Özal, Musul'a girecekti ama ordu engelledi

ANAP'ın eski Sakarya Milletvekili Koçak, Özal'ın Körfez Savaşı sırasında Musul'a girmeyi istediğini belirterek "Özal çıkmamak üzere girmek istedi Musul'a, Kenan Evren ve NATO'cu askeri grup buna karşı çıkarak engelledi. Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay da Özal'ın Musul'a girme kararlığını görünce istifa etti." dedi.

1992'de Ankara Kent Otel'inde Özal'ın direktifiyle yapılan ve Irak'taki aşiretlerin katıldığı toplantının aktörlerinden olan ANAP eski Sakarya Milletvekili Yalçın Koçak, Özal'ın Musul meselesiyle yakından ilgilendiğini ve Körfez Savaşı sırasında Musul'a girmeyi istediğini belirterek şunları söyledi: "Özal çıkmamak üzere girmek istedi Musul'a. 1990'da Köşk'te zirve yapıldı. Kemal Yamak Paşa ve ekibi Özal'ın bu fikrine destek çıktılar. Ancak Kenan Evren ve NATO'cu askeri grup karşı çıkarak engelledi. Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay da Özal'ın Musul'a girme kararlığını görünce istifa etti. 1998'te Evren verdiği bir mülakatta Musul'a girmek isteyen Özal'ı kendisinin durdurduğunu söylemişti." şeklinde konuştu.

"Alparslan Türkeş dışında bütün siyasi liderler Musul konusunda Özal'ın karşısında durdu"

Musul'un alınmasını isteyen bir mektup gönderen Alparslan Türkeş dışında bütün siyasi liderlerin Özal'ın karşısında olduğunu belirten Koçak, Demirel'in de bunların başında geldiğini söyledi. Koçak o döneme ilişkin bir bilgiyi de ilk kez paylaştı: "Demirel'in sağ kolu olan Necmettin Cevheri, Özal'a geldi. Demirel'in 'Özal Musul'a mehter marşıyla girerse bir daha onu iktidardan indiremeyiz' dediğini ve bu yüzden destek vermediğini söyledi. Musul milli bir meseledir ama o dönem iç politika malzemesi yapıldı. Musul, Türk siyasetçilerine bırakılmayacak kadar önemlidir. Biz orada çimento idik, maalesef çözüldük"

"Musul Atatürk'ün vasiyeti"

Koçak, Musul'un Atatürk'ün vasiyeti olduğunu belirterek "Atatürk, Amerikalı general Mac Artruhur'a 1937 yılında aynen şunları söylüyor: Allah nasip eder ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adalar'ı geri alacağım. Selanik'te dahil Batı Trakya'yı hudutlarına katacağım. İşte bu Atatürk'ün vasiyetidir. Bu vasiyeti İnönü de biliyordu. Hatta bunu Bülent Ecevit'e de söylemişti" dedi.

Erdoğan sahaya indi

Özal'dan sonra bu meseleyi dillendiren ve kararlılıkla Misak-ı Milli vurgusu yapan diğer isim ise Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Erdoğan' "Eğer Misak-ı Milli'yi kavrarsak, anlarsak Suriye'deki sorumluluğumuzun, Irak'taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Eğer bugün 'Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, onun için hem masada hem de arazide olacağız' diyorsak sebebi var" diyerek devlet aklını yeniden tedavüle soktu.

Kaynak: Sabah











Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >