'Sarıçiçek' gök taşının gizemi çözüldü

Gizemli Sarı Çiçek üzerinde uzun süre araştırmalar ve denetimler gerçekleştirildi.

Bingöl'deki Sarıçiçek Köyü'ne 2015'te düşen ve ‘Sarıçiçek’ adı verilen gök taşının, Mars ve Jüpiter arasındaki bir asteroidden 22 milyon yıl önce koptuğu belirlendi.

Bingöl'deki Sarıçiçek Köyü'ne 2015 yılında düşen ve ‘Sarıçiçek’ adı verilen gök taşının, Mars ve Jüpiter arasındaki bir asteroidden 22 milyon yıl önce koptuğunun bilimsel olarak ortaya konduğu bildirildi.

Ege Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan ve NASA'dan bilim insanlarının bulunduğu 79 kişilik ekip, Sarıçiçek gök taşının oluşumundan Türkiye'ye ulaşmasına kadar olan süreci araştırarak bilimsel makale haline getirdi.

Makalenin başyazarlığını yapan Ünsalan, nadir görülen bu gök taşının Mars ve Jüpiter arasındaki 4 Vesta asteroidinin güneyindeki kraterden 22 milyon yıl önce koptuğunu tespit ettiklerini, bu durumun ilk kez bilimsel olarak kanıtlandığını bildirdi.

Sarı çiçeğin Mars ve Jüpiter arasındaki bir asteroidden 22 milyon yıl önce koptuğu ifade ediliyor.nn
Sarı çiçeğin Mars ve Jüpiter arasındaki bir asteroidden 22 milyon yıl önce koptuğu ifade ediliyor.nn

9 yıldır çalışılıyor

Gök taşlarının yaşı, yapısal özellikleri ve geldiği noktaya dair yaklaşık 9 yıldır meteoritler ve asteroit madenciliği üzerine çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ünsalan, şunları kaydetti:

  • "NASA- SETI Enstitüsünden Dr. Peter Jenniskens ve bir öğrencimle köydeki çalışmalarımızda 343 gök taşı örneği topladık. Bu örnekleri makalede görevli bilim insanlarına ulaştırdık. Uzmanlık alanlarına göre bilim insanları gök taşı üzerinde incelemelerde bulundu. Ortaya çok önemli sonuçlar çıktı. NASA'nın DAWN görevi kapsamında elde ettiği verilerden de yararlanarak nadir görülen bu gök taşının, Mars ve Jüpiter arasındaki 4 Vesta asteroidinin güneyindeki Rheasilvia çarpma tabanında bulunan Antonia kraterinden 22 milyon yıl önce koptuğunu tespit ettik. Bu durumu ilk kez bilimsel olarak kanıtlamış olduk."