm doğruları götürüyor. O nedenle evde kalma imkanı olan herkes mümkünse evde kalmaya devam etmeli ve çıkacaksa da maske mesafe hijyen kuralına sıkı uymalı."