Küresel iklim sorununa, yerel yönetimler ve bağımsız aktörlerden işbirliği

Küresel iklim değişikliği
Küresel iklim değişikliği

Küresel ısınma sorununa kalıcı çözüm getirmek isteyen aktörler, bu bağlamda yerel yönetimlerle bir araya geliyor. Yale Üniversitesi'nin de dahil olduğu çalışmada öncelik, Donald Trump'a rağmen iklim eylemi konusunda daha fazla rol üstlenebilmek.

Küresel ısınma ve takip eden süreçte oluşan iklim değişiklikleri, sosyal hayatı önemli yönde etkiliyor. Bunun farkında olan birçok aktör, yerel yönetimlerle bir araya gelerek ortaya kalıcı çözümler çıkarmaya çalışıyor.

Bu kapsamda; ABD'de bulunan Yale Üniversitesi, şehirler, bölgesel yönetimler ve iş dünyasının, yani kamu dışı tüm aktörlerin iklim değişikliğiyle mücadelede vermiş oldukları somut taahhütleri ortaya koyan bir çalışma yayınladı.

Çalışma'da yer alan taahhütler, iklim eylemi konusunda yerel aktörlerin giderek daha fazla rol üstlendiğini ve ABD Başkanı Donald Trump’a rağmen, iklim eyleminin yerel yönetimler ve şirketler düzeyinde giderek önem kazandığını ve arttığını gözler önüne seriyor.

Yine aynı raporda yer alan bilgilere göre; şehirler, bölgesel yönetimler ve iş dünyasının küresel ısınma ile mücadele adına attığı somut adımlar, Paris İklim Anlaşması hedeflerine yaklaşmamız da çok önemli bir görev üstleniyor.

Yale Üniversitesi, New Climate Institute, PBL Hollanda Çevre Değerlendirme Ajansı ve CDP tarafından yayınlanan raporun ismi, “Şehirler, bölgeler ve iş dünyasından küresel iklim eylemi: Bireysel aktörler, ortak girişimler ve küresel sera gazı emisyonlarına etkileri” olarak geçiyor.

Raporda yer alan diğer bilgiler şu şekilde sıralanmış durumda:

Küresel iklim değişikliği
Küresel iklim değişikliği

Şehirler, bölgesel yönetimler ve şirketler 2030 yılına kadar küresel sera gazı emisyonlarını 2.2 Gt azaltabilecek güce sahip durumdalar. Hükumetler devreye girmediği sürece, bu eylemler tek başlarına küresel ısınmayı 2°C derecenin altında tutmak ve 1.5°C dereceyle sınırlandırmak konusunda yeterli durmuyor.

Rapor, CO2 emisyonu yüksek olan 9 ülke ve Avrupa Birliği’ne odaklanıyor. Bu ülkeler; ABD, Brezilya, Çin, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan, Japonya, Meksika ve Rusya’yı kapsıyor.

Yale – NUS Collage Öğretim Görevlisi Yardımcı Doçent ve Data-Driven Yale Direktörü Angel Hsu'nun da konuyla ilgili bir açıklaması bulunuyor:

Angel Hsu
Angel Hsu

“Bu taahhütlerin iklim değişikliğinin önlenmesine çok net bir katkısı var, ancak buradaki kritik nokta bu sözlerin yerine getirilmesinden emin olmak.”

Hsu, Paris iklim hedeflerinin yerine getirilebilmesi için daha hızlı ve daha iddialı eylemlere ihtiyaç olduğunu ve bunların acil olarak uygulanması için gerekli finansman, politikalar ve destek mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtiyor.

New Climate Institute’den Prof. Dr. Niklas Höhne ise, “Elde ettiğimiz sonuçlar şehirler, bölgeler ve iş dünyasının iklim eylemi taahhütlerinin Paris Anlaşması hedeflerinin gerçekleştirilmesi yönünde önemli bir adım olduğunu ortaya koyuyor” açıklamasında bulunuyor.

Niklas Höhne
Niklas Höhne

Raporda yer alan bir diğer bilgi şu şekilde: Under2 Koalisyonu ve Küresel Belediye Başkanları Sözleşmesi gibi uluslararası ortak girişimlere katılım arttığı takdirde, 2030 yılında yalnızca ulusal politikalar sonucunda elde edilebilecek küresel sera gazı emisyonu üzerinden yaklaşık üçte bir oranında (yılda 15-23 Gt CO2) azaltım gerçekleştirilecek.

Raporun temel bulguları

Küresel iklim değişikliği
Küresel iklim değişikliği

Yaklaşık 6 bin şehir ve bölge ile 2 binin üzerinde şirketin bireysel taahhütlerinin tamamının gerçekleştirildiği takdirde, halihazırdaki ulusal politikalarla ortaya çıkacak küresel sera gazı emisyonları üzerinden 2030 yılına kadar yılda 1,5 ile 2.2 Gt CO2’ye kadar azaltım gerçekleştirilebilecek.

Aktörlerin verdikleri taahhütlerin tamamı gerçekleşirse, 2030 yılına kadar Türkiye’nin 2016 emisyonunun 4 katından daha fazla emisyon azaltımı gerçekleşmiş olacak.

Donald Trump
Donald Trump

Donald Trump’ın Paris Anlaşması’ndan çekilme kararına rağmen, ABD’de şehirler, eyaletler ve şirketlerin verdiği taahhütler, ABD’nin Paris Anlaşması için ihtiyaç duyduğu azaltımın en az % 50’sini karşılıyor.

Türkiye’nin içinde bulunduğu Avrupa’da verilen taahhütler ise, 2030 yılına kadar, yaklaşık Türkiye’nin 2016 emisyonu kadar bir azaltımı işaret ediyor. Yani Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa’daki şehir, bölge ve şirket taahhütleriyle yılda 230 ile 445 Mt CO2’ye kadar sera gazı emisyon azaltımı gerçekleştirilebilecek.

Rapor, gelecek ay San Fransisko’da düzenlenecek Küresel İklim Eylemi Zirvesi’nde detaylı olarak katılımcılarla paylaşılacak.

KAYNAK / DÜNYA GAZETESİ - DİDEM ERYAR ÜNLÜ